HABER49- Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Fuaye Salonu’nda “Nakş-ı Zer İslam Sanatları Kişisel Sergisi” sanatseverlerin ziyaretine açıldı. İki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak olan sergide nakkaşlık ve hat sanatının seçkin örnekleri yer aldı.

İslam sanatlarının farklı dallarını aynı çatı altında buluşturan sergide, nakkaşlık ve hat sanatına ait eserler ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Sergide yer alan nakkaş tabloları Dr. Öğretim Üyesi Selahattin Arslan tarafından hazırlanırken, hat eserleri ise İranlı sanatçı Dr. Vali Mahboubi’nin çalışmalarından oluştu.

İki gün boyunca açık kalacak olan serginin açılış programına Muş Valisi Avni Çakır, Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican, Diyanet İşleri eski Başkanı ve Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Görmez ile çok sayıda akademisyen katıldı.

“BİR MEDENİYETİN İHYASI, BİR RUHUN YENİDEN KIYAMIDIR”
Serginin anlam ve önemine değinen Dr. Öğretim Üyesi Selahattin Arslan, İslam sanatlarının köklü mirasına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Sultan Muhammed Alparslan'ın bizlere açtığı o muazzam, her karış toprağı şehit kanıyla sulanmış bir mirası solumaktayız. Atalarımızın bizlere bıraktığı bu kutlu emaneti, yüce Din-i İslam’ın estetik ve sanatın birer temsilcisi ve hizmetkârı olmamın derin onurunu yaşıyoruz. Bu sergi, sadece bir seyir değil; bir medeniyetin ihyası, bir ruhun yeniden kıyamıdır. Zira biz biliriz ki; sanatın başladığı yerde kelam teslimiyetle susar, artık sadece sanatın o derin ve eşsiz ruhu konuşur.”

İRANLI HATTAT MAHBOUBİ’NİN ESERLERİ DE YER ALDI
Konuşmasında serginin katılımcılarından Dr. Vali Mahboubi hakkında da bilgi veren Arslan, sanatçının uluslararası başarılarına dikkat çekti.
Arslan, “İran'dan gelen değerli konuğumuz ve sergimizin iştirakçisi Vali Mahbubi'den de biraz bahsetmek istiyorum. Kendisi İran'ın Hoy şehrinde dünyaya gelmiştir ve Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamıştır. Kendisi, merhum Reis-ül Hattatîn Hasan Çelebi üstadımızın en güzide talebelerinden biridir. Dünyanın en prestijli hat sanatı yarışmalarında çok sayıda birincilik ve ödüle layık görülmüştür. O sanatını inşa ederken Anadolu coğrafyasındaki sanat ekolü ile İran coğrafyasındaki sanat ekolünün önde gelen isimlerini isimlerinin eserlerini taklit ederek ve onları harmanlayarak kendi kalemiyle yeni bir üslup oluşturmaya çalışmıştır” dedi.

SERGİDE 35 ESER SANATSEVERLERLE BULUŞTU
Sergide yer alan eserlerin içeriğine ilişkin de bilgi veren Arslan, çalışmaların farklı İslam sanatlarından örnekler taşıdığını belirterek şöyle konuştu:
“Sergi toplamda 35 eserden oluşmaktadır. Bu 35 Eserin mahiyeti bir kısım minyatür, hat, tesip ve ebrudan oluşmaktadır. Eee, sergimizde özellikle minyatürler 12. yüzyılda yazılmış olan ve dünyanın ilk Hamse sahibi Türk şairi Genceli Nizami'nin Hefbeyker eserinden esinlenilmiştir. Orada bugüne kadar hikayesi olup da minyatürü yapılmamış Hikâyeler yeniden bu sergimizde canlandı. Ayrıca hat eserlerinde Kur'an-ı Kerim ayetleri, hadisler ve Osmanlıca özlü sözler yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.








