MUŞSPOR’DA ŞEFFAFLIK DÖNEMİ: RAKAMLAR KONUŞUYOR, İFTİRALAR SUSUYOR

Muşspor, yalnızca bir futbol kulübü değil, şehrimizin kalbinin attığı, ortak paydamız ve Türkiye’deki marka değerimizdir. Dün Muşspor Kulüp Başkanı Fatih Cengiz’in düzenlediği basın toplantısı, hem kulübün mali yapısını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi hem de sporda "Şeffaflık" kavramının nasıl hayata geçirilmesi gerektiğini ders niteliğinde gösterdi.

Başkan Cengiz’in paylaştığı 2025-2026 sezonu mali tablosu, aslında sadece bir muhasebe dökümü değil; bir aidiyetin ve fedakarlığın belgesidir. 73 milyon 455 bin TL toplam gelire karşılık, 266 milyon 808 bin TL gibi devasa bir giderin gerçekleştiği bir sezondan bahsediyoruz. Aradaki 193 milyon 353 bin TL'lik fark, başkanın ve yönetimdeki arkadaşlarının şahsi imkanlarıyla kapatılmıştır.

"Maç satılıyor", "Kulüp iyi yönetilmiyor" gibi mesnetsiz iddiaları ortaya atanların, bu mali tablonun altında yatan 193 milyonluk sorumluluğu biraz olsun düşünmeleri gerekir. Kendi cebinden şehrin takımı için bu denli büyük bir finansal yükün altına giren bir yönetime karşı, daha yapıcı ve vicdanlı bir üslup beklemek hepimizin hakkıdır.

Cengiz’in konuşmasında dikkat çeken en önemli hususlardan biri, kulübün üzerindeki "Geçmiş dönem" yüküdür. Önceki dönemden devralınan icra dosyalarının bugün bile kulübü meşgul etmesi, aslında Muşspor’un ne kadar zor şartlar altında profesyonelce yönetildiğini kanıtlıyor.

Başkanın, "Bizim futbolcuya, personele, hocaya, piyasaya hiçbir borcumuz kalmayacak" sözü, bir sözden öte bir taahhüttür. Haziran ayı içerisinde sıfırlanacak olan 20 milyon TL civarındaki borç, kulübün artık kendi ayakları üzerinde durma iradesini göstermektedir.

Bazı kesimlerin "Dalga geçtiği" 2030 yılına kadar Süper Lig hedefi, aslında planlı ve programlı bir vizyonun ürünüdür. Futbol, sadece sahada atılan gollerden ibaret değildir, istatistik, planlama ve finansal sürdürülebilirlik gerektirir. Final maçındaki %62'lik topla oynama oranımız ve 477 pas trafiğimiz, takımın oyun disiplininden kopmadığını, sadece şans faktörünün yanımızda olmadığını gösteriyor.

Taraftarımızın çoğunun iyi niyetli olduğunu biliyoruz. Ancak unutulmamalıdır ki, eleştiri, çözüm önerisiyle beraber gelirse değerlidir. İftira ise sadece yıkıcıdır. Muşspor için ter döken, primleri günü gününe ödeyen, profesyonellikten ödün vermeyen bir yönetime "Maç Satıyor" demek, bu şehrin emeğine yapılmış en büyük haksızlıktır.

Bizim siyasetimiz Muşspor’dur. Şehrimizin ortak değeri için bir arada olmak, "Tek Yürek" olmak zorundayız. Başkan Cengiz ve ekibinin ortaya koyduğu şeffaf tablo, önümüzdeki yıllarda Muşspor’un başarı grafiğini daha da yükselteceğinin bir teminatıdır.

Şeffaflık, güvenin temelidir. Muşspor, bugün bu temel üzerinde yükseliyor. Şimdi sıra bizde, dedikodulara değil, rakamlara ve sahada verilen emeğe güvenelim.

Başarı, sadece sahada değil, şeffaf yönetilen odalarda başlar. Teşekkürler Başkan Cengiz, rotamız belli: Süper Lig!