Gündüzü ayrı bir telaşla, akşamı ayrı bir bereketle kapanır bu şehrin. Esnaf kepengini indirir, yorgun argın evine dönen çalışan kapıdan içeri girer, çocuklar günün yorgunluğunu atıp yataklarına süzülür. Muş, normal şartlarda akşam olup dinlenmeye çekildiğinde derin bir sükunete bürünmeyi hak eden, huzurlu bir Anadolu şehridir. Ancak son zamanlarda bu güzel sükunet, gece yarısından sonra sokakları mesken tutan duyarsız bir azınlık tarafından adeta gasp ediliyor.
Özellikle Lale Vadisi, Eski Acil Yolu ve şehrin en hareketli damarlarından biri olan İstasyon Caddesi, gece yarısından sonra kimin at koşturduğu belli olmayan birer yarış pistine dönüyor.
Gece yarısını geçerken dışarıdan gelen o ani, kulak zarlarını patlatacak kadarki yüksek motor gürültüleri ve pencereleri zangırdatan son ses müzikler... Sanırsınız ki bir ralli pistindeyiz. Oysa o saatte o evlerde yüzlerce insan sabahın ilk ışığıyla rızkını aramak için uykuya sığınmaya çalışıyor.
Odalarında tatlı tatlı rüya gören masum çocuklarımız o ani gürültülerle korkuyla uyanıp ağlamaya başlıyor. Evinde şifa arayan yaşlılarımız, hastalarımız gözlerini kırpamıyor. Sabah şafak vakti kalkıp işine, gücüne koşturacak o emekçi insan hiç hesaba katılıyor mu?
Üstelik mesele sadece gürültü de değil, İstasyon Caddesi gibi noktalarda gece yarısı son sürat, kuralları hiçe sayarak kullanılan o araçlar, artık gürültü rahatsızlığının çok ötesine geçerek doğrudan can güvenliğini tehdit eden büyük bir tehlike saçıyor. Trafik kurallarını da insan hayatını da hiçe sayan bu vicdansızlığa "gençlik hevesidir" diyerek göz yumamayız.
Komşuluk hukuku, ortak yaşam kültürü dediğimiz değer tam da bu noktada başlar. Bir sokakta, bir caddede yaşamak, duvarların ötesinde dinlenmeye çalışan insanların olduğunu bilmeyi gerektirir. Sokaklar hiç kimsenin egosunu tatmin edeceği, hız denemesi yapacağı alanlar değildir. Özgürlük, başkasının huzur ve yaşam hakkının başladığı yerde biter.
Bugün Lale Vadisi’nde, Eski Acil Yolu’nda ve İstasyon Caddesi’nde yaşanan bu duyarsızlık, yarın çok daha büyük acıların ve pişmanlıkların kapısını aralayabilir.
Muş’un sokakları bu magandalığa teslim edilmeyecek kadar kıymetlidir. Emniyet güçlerimizin ilgili birimlerinin özellikle bu cadde ve güzergahlarda gece denetimlerini artırması, hız ve gürültü terörüne karşı sıkı tedbirler alması bu şehrin acil talebidir.
Gelin, bu güzel kentin gecelerine yeniden o huzurlu sessizliği ve güvenliği verelim. Çünkü huzur içinde uyumak ve güvenle yaşamak bir lüks değil, bu şehrin her bireyinin en temel hakkıdır.