SKOR GEÇİCİ, KARDEŞLİK BAKİ

Geçtiğimiz pazar günü Muş Şehir Stadyumu’nda oynanan Muşspor-Bursaspor müsabakası, sadece bir futbol maçı değil, aynı zamanda bir "misafirperverlik ve sağduyu" sınavıydı. Sahadaki 90 dakikalık rekabetin ötesinde, tribünlerden yansıyanlar ve maç sonu yaşananlar, sporun birleştirici ruhuna dair hepimizi derin derin düşünmeye sevk etti.

Bursa Muş’tur, Muş Bursa’dır. Bu iki şehir arasındaki bağ, sadece bir fikstür eşleşmesinden ibaret değildir. Bursa’nın Mudanya’sından İnegöl’üne kadar her köşesinde bir Muşlu hemşerimizin emeği, alın teri ve komşuluğu vardır. Bursa’da yaşayan yüz binlerce Muşlu, bu iki şehri aslında etle tırnak gibi birbirine bağlamıştır. Bu yüzden Bursa’da atılan her yabancı cisim, aslında kendi kardeşine fırlatılmıştır. Muş’ta kırılan her koltuk, aslında kendi evinin bir parçasıdır.

Bursa’daki ilk maçta Muşspor camiası büyük bir asalet gösterdi. Sahaya atılan yabancı cisimleri "üç beş kendini bilmez taraftarın işi" diyerek sineye çekti, olayları büyütmeden dostluk elini uzattı. Ancak Muş’taki rövanşta Bursaspor taraftarının stadyumu adeta bir savaş alanına çevirmesi, koltukları söküp kamu malına zarar vermesi kabul edilemez.

Stadyumlar sadece beton yığınları değildir, onlar devletin hazinesi, milletin ortak malıdır. Milli servetimize zarar vermek ne taraftarlığa sığar ne de vatanseverliğe. Bir kulübün büyüklüğü, şampiyonluk kupalarından önce taraftarının nezaketi ve gittiği şehre bıraktığı intiba ile ölçülür. Eğer bir taraftar grubu gittiği her deplasmanda kargaşa ile anılıyorsa, o camianın durup aynaya bakma vakti gelmiş demektir.

Futbol, siyasetin veya ideolojik kavgaların sahası değildir. 81 ilimizin her biri bizim vatan toprağımız, her bir vatandaşımız ay yıldızlı bayrağımızın altındaki kardeşimizdir. Maç biter, düdük çalar, geriye kalan tek şey o gün yan yana oturan insanların birbirine olan hürmetidir. Muş İl Emniyet Müdürlüğü’nün aldığı profesyonel önlemler takdire şayandır ancak asıl emniyet, taraftarın vicdanında başlamalıdır.

Muşspor taraftarı bugüne kadar gittiği hiçbir deplasmanda olay çıkarmayarak, Muş’a gelen hiçbir misafirine el kaldırmayarak rüştünü ispatlamıştır. Bizler "Gelen misafir başımızın tacıdır" diyen bir kültürden geliyoruz. Bursaspor camiası da köklü bir çınar olarak, taraftarını bir an önce sağduyuya davet etmeli ve bu "olaylı deplasman" imajını silmelidir.

Skor tabelasındaki rakamlar yarın unutulur ama kırılan kalpler ve zarar verilen dostluklar kolay kolay onarılmaz. Gelin, yeşil sahaları nefretin değil, sevginin ve kardeşliğin yeşerdiği yerler olarak koruyalım. Çünkü biz birlikte Türkiye’yiz ve bizi birbirimize bağlayan bağlar, bir futbol topundan çok daha büyüktür.