KAR MI ERİR, İHMAL Mİ?

Muş’un kadim topraklarında kış, bir misafir gibi değil, ev sahibi gibi gelir. Biz bu beyaz örtüye yabancı değiliz, karın ağırlığını da soğuğun ayazını da biliriz. Ancak bu yıl Muş halkı, karın dondurucu soğuğundan çok, yerel yönetimin sergilediği o buz gibi vurdumduymazlıkla üşüyor. Kar durdu, bulutlar dağıldı, güneş yüzünü gösterdi ama Muş Belediyesi’nin üzerindeki o ölü toprağı bir türlü atılamadı.

Yağışın üzerinden tam iki koca gün geçti. Modern şehircilikte 50 saat, bir kenti baştan aşağı kardan arındırmak için fazlasıyla yeterli bir süreyken, Muş’ta ana arterler bile hala buz kütlelerinin işgali altında. Şehrin kalbi sayılan caddelerde trafik felç, sürücüler direksiyon başında adeta birer "survival" oyuncusu gibi hayatta kalmaya çalışıyor. Araçlar buz tutmuş yollarda dans ederken, yayalar ise kaldırımların temizlenmemesi nedeniyle canını dişine takarak yürümeye çabalıyor.

Sormak lazım: Muş gibi kışın başkenti sayılan bir ilde, karın yağması bir "sürpriz" mi kabul ediliyor? Yoksa belediye, kar küreme araçlarını sadece güneşli günlerde sergilemek için mi garajda tutuyor?

Belediyenin sosyal medya hesaplarına girdiğinizde sanırsınız ki Muş, İsviçre Alpleri’ndeki o kusursuz kasabalardan biri. Işıklı videolar, "7/24 sahadayız" sloganları, özenle seçilmiş açılardan çekilen fotoğraflar...

Ancak telefonunuzun ekranını kapatıp başınızı pencereden dışarı uzattığınızda gerçekle tokat yiyorsunuz. Sosyal medyada "temizlenmiş" gösterilen yollar, gerçekte vatandaşın çilesi haline gelmiş durumda.

Vatandaşın isyanı artık sessiz değil, "Kendi kendimizi mi kandırıyoruz?" diyorlar. Sokaktaki karı görmeyen bir belediyecilik anlayışı, halkın gönlündeki karları nasıl eritmeyi planlıyor? Yaşlılarımız evlerine hapsedildi, çocuklarımız okula giderken can güvenliği tehlikede. Bu mu sizin "hazırız" dediğiniz belediyecilik?

Görünen o ki Muş Belediyesi, yakıt ve personel maliyetinden tasarruf etmek için kadim bir yöntemi benimsemiş: Doğanın adaleti! Yani karın kendi kendine erimesini beklemek. Eğer bu bir stratejiyse, belediye binasındaki koltuklar neden işgal ediliyor? Eğer iş makineleri sahada yetersiz kalıyorsa, bu halkın vergileriyle alınan o devasa bütçeler nereye harcanıyor?

Muş’un göbeğinde, ana caddelerin 48 saati aşan süredir temizlenmemiş olması sadece bir başarısızlık değil, aynı zamanda bir yönetim krizidir. Bu şehir, kış memleketinde yaşamayı bilir, ancak bu şehir, kış memleketinde "kar mağduru" edilmeyi hak etmez.

Beyaz örtü temizliktir, berekettir. Ama liyakatsiz ellerde bu bereket, vatandaş için bir zulme dönüşür. Muş Belediyesi yetkilileri bilmelidir ki, kar elbet erir, yollar elbet açılır. Ancak o yollarda perişan olan yaşlının ahı, kaza yapan şoförün zararı ve halkın bu haklı isyanı hafızalardan silinmez.

Belediye yönetimi artık o konforlu sıcak odalarından çıkmalı, sanal dünyadaki başarı masallarını bir kenara bırakıp sokağın sesine kulak vermelidir. Çünkü Muş halkı, hizmeti sosyal medyalarda değil, kaldırımda görmek istiyor.