Muş’un sert geçen kışının ardından bahar yavaş yavaş kendisini hissettirmeye başladı.
Futbol da tıpkı mevsimler gibidir; sert soğuklar, ansızın bastıran fırtınalar ve ardından yavaşça beliren güneş… Geçtiğimiz hafta Muşspor’un aldığı beklenmedik mağlubiyet de işte böyle ani bir hava değişimiydi.
“BİR GÜLLE BAHAR GELMEDİĞİ GİBİ, BİR GÜL SOLDU DİYE KIŞ GELMEZ…”
Bu söz, yaşanan yenilginin ruh hâline tam oturuyor. Mağlubiyet futbolda kaçınılmazdır; her takımın başına gelebilir. Ancak kimse dört farklı bir yenilgiyi beklemiyordu. Bu sadece skor kaybı değil, moral ve ivme açısından da sarsıcı bir sonuçtu.
Fakat bu tabloyu “şampiyonluk gitti, 1. Lig hayal oldu” şeklinde yorumlamak acelecilik olur.
Evet, liderle aramızdaki puan farkı 2’den 5’e çıktı.
Evet, ikinci sırada yer alan Kahramanmaraşspor’ın bir maçı eksik ve kazanırsa fark yine 5 olacak.
Evet, Mardin 1969 Spor erteleme maçını kazanarak üç puan önümüze geçti.
Ve evet… Bu sonuç bizi bir hafta içinde iki sıra aşağıya itti.
Bu nedenle “şampiyonluk yolunda ciddi yara aldık” demek tamamen gerçekçi.
Ama unutmamak gerekir ki rakiplerimiz birbirleriyle oynayacak. Ayrıca zirve yarışındaki takımların ikisinin Muş’a gelecek olması, bu sezonun hâlâ yaşayabileceği en büyük kırılma anlarının bize avantaj sağlayabileceğini gösteriyor. İç saha atmosferi, taraftar desteği ve camianın kenetlendiği o güçlü enerji, tabloyu yeniden tersine çevirebilir.
Bu yüzden şimdi yapılması gereken tek şey;
Tribünleri doldurmak, moral bozmadan, hedef küçültmeden, mücadeleyi sürdürmek.
Bir mağlubiyetle kış gelmez ama yenilgiye teslim olmakla gelebilir.
Muşspor hâlâ bu yarışın içindedir.
Bazen bahar, sadece bir galibiyet uzaklıktadır.