HABER49- Anadolu’nun kültürel dokusunu polyester ve epoksi ile yeniden şekillendiren 65 yaşındaki Turan Beyaztaş, sanat serüvenini Muş’ta bir "Sanat Evi" ile taçlandırmak istiyor. Şehrin sokaklarına estetik bir imza atmaya hazırlanan Beyaztaş, unutulmaya yüz tutmuş tarihi değerleri sanatla ölümsüzleştirmeyi hedefliyor.
SANATIN DİLİYLE MUŞ’UN TARİHİNE YOLCULUK
Bursa’da aldığı sanat eğitimini memleketi Muş’a taşıyarak 35 yıldır dekoratif aydınlatmalardan anıtsal heykellere kadar geniş bir yelpazede eserler üreten Turan Beyaztaş, kent estetiğine katkı sunmaya devam ediyor. Bulanık’tan Hasköy’e kadar birçok noktada iz bırakan sanatçı, günümüzde ise "Alparslan" figürü ve özgürlük temalı çalışmalarıyla kentin sanatsal kimliğini güçlendiriyor.
"İMKÂNSIZLIK SANATIN ÖNÜNDE ENGEL DEĞİL"
Tüm üretim sürecini kısıtlı atölye imkânlarına rağmen büyük bir tutkuyla yürüten Beyaztaş, "Gençlerin ve kadınların sanata olan ilgisi muazzam, ancak doğru altyapı ve malzeme desteği olmadan sürdürülebilir bir sanat iklimi yaratmak oldukça güç. En büyük hedefim, bu yetenekli gençlerle bir araya gelebileceğimiz ve Muş’un tarihi dokusunu sergileyebileceğimiz bir sanat evi kurmak" dedi.
TARİHİ MİRASA MODERN BİR DOKUNUŞ
Muş’un mimari ve tarihi mirasını magnetlerden maketlere, biblolardan şömine tasarımlarına kadar farklı formatlarda yeniden yorumlayan sanatçı Bayaztaş, şehrin turistik değerini sanatsal bir bakış açısıyla artırmayı amaçlıyor. Beyaztaş’ın kurmayı hedeflediği sanat evi, sadece bir atölye değil, aynı zamanda kentin belleğini koruyan bir merkez olmayı vaat ediyor.
Muş’un sokaklarını bir açık hava müzesine dönüştürme idealiyle çalışmalarını sürdüren Turan Beyaztaş, imkânların genişletilmesi halinde bölgenin sanatsal dönüşümüne öncülük etmeye hazır.