HABER49-Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Yıldız, GİK Üyesi Muhammed Sabır Fırat ile birlikte çeşitli temaslarda bulunmak üzere Muş’a geldi.
İlk olarak partisinin il başkanlığı ve Muş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı’nı ziyaret eden Arıkan, kent merkezinde esnafla bir araya gelerek vatandaşların sorunlarını dinledi. Programının devamında bir restoranda sivil toplum kuruluşları ve medya temsilcileriyle buluşan Arıkan, burada yaptığı değerlendirmelerde hem iç politikaya hem de dış gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.

DOĞU TURU MUŞ'TAN DEVAM ETTİ
Yaklaşık bir haftadır Doğu Anadolu Bölgesi’nde temaslarda bulunduklarını belirten Arıkan, Diyarbakır, Bingöl, Tunceli ve Elazığ’ın ardından Muş’a geldiklerini söyledi. Bölge ziyaretlerinin planlı bir şekilde sürdüğünü kaydeden Arıkan, Muş’un ardından Bitlis, Siirt, Batman ve Mardin’e geçeceklerini belirtti.
Gerçekleştirdikleri ziyaretlerin temel amacının halkın nabzını tutmak olduğunu vurgulayan Arıkan, “İnsanlarımızla bir araya geliyoruz, dertlerini dinliyoruz. Aldığımız mesajları Ankara’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıyacağız. Bazen kürsüden, bazen doğrudan muhataplarına ileterek çözümün parçası olmaya çalışacağız” dedi.

“ANADOLU'NUN GÜNDEMİ İLE ANKARA'NIN GÜNDEMİ FARKLI"
Konuşmasında sık sık saha gözlemlerine değinen Arıkan, Ankara’daki siyasi gündem ile Anadolu’daki gerçek gündem arasında ciddi bir kopukluk bulunduğunu dile getirdi. İktidara çağrıda bulunan Arıkan, siyasetçilerin sahaya inmesi gerektiğini belirterek, “Ankara’da konuşulanlarla Muş’ta, Bitlis’te, Mardin’de konuşulanlar aynı değil. Bu farkın görülmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Vergi politikaları üzerinden örnek veren Arıkan, “Vergiyi tabana yayacağız deniyor. O tabanın ne halde olduğunu gelin yerinde görün. İnsanımızın ne durumda olduğunu sahada tespit edelim” diyerek çağrısını yineledi.

MUŞ'UN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Muş’taki temaslarında özellikle ekonomik sıkıntıların öne çıktığını belirten Arıkan, genç nüfusun kentte tutulamadığını ve üreticilerin ciddi sorunlar yaşadığını ifade etti. Şeker pancarı üreticilerinin fiyatlardan memnun olmadığını dile getiren Arıkan, buna karşın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde farklı konuların gündeme gelmesini eleştirdi.
“İnsanlarımız geçim derdiyle mücadele ederken, Meclis'te pırlanta vergisinin konuşulması ciddi bir çelişkidir” diyen Arıkan, ekonomik önceliklerin yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi.

DIŞ GELİŞMELER VE BÖLGESEL RİSKLER
Arıkan, konuşmasının önemli bir bölümünü dış politika ve bölgesel gelişmelere ayırdı. Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin Türkiye’yi doğrudan etkilediğini belirten Arıkan, İran, Lübnan ve Gazze’deki gelişmelere dikkat çekti.
Bölgede yaşanan çatışmaların giderek derinleştiğini kaydeden Arıkan, “Amerika ve İsrail’in politikaları bu coğrafyada istikrarsızlığı artırıyor. Türkiye’nin bu süreçte daha dikkatli ve hazırlıklı olması gerekiyor” dedi.
Kürecik Radar Üssü üzerinden değerlendirmelerde bulunan Arıkan, bu tür askeri unsurların Türkiye’nin güvenliği açısından yeniden ele alınması gerektiğini savundu. NATO’nun bölgedeki varlığına da değinen Arıkan, son dönemde atılan adımların Türkiye açısından riskler barındırdığını dile getirdi.

“TEK BAŞINA ÇÖZÜM MÜMKÜN DEĞİL"
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunların tek bir siyasi parti tarafından çözülemeyeceğini ifade eden Arıkan, geniş bir toplumsal ve siyasal mutabakatın şart olduğunu söyledi. “Yüzde 50 artı bir sistemde hiçbir parti tek başına hareket edemez. Ortak akılla hareket etmek zorundayız” diyen Arıkan, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.

“SİSTEM ÇÜRÜDÜ, TOPLUM RAHATSIZ”
Arıkan’ın konuşmasında en dikkat çeken başlıklardan biri ise belediyelere yönelik eleştirileri oldu. Son dönemde kamuoyuna yansıyan görüntülerin toplumda ciddi bir rahatsızlık oluşturduğunu belirten Arıkan, sistemin ahlaki açıdan büyük bir çöküş yaşadığını ifade etti.
İktidar ve muhalefet ayrımı yapmadan tüm belediyeleri eleştiren Arıkan, “Sistemin içi boşaltıldı. Ahlaki zemin zayıflatıldı. Bunun sonucunda da bugün yaşanan tablo ortaya çıktı” dedi.
Bu noktada dikkat çeken ve salonda da yankı uyandıran bir değerlendirmede bulunan Arıkan, yerel yönetimlerdeki yozlaşmanın geldiği noktayı şu sözlerle özetledi: “Asfalt dökerken gördüğümüz belediye başkanlarını yakında gündüz kuşağındaki kadın programlarında izlemek zorunda kalacağız.”
Bu ifadelerle kamu yönetiminde yaşanan yozlaşmaya dikkat çeken Arıkan, mevcut gidişatın devam etmesi halinde toplumun kamu kurumlarına olan güveninin daha da sarsılacağı uyarısında bulundu.

“RÜŞVETLE MÜCADELE YENİDEN TESİS EDİLECEK"
Saadet Partisi’nin yönetim anlayışına da değinen Arıkan, geçmişte belediyelerde uyguladıkları ahlaki yönetim modelini yeniden hayata geçireceklerini söyledi. “Rüşvet alan da veren de mel’undur” anlayışını yeniden belediyelere hakim kılacaklarını ifade eden Arıkan, bu ilkenin sadece bir slogan değil, bir yönetim anlayışı olduğunu vurguladı.
2029 seçimlerine işaret eden Arıkan, yerel yönetimlerde yeniden söz sahibi olmayı hedeflediklerini belirterek, ahlak ve maneviyat temelli bir yönetim anlayışını tesis edeceklerini söyledi.
Konuşmasının sonunda Saadet Partisi’nin temel prensiplerine vurgu yapan Arıkan, “Önce ahlak ve maneviyat demeyen hiçbir sistem bu ülkeyi refaha ulaştıramaz” diye konuştu.
Türkiye’nin hem iç hem de dış sorunlarının çözümü için güçlü bir irade ve ortak akıl gerektiğini belirten Arıkan, tüm kesimleri bu sürece katkı sunmaya davet etti.





