Bir şehirde tekerlekler hep aynı yöne dönüyor, kazanç hep aynı ceplere giriyorsa orada kuralların ve adaletin üzerindeki sis perdesini aralamak şarttır.

Bir şehirde tekerlekler hep aynı yöne dönüyor, kazanç hep aynı ceplere giriyorsa orada kuralların ve adaletin üzerindeki sis perdesini aralamak şarttır. Bugün Muş’ta eğitim camiasını ve kamu vicdanını yakından ilgilendiren kritik bir mesele var. Muş Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okul müdürlüklerine gönderdiği talimatla, ilan mekanizmalarını devre dışı bırakma çabası.

Gelen talimat açık… Yaklaşık maliyete bakılmaksızın 4734 sayılı Kanun’un 21/b, 21/c ve 21/f bentleri yani pazarlık usulü kural haline getirilecek, mahalli gazete ve internet haber sitelerinde ilan verilmeyecek.

Hukuki açıdan bakarsanız, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi saydamlığı, rekabeti ve eşit muameleyi emreder. Kanunun 21. maddesindeki o meşhur istisnai bentler, deprem, afet ya da öngörülemeyen olağanüstü anlar içindir. Siz çıkıp bu istisnaları kural haline getirir, "ilan vermeyeceğiz" diye talimat yayınlarsanız, kusura bakmayın ama adına ister idari karar deyin ister tasarruf, bu gayri resmi bir "adrese teslim" düzenidir.

Bu işin ilan edilmeden, kapalı kapılar ardında, yereldeki dar bir gruba bırakıldığında kamuya nasıl bir fatura çıkardığını ezbere bilmeyen yok. Gelin hafızalarımızı biraz tazeleyelim ve geçmişte Muş’ta yaşanmış ibretlik bir olayı hatırlayalım…

Bundan birkaç yıl önce Muş İl Emniyet Müdürlüğü binasına doğalgaz döşenecektir. O dönem şehirdeki mevcut ısıtma ve doğalgaz firmalarının hepsine teklif sunulur. Firmalar bir masaya oturur, kendi aralarında anlaşır ve piyasa gerçekleriyle bağdaşmayan, o günün rakamıyla yaklaşık 800 bin TL civarında astronomik bir fiyat çekerler.

Dönemin Muş İl Emniyet Müdürü rakamın vicdani ve piyasa değerinin çok üstünde olduğunu görür. Firmaları çağırıp "Gelin bu rakamı makul bir seviyeye çekin" der. Ama nerede? Firmalar aralarındaki anlaşmayı bozmaz, gram indirim yapmaz.

Peki, Emniyet ne yapar? "Devletin malı deniz, yemeyen kuzu mu?" der mi? Demez! Mantıklı olanı yapar… İşi iptal edip açık ihaleye çıkar, mahalli ve ulusal mecralarda ilan verir.

Sonuç mu? Çevre illerden ve dışarıdan ihaleye katılan rekabetçi firmalar, o yerel kartelin çektiği fiyatın yarı fiyatına işi alır, tıkır tıkır yapar ve devleti büyük bir vurgundan kurtarır. Emniyet'in o gün ilan için harcadığı üç kuruşluk ilan masrafı, millete milyonlarca lira kâr olarak dönmüştür.

İşte bu yüzden, Muş Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bakanlıktan geldiği iddia edilen bir yazıyı bahane ederek gazete ve internet sitelerine ilan vermekten kaçınması son derece tehlikelidir ve izaha muhtaçtır.

Eğer siz ihaleleri ilan etmez, dar bir kapalı çemberde pazarlık usulüyle birkaç daimi isme devrederseniz, geçmişteki doğalgaz ihalesinde olduğu gibi firmaların kendi aralarında anlaşıp ellerini ovuşturmasına zemin hazırlarsınız. Bu, resmen "birilerinin ekmeğine yağ sürmek" değil de nedir?

Birkaç bin liralık ilan ücreti idareye "masraf" gibi görünebilir. Oysa o ilan, şehre dışarıdan yeni firmaların gelmesini, rekabetin kızışmasını, kalitenin artmasını ve en önemlisi kamu kuruşunun korumasını sağlar. İlanı kesmek, denetimi kesmektir, denetimin olmadığı yerde ise keyfilik ve zarar baş gösterir.

Muş Milli Eğitim Müdürlüğü, bu yanlıştan ve hukuka aykırı genel nitelikli talimatlardan derhal dönmelidir. Yerel basını susturan, kamuoyunun gözünden ihaleleri kaçıran ve rekabeti boğan bu anlayış kimseye fayda sağlamaz, en çok da bu şehrin çocuklarının eğitim bütçesine, yani geleceğine darbe vurur.

Unutmayın, Emniyet’in geçmişte gösterdiği o cesur ve basiretli duruş, bugün tüm kamu kurumlarına, özellikle de Milli Eğitim'e rehber olmalıdır. Kamu bütçesi kimsenin malı değil, bu halkın alın teridir!