HABER49- Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü Orta Çağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun, uzun süredir üzerinde çalıştığı ve İslam tarihinin az bilinen ancak stratejik öneme sahip iki önemli hanedanını konu alan kitaplarını okurların ve tarih meraklılarının beğenisine sundu.

Doç. Dr. Derya Coşkun, kaleminden çıkan bu iki yeni eserle, Taberistan’ın sarp dağlarından Herât’ın kadim sokaklarına uzanan bir tarih yolculuğu vadediyor. "Bâvendîler" ve "Kert Hanedanı" başlıklarını taşıyan çalışmalar, Orta Çağ İran ve Horasan coğrafyasının siyasi, kültürel ve ekonomik dinamiklerini derinlemesine analiz ediyor.
TABERİSTAN’IN DİRENİŞÇİ MELİKLERİ: BÂVENDÎLER (665-1349)
Doç. Dr. Coşkun, bu eserinde Taberistan bölgesinin neden tarih boyunca merkezi otoritelere zorluk çıkardığını ve Bâvendîlerin bu coğrafi yapıyı nasıl bir stratejik dehaya dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Sâsânîlerden Selçuklulara kadar uzanan bir çizgide; pragmatik siyaset anlayışları, bilim ve ticarete verdikleri önemle Bâvendîlerin bölgedeki silinmez izleri bu kitapta toplandı.
HERÂT’TAN YÜKSELEN IŞIK: KERT HANEDANI (1245-1389)
İkinci eser ise okuyucuyu Herât merkezli Kert Hanedanı’nın dünyasına götürüyor. Moğol istilası altındaki zorlu süreçlerde hayatta kalma mücadelesi veren, İlhanlılar ve Çağataylılar arasındaki dengeleri gözeterek bağımsızlık peşinde koşan Kertlerin hikayesi, aynı zamanda bir medeniyet inşasının da öyküsü. Kitap, Herât’ın Timurlular döneminde bir "kültür başkenti" haline gelmesinden önceki temel taşlarını kimlerin döşediğini ortaya koyuyor.

TARİHSEL MİRAS VE AKADEMİK TİTİZLİK
Her iki eser de sadece askeri başarıları değil, medreselerden hanlara, ticari canlanmadan bilimsel teşviklere kadar geniş bir yelpazede yerel hanedanların medeniyete katkılarını ele alındı. Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde yürütülen nitelikli çalışmalar, Türk tarihçiliğinin bölge tarihlerine dair literatürünü zenginleştirmesi açısından büyük önem taşıyor.
Tarihin derinliklerine ve Orta Çağ’ın gizemli hanedanlarına ilgi duyan tüm okurlar için Doç. Dr. Derya Coşkun’un bu iki eseri, kütüphanelerin baş köşesinde yer almaya aday.





