HAYDİ MUŞ, ŞAMPİYONLUK İÇİN ŞİMDİ AYAĞA KALK
Dünyanın neresine giderseniz gidin, dili, dini, siyasi görüşü ne olursa olsun binlerce insanı aynı anda ayağa kaldıran, aynı saniyede ağlatan ya da sevinçten birbirine sarılmasını sağlayan tek bir güç vardır… SPOR. Bugün Muşspor, sadece yeşil sahada bir mücadele vermiyor, bu kadim şehrin umudunu, heyecanını ve birliğini temsil ediyor.
Bazen bir futbol topu sadece meşinden ibaret değildir. Bazen o topun peşinde koşan 11 kişi, binlerce insanın umudunu, hayallerini ve "biz de varız" haykırışını sırtlar. Bugün Muşspor’un 1. Lig yürüyüşü tam da budur. Bir şehrin özgüven tazelemesi, makus talihini yenme iradesidir.
Adana maçıyla sezonun normal süresini kapatıp Play-off kapısına dayanırken, karşımızda yine o tanıdık senaryo var. Rakip muhtemelen İzmir’den Aliağaspor... Hafızalarımızı tazeleyelim, 2. Lig’e çıkarken de yolumuz bir İzmir ekibiyle kesişmişti. O günlerde de karamsarlık bulutları şehrin üzerinde dolaşıyordu. "Zor" dediler, "İmkansız" dediler. Ancak Muşspor Başkanı Fatih Cengiz ve ekibi, o karamsarlığı parçalayıp attı. İnandılar, ter döktüler ve o kupayı bu şehre getirdiler.
Spor, sadece bir skor tabelasından ibaret değildir. Dünyanın en büyük sosyal tutkalıdır spor. Bir düşünün, siyasi görüşü, mesleği, yaşı ne olursa olsun binlerce insanı aynı saniyede havaya sıçratan başka ne var?
Tribünde yan yana oturan, normalde belki hiç yolu kesişmeyecek iki insan, gol geldiğinde hiç tereddüt etmeden birbirine sarılır.
Sporun olduğu yerde kavga biter, rekabetin nezaketi ve ortak hedefte birleşmenin huzuru başlar.
Bir şehrin takımı üst lige çıktığında, o şehrin esnafının ekmeği büyür, otelleri dolar, sokaktaki gencin yürüyüşü değişir.
Muşspor’un başarısı sadece futbolcuların başarısı değil, Muş’un markalaşması, Kurtik Dağı’nın heybetinin tüm Türkiye’de yankılanmasıdır.
Gelin iğneyi biraz da kendimize batıralım. Rakiplerimizin şehirlerine bakın… Batman’dan Erzurum’a kadar her yer bayraklarla, pankartlarla donatılmış. O şehirlerin belediyeleri, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları adeta bir seferberlik ilan etmiş durumda. Maddi ve manevi destek çığ gibi büyüyor.
Peki, bizde durum ne? Şehrin üzerine sanki bir ölü toprağı serpilmiş.
Vitrininize asacağınız bir sarı-beyaz bayrak, dükkanınızın bereketidir. O bayrak, bu şehre aidiyetin sembolüdür.
Takımımız bugüne kadar onuruyla, mücadelesiyle buraya geldi. Şimdi onlara "yalnız değilsiniz" demenin, primlerle, lojistik desteklerle yanlarında durmanın vaktidir. Bu bir harcama değil, Muş’un geleceğine yatırımdır.
Bu rüzgarı arkamıza almazsak, bu fırsat bir daha kapımıza ne zaman gelir bilinmez.
İnanmak Yolun Yarısı, Kenetlenmek Diğer Yarısı!
Başkan Fatih Cengiz ve yönetimi, teknik heyetimiz ve aslanlar gibi mücadele eden futbolcularımız görevlerini yaptı. Gemiyi fırtınalı denizlerden geçirip limanın ağzına kadar getirdi. Şimdi o gemiyi limana yanaştıracak olan bizleriz…
Gelin, kırgınlıkları, sessizliği ve ataleti bir kenara bırakalım. Muşspor’un şanlı armasını şehrin her sokağına, her gönlüne nakşedelim. Play-off yolunda takımı maddi ve manevi olarak sırtlayalım.
Unutmayın, tarih sadece yazanları değil, o tarihe omuz verenleri de hatırlar. Gün, Muşspor için tek yürek olma günüdür. Başaracağız, çünkü biz inandığımızda Kurtik Dağı’nı yerinden oynatacak güce sahibiz!
Haydi Muş, Şampiyonluk İçin Şimdi Ayağa Kalk!