HABER49-İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı”na katıldı. Muş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Erdoğan, bu yıl 23 Nisan’ın hüzünlü bir atmosferde geçtiğini ifade ederek, Kahramanmaraş’ta yaşanan büyük felaketin derin üzüntü yarattığını dile getirdi.

Erdoğan, "Biz de hem cenazelerinde hem taziyelerinde yanlarında olduk. Bir eğitimci, bu konularla çok ilgili dertli bir insan olarak muhakkak bulunmak istedim. Cumhurbaşkanımız da gitmemizi uygun gördüler ve halen hastanede olan çocuklarımızı da ziyaret ettik" diye konuştu.
Tarifi olmayan bir acının yaşandığını belirten Erdoğan, "Allah kimseye yaşatmasın. Allah korusun ama belki de milletçe bir uyanma vesilesi olsun diye dua ediyorum. Bazen bir musibet, bir nasihatten evladır derler. Çocuklarımızın ne kadar önemli olduğunu, ne kadar kırılgan bir dönemde çocuk yetiştirdiğimizi unutuyoruz. Bunun sadece anne babanın, sadece okuldaki öğretmenin işi olmadığını artık kabul etmemiz lazım. Yani işte ben çocuğu okula verdim, gerisini anlamam. İşte öğretmen değil misin sen? Bu iş böyle değil. Bu iş bütün toplumun paydaşı olduğu bir iş. Böyle görmemiz lazım. Bizim geleneğimizde de böyle. Peygamber Efendimiz de bize böyle öğretmiş. Mesela çocuklara hoşluk olsun, espri olsun diye bile yalan söylememeyi Peygamberimizden öğreniyoruz. Yani böyle yetişen bir çocuk yalancı olur mu? Ama toplumdaki herkesin bunu uygulaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ÖĞRETMEN OLMADIKTAN SONRA BİZ NEYİ KONUŞABİLİRİZ Kİ?”
Sosyal medya düzenlemesinin mecliste olduğu süreçte okul saldırılarının gerçekleştiğini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Korkarım eğer bu iş olmasaydı mecliste bu düzenleme kim bilir ne kadar sulandırılacaktı, kim bilir ne kadar zayıflatılacaktı, kim bilir geçmesi kaç hafta sürecekti. Maalesef millet olarak da çocuklarımızı korumak için bu ülkeyi yönetenlerin, oy verdiklerimizin, meclisteki temsilcilerimizin, bakanlarımızın yapmak istedikleri düzenlemeleri, yapılması gereken düzenlemeleri yapması konusunda daha çok talepkar olmamız lazım. Buna engel olanları, bunu yavaşlatanları da 'Bak engel olan da bu' dememiz lazım diye düşünüyorum çünkü artık çok zaman kaybettik. Çocuklarımızı korumak için halen zamanımız var şeylerini geçtik artık. Bu işi biz 25-30 sene önce iyi bir yola koyabilseydik bugün daha iyi bir noktada olurduk. Milli Eğitim Bakanlığımız bundan önce okulların önüne güvenlikle ilgili bir tedbir almak istediği zaman ilgili kuruluş çıkıyor, 'Biz okullarda güvenlik istemiyoruz.' Ondan sonra aynı kuruluş öğretmenleri okula sokmuyor. Düşünebiliyor musunuz? Üzülerek söylüyorum. Kahramanmaraş'ta anneler taziyelerde yanımıza gelip 'Ben çocuğumu nasıl okula koyacağım şimdi?' dediğinde öğretmenin okula gitmediği yerde ben acaba bu anneye ne diyebilirim diye gerçekten kendimi çok kötü hissettim. Onlar da inşallah yaptıkları hatanın farkına vardılar çünkü öğretmen olmadıktan sonra biz neyi konuşabiliriz ki?"

