HABER49- Muş Devlet Hastanesi’nde görev yapan Üroloji Uzmanı Dr. Rıfat Burak Ergül, Ramazan ayında su tüketiminin böbrek sağlığı açısından önemine dikkat çekti. Haber49 ekibine açıklamalarda bulunan Dr. Ergül, oruç tutarken suyun doğru şekilde tüketilmesinin önemini ve böbrek taşlarıyla ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
RAMAZAN’DA SUSUZ KALMAK BÖBREKLERE ZARAR VERİR Mİ?
Dr. Ergül, sağlıklı bireylerde kısa süreli susuzluğun genellikle kalıcı hasar oluşturmadığını belirterek, risk gruplarına dikkat çekti:
"Böbrek taşı olanlar, daha önce taş düşürenler, kronik böbrek hastalığı olanlar ve diyalize girenler, yaşlılar ve diyabet hastaları mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutup tutmamaya karar vermelidir. Her hasta aynı değildir. Böbrek fonksiyonuna, mevcut hastalığın derecesine ve kullanılan ilaçlara göre karar kişiye özel verilmelidir."
BÖBREK TAŞI OLANLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ?
Taş hastalığı olan kişilerle ilgili uyarılarda bulunan Dr. Ergül, orucun kontrollü şekilde tutulabileceğini söyledi:
"Eğer aktif idrar yolu enfeksiyonu, şiddetli ağrı ya da yeni başlamış bir taş atağı yoksa, çoğu hastamız kontrollü şekilde oruç tutabilir. Ancak gün içinde aşırı susuzluk yaşayan, sık taş düşüren, daha önce özellikle yaz aylarında taş atağı geçirmiş olan, tek böbreği bulunan veya böbrek fonksiyon testlerinde bozulma saptanan kişiler mutlaka doktoruna danışarak karar vermelidir. Unutmayalım: Taş hastalığı kişiye özeldir. Taşın boyutu, yeri ve böbreğin çalışma durumu önemlidir. Her hasta için karar aynı değildir."
İFTAR VE SAHUR ARASINDA SU TÜKETİMİ
Ramazan’da suyun nasıl tüketilmesi gerektiğini anlatan Dr. Ergül, planlı ve dengeli içmenin önemine vurgu yaptı:
"Bir insan günde en az 2–2.5 litre su tüketmelidir. Bir su bardağı yaklaşık 200 ml’dir. Yani günde yaklaşık 10–12 su bardağı su içmeliyiz. Ama önemli olan suyu bir anda değil, zamana yayarak içmek. Yani planlayarak içmek; iftarda 2 bardak (400 ml), yemekten 1 saat sonra 2 bardak (400 ml), gece ara ara 3–4 bardak (600–800 ml), sahurda 2–3 bardak (400–600 ml). Böylece toplamda 2–2.5 litreye ulaşılır. Bir anda 1 litre su içmek böbreğe ekstra fayda sağlamaz. Önemli olan, sıvıyı iftar ile sahur arasına dengeli şekilde yaymaktır."
ÇAY VE KAHVE SU YERİNE GEÇER Mİ?
Dr. Ergül, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını dile getirerek şöyle konuştu:
"Çay ve kahve suyun yerini tutmaz. Aksine, hafif idrar söktürücü etkiye sahiptir. Özellikle sahurda fazla çay veya kahve tüketimi gün içinde daha fazla susamaya, idrarın koyulaşmasına neden olabilir. Unutmayalım! Çay içebiliriz ama suyun yerine koyamayız."
İDRAR RENGİ SUSUZLUĞUN GÖSTERGESİDİR
Ramazan’da susuzluğun en önemli takip kriterlerinden birinin idrar rengi olduğunu söyleyen Dr. Ergül, renkleri şu şekilde açıkladı:
"Açık saman sarısı → İdeal, yeterli sıvı almışsınız.
Koyu sarı / turuncuya yakın → Susuz kalmış olabilirsiniz.
Çok koyuysa → Yetersiz sıvı alımını düşündürür.
Eğer idrar kırmızı veya kan rengindeyse, mutlaka bir doktora başvurmalısınız.
Basit kural: İdrar ne kadar koyuysa, vücudunuz o kadar susuzdur. Ramazan’da hedefimiz, iftar ile sahur arasında yeterli su içerek idrar rengini olabildiğince açık tutmaktır."
