HABER49-Van Gölü Havzası’nda geçmişte tarımsal faaliyetlerin zamanını belirleyen mevsim düzeni, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle değişmeye başladı. Son yıllarda kuraklık ve yağış rejimindeki farklılıklar, bölgenin iklim yapısını da etkiliyor. Önceki yıllarda uzun süreli iklim gözlemlerine dayanarak yağışların, kar yağışının ve soğuk havanın ne zaman etkili olacağını büyük ölçüde tahmin edebilen bölge halkı, bu bilgiler doğrultusunda ekim ve hasat dönemlerini belirliyordu. Ancak mevsimlerin alışılmış seyrinden uzaklaşması, geçmişten gelen bu iklim deneyimine göre hareket etmeyi güçleştiriyor.
Son yıllarda kuraklıkla karşı karşıya kalan Van Gölü Havzası, 2026 yılında yaz mevsimi dışında daha yağışlı bir dönem geçirdi. Kış, ilkbahar ve sonbahar aylarında görülen yağışlar, doğanın yeniden yeşermesine katkı sağladı. Ancak uzmanlar, bir yılın yağışlı geçmesinin iklim değişikliğinin etkilerinin sona erdiği anlamına gelmediğini vurguluyor.
"Mevsim hafızası artık yeterli olmayacak"
İHA muhabirine konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, geçmişte insanların uzun yıllara dayanan iklim bilgilerine göre tarımsal faaliyetlerini planladığını ifade etti.
Yağış, sıcaklık, karın yerde kalma süresi ve soğuk havaların başlangıç-bitiş dönemlerinin geçmişte büyük ölçüde tahmin edilebildiğini belirten Alaeddinoğlu, insanların ekim ve hasat zamanlarını da bu öngörülere göre belirlediğini söyledi.
Bu iklim düzeninin artık önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Alaeddinoğlu, geçmişte alışılan hava koşullarına dayanarak gelecek yılların ekim ve hasat dönemlerini belirlemenin zorlaşacağını kaydetti. Alaeddinoğlu, bu süreçte bilim insanlarının ve karar vericilerin vatandaşlara yol göstermesi gerektiğini dile getirdi.
"Geçmişte alıştığımız tarımsal düzen değişiyor"
Bölge halkının hâlâ geçmişten gelen iklim bilgilerine göre özellikle ekonomik faaliyetlerini şekillendirdiğini belirten Alaeddinoğlu, 20-30 yıl önce bu dönemlerde çiftçilerin gelecek yılın tarımsal hazırlıklarını yaparak buğday ektiğini ve kar yağışını beklediğini anlattı. Karın ardından ilkbaharda ekinlerin yeniden yeşerdiğini ve ürün verdiğini hatırlatan Alaeddinoğlu, bugün aynı tahminleri yapmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Önümüzdeki aylarda, aralık ve ocak dönemlerinde mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıkların görülebileceğini belirten Alaeddinoğlu, bölgeyi etkileyen sıcak hava dalgalarının sayısının arttığını söyledi. Bu dalgaların sıcaklıkları yükselttiğini kaydeden Alaeddinoğlu, erken ekilen ürünlerin kış aylarında soğuk havayla karşılaşması durumunda zarar görebileceğini, hatta tamamen yok olabileceğini belirtti.
"İklimin büyük ölçüde Akdeniz iklimine dönüşeceğini öngörüyoruz"
2026 yılının yağış açısından olumlu geçtiğini ancak bunun gelecek yıllar için yanıltıcı olmaması gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, yaz mevsimi dışında kış, ilkbahar ve sonbahar aylarının yağışlı geçtiğini, bunun da doğanın yeniden yeşermesini sağladığını söyledi.
Bölgeye sıcak hava dalgalarının girmeye devam ettiğini ve iklimin değiştiğini belirten Alaeddinoğlu, yakın gelecekte havzanın ikliminin büyük ölçüde Akdeniz iklimine dönüşmesini beklediklerini ifade etti. Bu değişimle birlikte yaz aylarının daha sıcak ve kurak geçeceğini kaydeden Alaeddinoğlu, gerekli önlemlerin şimdiden alınması gerektiğine dikkat çekti.
"Doğru yönetemezsek ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz"
İklim değişikliğine karşı bilimsel veriler doğrultusunda hareket edilmesi ve su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi gerektiğini belirten Alaeddinoğlu, su ihtiyacının önceden belirlenmesini ve sürekli takip edilmesini sağlayacak bir sistem kurulmasının önemini vurguladı.
Verilerin düzenli olarak toplandığı ve değerlendirildiği bir yönetim mekanizmasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Alaeddinoğlu, Van Gölü Havzası’nın kapalı bir havza olduğuna işaret ederek, su kaynaklarının ve havzanın mevcut durumunun doğru yönetilmemesi halinde gelecek yıllarda ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu.





