MUŞ’UN BAHAR KÂBUSU: KAVAK POLENLERİ VE YİTİRİLEN NEFES

Muş, dört mevsimi kendine has dokusuyla yaşayan kadim bir şehir. Ancak son günlerde bu güzelliğe, havada uçuşan beyaz taneciklerin neden olduğu ağır bir kâbus gölge düşürüyor. Kavak ağaçlarından yayılan ve kenti adeta bir kar örtüsü gibi kaplayan polenler, bugün sadece görsel bir kirlilik değil, halk sağlığını doğrudan tehdit eden ciddi bir problem haline gelmiş durumda.

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla birlikte, kavakların "hasat vakti" geldi çattı. Şehrin merkezinden çevre yollarına, parklardan yerleşim yerlerinin dibindeki tarım arazilerine kadar her yer, gözle görülebilen yoğun bir polen tabakasıyla kaplanmış vaziyette. Bu durum, sadece alerjik bünyeye sahip olanları değil, astımı, bronşiti olanları, yaşlıları ve özellikle oyun oynamak için dışarı çıkan çocukları savunmasız bırakıyor.

Sokaklarda karşılaştığımız vatandaşlarımızın serzenişi, aslında şehrin dört bir yanından yükselen ortak bir haykırış… "Dışarı çıkamaz hale geldik." Özellikle rüzgârlı günlerde havada adeta bir toz bulutu gibi savrulan polenler, evlerin içine kadar giriyor, sofralara konuyor, giysilere yapışıyor. Vatandaşlar, dışarı çıktıkları an gözlerinde yanma, boğazlarında kaşıntı ve nefes alırken zorluk yaşadıklarını belirterek, günlük rutinlerinin tamamen bozulduğundan şikâyet ediyor.

Uzmanların "yıkıcı" olarak nitelendirdiği bu durum, dünya sağlık standartları açısından da ciddi bir risk faktörü. Polenlerin yol açtığı alerjik reaksiyonlar, tedavi süreçlerini uzatırken, halkın hastanelere başvurma oranlarını da ciddi ölçüde artırıyor. Bir şehrin yaşam kalitesi, o şehirde yaşayan insanların ne kadar huzurla dışarı çıkabildiğiyle ölçülür. Bugün Muş’ta, baharın tadını çıkarması gereken insanlar, pencerelerini kapatıp evlerine hapsolmayı tercih ediyor.

Vatandaşlarımızın beklentisi…. Artık pansuman tedbirlerle değil, köklü bir çözümle bu sorunun aşılması gerekiyor. İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun acilen toplanarak, kavak ağaçlarının şehir dokusundan kontrollü bir şekilde arındırılması, yerlerine daha az polen yayan, alerji yapmayan türlerin dikilmesi veya bu ağaçların polen dönemine göre bilimsel yöntemlerle budanması gibi radikal kararlar alması şarttır.

Şehir planlaması, sadece binaların yüksekliğiyle veya yolların genişliğiyle ilgili bir konu değildir. Bir şehrin "nefes alabilmesi" o şehirde yaşayan insanların sağlıklı nefes alabilmesiyle mümkündür. Muş halkı, polenlerin gölgesinde değil, temiz ve ferah bir bahar havasında nefes almayı hak ediyor.