BÖBREK TAŞI OLUŞUMUNU ÖNLEMEK İÇİN 4 ALTIN KURAL
Dr. Ergül, taş oluşumunu azaltmak için uygulanması gereken temel kuralları şöyle sıraladı:
"1. Yeterli su içmek; günde en az 2–2.5 litre su. Hedefimiz idrarın açık renkte olmasını sağlamaktır.
2. Tuzu azaltmak; fazla tuz, idrarda kalsiyum atılımını artırır ve taş riskini yükseltir. Özellikle salamura, turşu, işlenmiş gıdalara dikkat edilmelidir.
3. Gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durmak; özellikle kola ve benzeri içecekler taş riskini artırabilir.
4. Düzenli kontrol yaptırmak; taş hastalığı geçiren kişiler metabolik değerlendirme yaptırmalıdır."
DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Taş hastalığı ve su tüketimiyle ilgili sık yapılan yanlışları da dile getiren Dr. Ergül, uyarılarda bulundu:
"Çok su içtim, taş oluşmaz demeyin; evet su çok önemlidir fakat tek başına yeterli değildir. Tuz, beslenme ve metabolik durum da önemlidir.
Çay suyun yerini tutar → Tutmaz!
Taş varsa mutlaka ameliyat gerekir → Hayır, birçok küçük taş kendiliğinden düşebilir. Karar taşın boyutuna ve yerine göre verilir.
Ağrım yoksa taş zararsızdır → Yanlış. Bazı taşlar sessizce böbreğe zarar verebilir.
Ramazan’da suyu sahurda topluca içerim yeter → Hayır, suyu iftar ile sahur arasına yaymak gerekir.
Aktarlardan alınan otlar veya 'şifalı sular' böbrek taşına iyi gelir mi? Bazı bitkiler hafif idrar artırıcı etki yapabilir. Ancak dozu bilinmez, içeriği standart değildir, böbreğe zarar verebilecek maddeler içerebilir. Bazı otlar potasyumu yükseltebilir ve böbrek kaybına neden olabilir. Özellikle kronik böbrek hastaları ve tek böbreği olanlar bu ürünleri doktoruna danışmadan kullanmamalıdır. Unutmayalım, 'doğal' olması 'zararsız' olduğu anlamına gelmez."
ŞİFALI VE MADEN SULARI
Dr. Ergül, maden suları ve doğal kaynak suları hakkında da uyardı:
"Maden suyu kontrollü ve ölçülü tüketildiğinde genellikle faydalıdır. Ancak doğadaki bazı kaynak suları yüksek sodyum veya kalsiyum içerebilir, hijyenik değilse enfeksiyonlara kaynak olabilir. Özellikle kronik böbrek hastaları, tek böbreği olanlar, diyaliz hastaları ve tansiyon hastaları doğal kaynak sularını veya yüksek mineralli maden sularını doktoruna danışmadan tüketmemelidir. Unutmayalım, 'doğal su' ifadesi, her zaman güvenli ve herkese uygun olduğu anlamına gelmez. Her suyun mineral içeriği farklıdır. Bazı sular bazı hastalara faydalı olabilirken, bazı hastalarda risk oluşturabilir."
ÇOCUKLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ?
Çocukların oruç tutmasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Dr. Ergül, sağlık önceliğine dikkat çekti:
"Çocuklarda oruç, dini olarak ergenlik çağıyla birlikte farz olur. Bu da genellikle 12–15 yaş civarındadır. Ancak her çocuk aynı değildir. Tıbbi açıdan baktığımızda, sağlıklı bir çocuk kısa süreli oruçtan genellikle kalıcı zarar görmez. Fakat büyüme çağındaki çocuklarda uzun süreli susuzluk dikkat gerektirir. Özellikle böbrek hastalığı olan, tek böbreği bulunan, sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren, taş hastalığı olan ya da diyabeti bulunan çocuklar mutlaka doktora danışmalıdır. Aşırı halsizlik, baş dönmesi, bayılma hissi, idrar miktarında belirgin azalma gibi durumlarda çocuk zorlanmamalıdır. Gerekirse oruç bozulmalıdır. Sağlık her şeyden önce gelir. Çocuklarımızın sağlığı her şeyden önce gelir. Oruç bir bilinç ve hazırlık sürecidir; sağlık riske atılmamalıdır."
Dr. Ergül sözlerini şöyle tamamladı: "Ramazan ibadet ayıdır ama sağlığımız da bize emanettir. Su tüketimini doğru planlayarak hem orucumuzu tutabilir hem de böbrek sağlığımızı koruyabiliriz."