HABER49- Muş’un Korkut ilçesinde düzenlenen 8. Lale Festivali’nde Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık’ın daveti üzerine sahneye çıkarak büyük ilgi gören Muşlu sanatçı Hülya Bozkaya, konser sonrası www.haber49.net ekibine özel açıklamalarda bulunarak hastalık sürecinde yaşadıklarını anlattı.

Kanseri iki kez yenen sanatçı, bu süreci “ölümle mücadele” olarak tanımlarken, yaşadıklarının kendisini nasıl değiştirdiğini detaylarıyla paylaştı.
“ÖLÜMLE TANGO YAPTIM"
Haber49 mikrofonlarına konuşan Hülya Bozkaya, hayat hikâyesinden hastalık sürecine kadar birçok detayı şu sözlerle anlattı:
“1974 İstanbul doğumluyum. Eyüp’te doğdum ama kökenim Muş Varto’dur. Vartoluyum ben. Yaklaşık 2000 yılından beri İstanbul’da albümlerimiz, sahne çalışmalarımız, konserlerimiz ve müzikseverlerle gönül birliği içindeydik. Uzun süre televizyon programı yapımcılığı yaptım. Birçok bekar çifti evlendirdim ve onların hayır dualarını aldım. Türkiye’de ilk gerçek evlilik programını biz yapmıştık. Ardından sahneler, konserler ve turneler derken bir dönem geldi ve amansız bir hastalığa yakalandım. Yaklaşık 5 yıl boyunca kanser tedavisi gördüm. Bu süreçte Haşim Başkan ve ekibi beni hiç yalnız bırakmadı. Sürekli aradılar, ilgilendiler, ‘Bir ihtiyacın var mı?’ diye sordular. 5 yıl çok uzun bir süreçti. Kanser hastaları bunun ne demek olduğunu çok iyi bilir. Bazen umudun kalmadığını düşünürsünüz. Aslında ölümle dans edersiniz. Ben buna ‘ölümle tango’ diyorum. Ben 5 yıl ölümle tango yaptım ama ‘Sen pistten çekil, o pist bana ait’ dedim.”

Bozkaya, “Yüce Allah nasip etti, ‘Ol’ dedi ve mucizesini yaşattı. Ağır ameliyatlar ve tedavilerden sonra tamamen iyileştim.14 yıl önce burada yine bir festival yapmıştık. 15 yıl sonra ve 5 yıl sahnelerden uzak kaldıktan sonra yeniden sevenlerimle buluşmak beni çok mutlu etti. Başkanın davetini büyük bir heyecanla kabul ettim. Sevenlerime ‘Geliyorum’ dedim. Korkut’a geliyorum dedim. Koyunlar sağılsın, tandırlar yapılsın, yoğurtlar mayalansın, Hülya Bozkaya geliyor dedim” ifadelerini kullandı.

“KENDİMİ HİÇ HASTA OLARAK GÖRMEDİM"
Bozkaya, yaşadıklarının sıradan bir hastalık sürecinden çok daha ağır olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Bu süreçte birçok insan benimle görüşmek istedi, nasıl iyileştiğimi öğrenmek istedi. Çünkü ben bir umut oldum. Çok ağır bir süreçti. 8 ay ince bağırsağım dışarıdaydı. Buna rağmen sosyal hayattan kopmadım, videolar çektim, paylaşımlar yaptım. Kendimi hiçbir zaman hasta olarak görmedim. Hastalığı kabul etmedim. Bedenimle konuştum. ‘Ben hastayım, öleceğim’ derseniz her şey kötü gider. Ama inanırsanız bedeniniz savaşır. Şu anda da immünoterapi alıyorum. Bu tedavi bağışıklığı güçlendirerek vücudun kendisinin savaşmasını sağlıyor. Doğru doktor, doğru tedavi ve doğru yaklaşım çok önemlidir. Panik yapmamak gerekir. Ben umut kesilmiş bir vakaydım ama bugün yeniden sahnedeyim. Artık her şeyi oluruna bırakıyorum. Hayatın tadını çıkarmak gerektiğine inanıyorum. Hayat sadece nefes almak değildir; paylaşmaktır, el uzatmaktır, yardım etmektir.”
Hastalık süresince hastane odalarında moral verdiğini belirten Bozkaya, “Bu süreçte hastane odalarında bile moral vermeye çalıştım. En zor zamanlarda bile müzik yaptım, üretmeye devam ettim. Bundan sonra da konserler, etkinlikler ve özellikle gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapmak istiyorum. Hayat paylaştıkça güzeldir. Eğer bir insana dokunabiliyorsak, işte o zaman insan oluruz" dedi.

“ONUN MÜCADELESİ HEPİMİZE UMUT OLDU”
Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık da sanatçının hastalık sürecine yakından tanıklık ettiklerini belirterek şunları söyledi:
“2014 yılından beri ilçemizde festival düzenliyoruz. Lale Festivali kapsamında kendi toprağımızdan sanatçılarla buluşmak istedik ve ilk festivalimizi Hülya Hanım ile başlattık. Bu organizasyon ilçemizin ve ilimizin turizmine ve ekonomisine katkı sağladı. Yıllar içinde 3-5 bin, hatta bazı yıllar 10 bine yakın katılım oldu. Hülya Hanım’ın rahatsızlık sürecini öğrendik ve onu yalnız bırakmamaya çalıştık. İyileştiğini duyunca tekrar ilçemizde görmek istedik. Bu kapsamda kendisini 8. Lale Festivali’ne davet ettik. Kendisi maddi hiçbir karşılık beklemeden geldi. ‘O sahneden zevk aldım, o havayı yeniden yaşamak istiyorum. Onun iyileşmesi hepimize umut oldu. Kanserin yenilebileceğini gösteren önemli bir örnek oldu."








