HABER49-Soruşturma kapsamında geniş çaplı DNA incelemesi yapılırken, şifreli telefonun çözülmesine yönelik çalışmaların da sürdüğü bildirildi. Aile ise sürecin derinleştirilmesini talep ederek yetkililere çağrıda bulundu.
Van’da 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın aydınlatılması için kapsamlı bir DNA taraması başlatıldı. Yetkililer tarafından oluşturulan listede toplam 2 bin 500 kişinin yer aldığı, bu kişilerden şu ana kadar 425’inin DNA örneklerinin incelendiği öğrenildi. İncelemenin özellikle Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım Mahallesi ile üniversite yerleşkesine komşu Bardakçı köyü çevresinde yoğunlaştığı belirtildi.
Soruşturmanın merkezinde yer alan bu iki bölge, hem olayın gerçekleştiği yer hem de Rojin’in son görüldüğü alanlara yakınlığı nedeniyle kritik önem taşıyor. Uzman ekipler, DNA eşleşmelerinin olası şüphelilere ulaşmada belirleyici olacağını ifade ederken, incelemelerin titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
Ailenin talepleri doğrultusunda kapsamın genişletilmesi de gündeme gelirken, özellikle üniversite çevresindeki erkek bireyler ve bazı iddialara konu olan kişiler üzerinden detaylı analiz yapılması isteniyor. Yetkililer ise soruşturmanın gizliliği kapsamında süreç hakkında sınırlı bilgi paylaşmayı sürdürüyor. DNA analizlerinin sonuçlarının, olayın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu değerlendiriliyor.
Aileden Yetkililere Çağrı: “Telefon Açılmalı, Şüpheler Aydınlatılmalı”
Rojin Kabaiş’in ailesi, yürütülen soruşturmanın daha kapsamlı ilerlemesi gerektiğini belirterek özellikle genç kadına ait şifreli telefonun açılmasının kritik olduğunu vurguladı. Baba Nizamettin Kabaiş, yetkililerle yapılan görüşmelerde taleplerini açık şekilde ilettiklerini ifade ederek, soruşturmanın bu aşamasında en önemli delillerden birinin dijital veriler olduğunu dile getirdi.
Ailenin açıklamalarına göre, Adalet Bakanlığı nezdinde yürütülen temaslarda sürece ilişkin umut verici değerlendirmeler yapıldı. Aile bireyleriyle gerçekleştirilen görüşmelerde, soruşturmanın derinleştirilmesi yönünde adımlar atılacağı belirtildi. Bu gelişmeler üzerine aile, daha önce planladığı protesto eyleminden vazgeçtiğini açıkladı.
Öte yandan aile, yalnızca DNA incelemesiyle yetinilmemesi gerektiğini savunarak, olayın yaşandığı bölgede görev yapan yetkililer ve bazı kişilerin de soruşturma kapsamında değerlendirilmesini talep ediyor. Şüpheli görülen durumların araştırılması gerektiğini belirten aile, özellikle telefonun çözülmesinin olayın seyrini değiştirebileceğine inanıyor.
Soruşturma sürecinde elde edilecek her yeni bulgunun, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin karanlık noktaların aydınlatılmasında önemli rol oynaması bekleniyor.
Tartışmalı İddialar ve Kamera Kayıtları: Soru İşaretleri Artıyor
Soruşturma dosyasında yer alan bazı iddialar ve teknik eksiklikler, kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Aile, olayın gerçekleştiği bölgede kamera sistemlerinin yetersiz olduğunu ve bazı kayıtların silinmiş olabileceğini öne sürdü. Özellikle üniversite çevresindeki güvenlik kameralarının çalışmaması veya görüntü kalitesinin düşük olması, olayın aydınlatılmasını zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Aile tarafından dile getirilen bir diğer önemli konu ise, bazı kişilere yönelik iddiaların yeterince araştırılmadığı yönünde. Bu kapsamda, belirli isimlerin soruşturma sürecinde daha detaylı incelenmesi gerektiği ifade ediliyor. Aile, benzer dosyalarda olduğu gibi bu olayda da tüm ihtimallerin değerlendirilmesini talep ediyor.
Yetkililerin ise teknik incelemeleri sürdürdüğü, kamera kayıtlarının yeniden analiz edildiği ve eksik verilerin tamamlanması için çalışmalar yapıldığı öğrenildi. Ayrıca olayın yaşandığı bölgede sonradan kurulan yeni kamera sistemleri de dikkat çeken detaylar arasında yer aldı.
Kamuoyunun yakından takip ettiği dosyada, elde edilecek teknik bulguların ve DNA analiz sonuçlarının soruşturmanın yönünü belirlemesi bekleniyor.
Rojin Kabaiş Olayı Nasıl Gelişti? Kayıp Sürecinden Bulunuşa Kadar Tüm Detaylar
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde Van’da kaybolduktan sonra günlerce kendisinden haber alınamadı. Ailesinin başvurusu üzerine başlatılan arama çalışmaları, geniş bir alana yayılarak sürdürüldü. Ancak 15 Ekim 2024 tarihinde genç kadının cansız bedeni, Tuşba ilçesine bağlı Mollakasım Mahallesi’nde Van Gölü kıyısında bulundu.
Olayın ardından başlatılan adli süreçte, ölümün nedenine ilişkin detaylı inceleme başlatıldı. Rojin’in cenazesi, otopsi işlemlerinin ardından Diyarbakır’da toprağa verildi. Bu süreçte hem yerel hem de ulusal düzeyde geniş yankı uyandıran olay, kamuoyunun gündeminde uzun süre yer aldı.
Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için değerlendirilirken, özellikle kayıp olduğu süreçte yaşananların detaylandırılması önem taşıyor. Rojin’in son görüldüğü anlar, iletişim kayıtları ve bulunduğu bölgeler üzerinde yoğunlaşan incelemeler devam ediyor.
Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü belirtirken, elde edilen her yeni verinin titizlikle değerlendirildiğini vurguluyor. Kamuoyu ise olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını bekliyor.





