Hem öğrenciler, hem veliler, hem de eğitimciler olarak 2024-2025 yeni eğitim-öğretim yılına başlamanın tatlı telaşını ve heyecanını yaşadıklarını söyleyen Psikolojik Danışman Yağmur Er, eğitimde kalitenin yükseltilmesi için, eğitim sisteminin küreselleşen dünyanın şartları ve toplumun beklentileri doğrultusunda çağdaş ölçütlere kavuşturulmasını, ezbercilikten uzak, teknoloji ve bilimden yana, insanı temel alan çalışmaları yeni eğitim öğretim döneminde de kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, okul öncesi eğitimin önemine yönelik bilgilendirmelerde bulundu.
Okul başarısı önemli olsa da ebeveynlerin doğru davranmadığı bir ilişkide, çocuğun okula adapte olmasının giderek zorlaşacağına dikkat çeken psikolojik danışman Yağmur Er, bu noktada bir uzmandan destek alınabileceği gibi alınacak kişisel önlemlerin de çok önemli olduğunu ifade etti.
Yağmur Er, okula yeni başlayan çocukların uyum süreçlerinde dikkat edilmesi gereken noktalara değindi.
“OKUL DÖNEMİ ÇOCUKLAR VE VELİLER İÇİN OLDUKÇA STRESLİ BİR SÜREÇ”Okul döneminin çocuklar ve veliler için oldukça stresli bir süreç olduğunu belirten Er, “Bu dönemde önemli olan ailelerin ilk başta çocuklarına kendi kaygılarını yansıtmamaları gerektiğidir. Çünkü çocuklar ebeveynlerinin bu kaygılarını görünce okulun kaygı duyulacağı bir yer olduğunu düşünmeye başlarlar. Okul dönemi çocukların birden aile yaşantısından çıkıp içinde birçok yaşantının olduğu bir ortam. Ancak bu dönemde çocuklar duygusal gelgitler yaşayabiliyor. Bunun sağlıklı bir şekilde atlatılması için ailelerin çocuklara destek olmaları gerekiyor. Hazırlık konusuna gelecek olursak ta okul başlamadan birkaç gün önce okul düzenine geçilmesi gerekiyor. Yani çocukların uyandığı saat kahvaltı yaptığı saat ve akşam uyuduğu saatlerin okul düzenine göre ayarlanması gerekiyor. Bunun yanında okula başlamadan önceki hazırlık dönemine çocuklara okulda verilecek sorumlulukların yanında sorumlulukların verilmesi gerekiyor. Bunun yanında çocuklarımıza uygun çalışma alanlarının hazırlanması gerekiyor. Yani kendilerine ait bir oda imkân yoksa bir çalışma masasının mutlaka olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ailelerin çocuğun okul kaygılarını azaltmak için yapması gereken ilk şeyin çocukların yaşamış olduğu durumu anlaması gerektiğini vurgulayan Psikolojik Danışman Yağmur Er, “Bu durumu anladıktan sonra çocuklara okulda yaşadıkları sosyal hayatta yaşadıkları herhangi bir problemi ailelerine açık bir şekilde anlatabileceklerini ve her ne olursa olsun ailelerin onları koşulsuz bir şekilde seveceklerini göstermeleri lazım. İlk başta bunu yaptığımızda çocuklarımızın kaygısı bir nebze de olsa azalacaktır. Bunun yanında okul kaygısı yaşayan çocuklara ilk etapta veliler onlarla beraber okula gidebilir, onlarla derse girebilir. Bahçede veya okul dışında beklemeleri çocukların kaygısını azaltacaktır. Bunun yanında çocuklara okulla ilgili sorular sorabilirler örneğin günün nasıl geçti? Bugün okulda neler yaptın? Gibi sorular sorarak çocuğun hem kendisini iyi ifade etmesini hem de özgüvenini geliştirmesini sağlar” dedi.
“OKULLA İLGİLİ SORU SORARKEN DİKKATLİ OLMALIYIZ”İlk günlerde çocuğa fazla soru sormanın okula uyumunu bozabileceğini söyleyen Er, “Çocuklara sürekli bugün kötü bir şey oldu mu, ağladın mı? Dersi yapabildin mi gibi kötü sorular sormak yerine daha açık uçlu, günün nasıl geçti? gibi sorular sormak gerekiyor. Çünkü çocuğa bugün okulda ağladın mı gibi bir sorunca çocuk okulun ağlanması gereken kötü bir yer olduğunu düşünür ve okula karşı bakış açısı olumsuz yönde olur. Bunun yanında, okulda sürekli başarılı olmak zorundasın. Rekabet etmek zorundasın gibi düşüncelerden çocuğu uzaklaştırıp bunun yerine çocuğa bu konuda motive sağlayıp destek olmamız gerekir. Yani okulun sadece bir rekabet yeri olmadığını bir yarış içerisinde olmadığını söylememiz gerekiyor” diye konuştu.
“OKULA BAŞLAMADAN ÖNCE ÇOCUĞUN ÖZGÜVENİNİ ARTTIRACAK AKTİVİTELER YAPILMALI”Psikolojik Danışman Yağmur Er, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Çocuklarımızla sürekli ‘sen dili’ ile konuşmamamız gerekiyor. Ben dilini kullanmamız gerekiyor. Örnek verecek olursam da çocuk sözünüzü kesince ona sen sürekli sözümü kesiyorsun gibi kaba bir tabir yerine ben sözümün kesilmesinden rahatsız oluyorum derseniz çocuğun özgüveni artacaktır. Bunun yanında çocuklarımıza seçim yapma hakkı tanıyalım. Onları sadece kendi seçimlerimizle yaşatmayalım Çocuk kendi seçimlerini yaptığında özgüveni artacaktır. Birkaç etkinlik önerisinde bulunmak istiyorum. Evde bu etkinlikleri uygulayabilirsiniz.
-Kendini çiz, oyna
-Özgüven yürüyüşü
-Yetenek Halkası
-Ben yaptım
Gibi etkinlikleri uygularsanız çocuğun özgüveni artar.”