“ÖĞRETMENE ÖĞRETMENLİK ÖĞRETMEYECEĞİZ”
Erdoğan, "Bize yol gösterecek olan öğretmen. Yani okulda bir şey oldu öğretmene gittik. Öğretmen bize nasıl davranmamız gerektiğini söyleyecek. Biz öğretmene öğretmenlik öğretmeyeceğiz. Böyle bir yerde öğretmenin elini taşın altından çekmesi mümkün olabilir mi? Yani ben çocuklarımın yanında olmak istiyorum diyen öğretmene 'Hayır, sen gitme okula' demek, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu salgın döneminde de yaşadık. Nice cefakar, fedakar eğitim gönüllüleri salgın zamanında çocuklarından ayrı tutuldular. Dolayısıyla bizim öğretmenlerimizi destekleyici rolde eğitime destek olmamız da lazım. Kahramanmaraş olaylarının ardından bir çocuk bayramının gününde belki daha çok düşünmemiz gereken, daha çok kafa yormamız gereken meseleler diye bunlardan başlamak istedim" şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN SAVUNMA HATTINI TÜRKİYE’NİN DIŞINDA KURMAMIZ LAZIM”
Dünyanın karanlık bir dehlize yol aldığını, Ukrayna'da, Lübnan’da savaşların olduğunu, Gazze'de soykırım yaşandığını, yaşadıkları bölgenin halinin 50 yıldır böyle olduğunu anlatan Erdoğan şöyle devam etti:
"Böyle bir bölgede Türkiye olarak eğer biz güvende olmak istiyorsak sadece kendi emniyetimizi düşünüyorsak dahi Türkiye olarak biz çok güçlü durmak zorundayız. Türkiye olarak kendi güvenliğimizi sağlamak istiyorsak aynı zamanda bölgemizdeki bütün ülkelerin de güvenliğini sağlamak için çalışıyor olmamız lazım. Yani Türkiye'nin artık savunma hattını bizim Türkiye'nin dışında kurmamız lazım. Balkanlar'da, Orta Doğu'da, Kuzey Afrika'da, Kafkaslar'da kurmamız lazım. Oraların istikrarı, oraların stabil olması, oraların müreffeh olması, oraların huzurlu olması aslında Türkiye'nin güçlü ve huzurlu olmasının teminatı olacak. Bunu yapacak gücümüz var mı? O güce erişiyoruz Allah'ın izni ile. İşte o güce erişen Türkiye olarak eğer biz çocuklarımızı kaybedersek, çocuklarımızı böyle bir mefkure, böyle bir tahayyül ufkuna hazırlayamazsak bunları başaramayız. Bunların altı boş kalır."

“ÜLKEMİZİN ÖNÜNE 30 YILLIK BİR UFUK KOYUYORUZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine bir ufuk çizdiğini dile getiren Bilal Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız bize 2023 hedefleri dediği zaman 3 sene sonrasını görmeyen bir Türkiye olmaktan biz buraya geldik. Cumhurbaşkanımız bize 10 yıllık bir ufuk verdi o zaman. Ne dedi başka? 2053 hedefleri dedi. Başka ne dedi? 2071 hedefleri dedi. Bir millet 1 yıl sonrasını görememekten 10 yıl sonrasını görmeye başladı. 2023'te hamdolsun bu kadar global küresel finansal kriz olmasına rağmen, bu kadar bölgemizde savaşlar, çatışmalar olmasına rağmen o gün için çok iddialı hedeflerimize büyük oranda ya ulaştık, ya yaklaştık. Dolayısıyla hamdolsun iyi bir imtihan verdik. Yani normal zamanlar olsaydı biz 2023 hedeflerinin hepsini belki de yakalayıp geçecektik. Şimdi önümüzde 2053 var. Nedir? 30 yıllık bir ufuk koyuyoruz ülkemizin önüne. Ne demek 30 yıllık ufuk? Demek ki bugünün çocukları işte orta yaşta olduğu zaman onların Türkiye'sinin ufku. Nedir Türkiye Yüzyılı? 21. yüzyıla damgasını vuran, 21. yüzyılda dünyanın meselelerine tesir eden Türkiye Cumhuriyet’in 2. yüzyılını taçlandırmış bir Türkiye" diye konuştu.

“HER YERDE ALPARSLAN İÇİN DUALAR EDİLİYOR”
Bugün Malazgirt’in yanı başında Muş’ta olduklarını, herkesin Sultan Alparslan'ı hayırla yad ettiğini söyleyen Erdoğan, “Sultan Alparslan'ın böyle bir isim yapmasının nasıl bir cesaretle mümkün olduğunu hepimiz takdir edebiliyoruz değil mi? Onun için bütün Müslüman camilerinde sadece Alparslan'ın yönettiği topraklarda değil, onun da ötesinde her yerde Alparslan için dualar ediliyor. Bütün Müslümanların gönüllerini birleştirebilmiş bir liderlik, bir komutanlık sergiliyor Alparslan” dedi.












