HABER49-Yıllardır bölgedeki sosyal olayları yakından takip eden Arslan, bu kez yaşanan gerçekleri edebiyat diliyle anlattı. Kitapta, Ağrı’nın köylerinde büyüyen Sarey isimli genç bir kızın yaşam hikayesi ele alınıyor. Küçük yaşta batı illerine gelin olarak gönderilen Sarey’in yaşadığı zorluklar, romanın temel konusunu oluşturuyor.
Hüseyin Arslan, romanın önsözünde yer verdiği “Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı” sözleriyle dikkat çekiyor. Yazar, eserinde yalnızca bir hayat hikayesi değil, aynı zamanda bölgenin toplumsal gerçeklerini de anlatıyor.
“Doğunun Kızı” romanında çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarının yaşadığı travmalar, yoksulluk, baskı ve aidiyet sorunları sade bir dille aktarılıyor. Roman, toplumsal sorunlara dikkat çeken yönüyle öne çıkıyor.
Hüseyin Arslan’ın gözlem ve bölge gerçeklerinden yola çıkarak kaleme aldığı “Doğunun Kızı”, seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okuyucularla buluştu.




