HABER49- Ticaret Bakanlığından alınan bilgiye göre, Anayasa Mahkemesi, elektronik ticaret yoluyla satın alınan ayıplı mal nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini talebiyle açılan davaya ilişkin 2 Haziran'da yayımlanan kararla, "Aracı hizmet sağlayıcılarını ayıplı mala ilişkin tüketici haklarından (seçimlik haklar ve tazminat)" muaf tutan ibare ile "Aracı hizmet sağlayıcılarının platform üzerinde sunulan içerik ve içeriğe konu mal ya da hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu olmadığı" ibarelerini iptal etti. İptal kararı, Mart 2027'de yürürlüğe girecek.
Ticaret Bakanlığının bu karar sonrasında e-ticaret platformu temsilcileriyle toplantı yaptığı ve mevcut duruma ilişkin çalışma planlandığı bildirildi. Çalışmada, e-ticaret sektörünün büyüme ivmesini zedelemeden, tüketici güvenini merkeze alan ve adil işleyen sürdürülebilir bir model inşa etmek için tüm paydaşlarla ortak akılla hareket edileceği belirtildi.
Yürürlükteki düzenlemede e-ticaret platformları, ayıplı ürün nedeniyle herhangi bir sorumluluk taşımıyordu.
"E-ticaret yapan 634 bin işletmenin yaklaşık yüzde 75'i şahıs işletmesi"
Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tüketici sözleşmelerinde aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını düzenleyen kısmının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, 9 ay sonra yürürlüğe gireceğini söyledi.
İptal edilen hükümlerin yerine nasıl bir düzenleme geleceğinin henüz net olmadığını belirten Çevikoğlu, kararın yayımlanmasından kısa süre sonra Ticaret Bakanlığı yetkilileriyle görüştüklerini dile getirdi. Çevikoğlu, "Bakanlığımız öncülüğünde tüketici güvenini merkeze alan, adil ve aynı zamanda sektörün büyümesini teşvik edecek nitelikteki çalışmalara öneriler hazırlıyoruz." dedi.
Çevikoğlu, e-ticaret platformlarının, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için kritik rol oynadığına, işletmelerin bu platformlar sayesinde ürünlerini çok daha geniş tüketici kitlesine ulaştırabildiğine işaret etti. Türkiye'de e-ticaret yapan 634 bin işletmenin yaklaşık yüzde 75'inin şahıs işletmesi olduğuna dikkati çeken Çevikoğlu, bu yapının e-ticaret ekosistemi için çok önemli olduğunu söyledi.
"Dolandırıcılığı önlemek için yeni kural ve tedbirler bekleniyor"
Karar sonrasında pazaryerlerinin beklentisinin, özellikle dolandırıcılık faaliyetlerini önlemek ve kendilerine yöneltilebilecek sorumlulukları yönetebilmek için bazı yeni kural ve tedbirler getirilmesi olduğunu belirten Çevikoğlu, şunları ifade etti:
"Buradaki temel risk, tedbirlerin küçük satıcılar açısından e-ticarete giriş ve faaliyet gösterme koşullarını zorlaştırmasıdır. Örneğin, pazaryerlerinin satıcılardan teminat veya benzeri güvenceler talep etmesi halinde sayılarının 500 bine yaklaştığını tahmin ettiğimiz küçük ve orta ölçekli e-ticaret satıcıları, ciddi bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kalabilir. Bu da e-ticaretin en önemli faydalarından biri olan küçük işletmelerin büyük pazarlara açılabilme imkanını zayıflatacak. Kararın bir diğer önemli etkisinin de küçük e-ticaret platformları üzerinde ortaya çıkacağını öngörüyoruz. Türkiye'de satıcılar, çoğunlukla birden fazla pazaryeri üzerinden satış yapıyor. Bu durum, küçük ve orta ölçekli platformların da satıcılarla çalışabilmesini ve pazarda büyük platformlara karşı rekabetçi bir alternatif oluşturabilmesini sağlıyor."
Çevikoğlu, pazaryerlerinin satıcılardan teminat istemeye başlaması durumunda satıcıların birden fazla platformda faaliyet göstermesinin maliyeti artıracağını, bunun da özellikle küçük satıcılar açısından sürdürülebilir olmayacağını dile getirerek, böyle bir durumda satıcıların en çok satış yaptıkları büyük platformlarla çalışmayı tercih edeceklerini söyledi.
Bu durumun, küçük platformların satıcı çekmesini ve mevcut satıcılarını korumasını zorlaştıracağını ifade eden Çevikoğlu, pazarda rekabetin azalacağını ve e-ticaret ekosisteminin daha yoğunlaşmış bir yapıya doğru evrileceğini kaydetti.




