FATİH CENGİZ VE YÖNETİMİNİN MARUZ BIRAKILDIĞI DURUMLAR

Final kaybedildi, hafıza kaybolmasın!

Sıkı bir Muşspor taraftarı ve aynı zamanda bir basın mensubu olarak, bize yaşattığı heyecan, gurur, fedakarlık ve başarı için başta Kulüp Başkanı Fatih Cengiz olmak üzere, As Başkan Murat Bozyel'e, tüm yönetime, teknik heyete ve futbolculara teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bazı başarılar sadece puan tablosunda yazmaz. Bazıları bir şehrin özgüvenine dokunur. Muşspor son yıllarda tam olarak bunu yaptı.

Kısa süre içerisinde önce 2. Lig’e yükselmek, ardından 1. Lig’in kapısına kadar dayanmak öyle her kulübün harcı değildir. Üstelik bunu milyonluk bütçelerle, kusursuz tesislerle, dolup taşan tribünlerle de yapmadı bu takım. Türkiye’nin konum, mimari, atmosfer ve fiziki şartlar bakımından en kötü statlarından birinde mücadele ederek, Kulüp başkanının ve bazı yöneticilerinin kişisel maddi imkanları ve çok az destekle yaptı. Buna rağmen kısa zamanda Türkiye’de konuşulan, takip edilen ve saygı duyulan bir kulüp haline geldi.

Evet, geçtiğimiz cumartesi günü tarihimizin en önemli maçlarından birine çıktık ve finalde kaybettik. 1. Lig hayalini bu sezonluk erteledik. Futbolun içinde bu da var. Ama bugün bazı insanların tüm bu başarı hikayesini yok sayıp yönetime, hocaya ve futbolculara hak etmedikleri bir öfkeyle saldırmasını anlamak gerçekten güç.

İnsan ister istemez şunu soruyor…

Bu kulüp mücadele verirken Valimiz Avni Çakır dışında kimler gerçekten elini taşın altına koydu?

Farklı ideolojilere sahip Siyasetçiler ne yaptı?

İş insanları ne kadar destek verdi?

Esnaf ne kadar fedakarlık yaptı?

Verilen sözlerin kaçı tutuldu?

Nedense bunlar hiç konuşulmuyor.

Ama final maçlarında başarıdan nemalanmak için ortaya çıkanları hemen görüyoruz. Sosyal medyada birkaç fotoğraf paylaşarak gündem olmaya çalışanları, kendilerini "Kulüp efsanesi olarak gösterip maddi manevi çıkar sağlama peşinde koşanları…

Kulübe yıllardır omuz veren insanlar ortadayken, kendi kişisel reklamını yapma derdine düşenleri… Üç otobüs kaldırıp birkaç kumanya dağıttıktan sonra bunu şehrin gözüne sokarcasına servis edenleri…

Daha da ilginci, mevcut başkan ve yönetim tüm maddi ve manevi yükü sırtlamaya çalışırken, ortaya çıkan trollerin eski dönemlerde görev yapmış ve şimdilerde kulüp için kılını kıpırdatmayanların reklamını yapıp bugünkü başarıyı onlara da mal ederek yazmaya çalışanlar var. Kusura bakılmasın ama bu şehir artık neyin samimiyet neyin vitrin çalışması olduğunu ayırt edebiliyor. Çok ayıp bu yapılanlar. En çok ta Fatih Cengiz başkana ve yönetimine yapılmış bir saygısızlık.

Gerçek destek, final günü fotoğraf vermek, reklamdan pay çıkarmaya kalkmak, hiçbir katkı vermedikleri başarıdan anlam çalmak değil, zor günlerinde takımın yanında durabilmektir.

Bugün Muşspor’un bulunduğu nokta küçümsenecek bir yer değildir. Aksine bu kulüp, doğru planlama ve istikrarla önümüzdeki sezon 1. Lig hedefini yeniden zorlayabilecek güçtedir. Ben şahsen Fatih Cengiz başkanın görevine devam edeceğine inanıyor ve Fatih Çardak hocayla birlikte bu hikayeyi yarım bırakmayacaklarını düşünüyorum.

Mevcut kadrodan Cumali, Seçim Can, Ersel, Halil ve Onur Ramazan gibi önemli isimlerin korunması, eksik bölgelere yapılacak doğru transferlerle birlikte Muşspor’un yeniden zirve yarışının en güçlü adaylarından biri olacağı kanaatindeyim. Özellikle direkt oynayacak kariyerli bir kaleci, sağ ve sol bek, tecrübeli bir stoper, skor katkısı verecek üretken yetenekli bir orta saha, sağ ve sol açık kanat transferleri bu takımın seviyesini daha da yukarı taşıyacaktır.

Son olarak taraftarlara da birkaç söz söylemek gerekiyor.

Taraftar, bir kulübün sadece sesi değil aynı zamanda itici gücüdür. Bilinçli taraftar takımına enerji verir, mücadele ruhunu büyütür, sahadaki oyuncuya ekstra güç kazandırır. Fakat ne yazık ki bizde bazı tribün alışkanlıkları artık takıma zarar vermeye başlamış durumda. Sahaya atılan yabancı maddeler, gereksiz tepkiler ve futbolcunun motivasyonunu düşüren davranışlar; rakibi değil, doğrudan kendi takımını vuruyor. Final maçında bunu görmüş ve bedelini ödemiş olduk hep birlikte farkındaysanız.

Tribün bazen bir itici güç olur… bazen de ayağa bağlanan ağırlık.

Yeni sezona girerken bu şehir artık şunu anlamalı…

Muşspor’un en büyük ihtiyacı; gösteriş değil, birlik beraberliktir. Ben Mevcut yönetime, Teknik Direktör ve ekibine çok güveniyorum ve büyük bir saygıyı hak ettiklerini düşünüyorum. Kendi adıma futbolcu arkadaşlarda dahil hepsine teşekkür ediyorum bu gururu ve heyecanı bizlere yaşattıkları için.

Yaşa Muşspor

Var ol Muşspor…