HABER49-Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar toplumda büyük endişe yaratırken, Uzman Klinik Psikolog Merve Nur Güngör, dijital bağımlılık ve bilinçaltı operasyonlarının çocukları şiddete sürüklediği uyarısında bulundu.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta çocuk yaştaki saldırganlar tarafından gerçekleştirilen okul baskınları, dijital bağımlılık ve artan şiddet eğilimlerini yeniden Türkiye gündemine taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muşlu Uzman Klinik Psikolog Merve Nur Güngör, çocuk ve ergenlerdeki davranış değişikliklerinin tesadüf olmadığını, aile yapısındaki zayıflama ve kontrolsüz dijital tüketimin bu süreçte belirleyici rol oynadığını vurguladı.
“15 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARIN KASLARI ERİYOR”
Sürekli oyun oynayan çocuklarda fiziksel ve psikolojik çöküşün başladığını belirten Güngör, “Şu an 14-15 yaşında çocuklarımızın bacak kaslarının eridiğine şahit oluyoruz. 72 saatlere varan sıfır uykuyla bilgisayar başında vakit geçiren gençler var. 2-3 yıl bu tempoda giden bir vücut iflas ediyor ve psikolojik sorunlar gün yüzüne çıkıyor. Öfke ve şiddet eğilimindeki artışın sinyallerini biz psikologlar zaten alıyorduk” dedi.
DİJİTAL TUZAK: 25. KARE TEHLİKESİ
Dijital içeriklerin bilinçaltını hedef alan tekniklerle dolu olduğunu ifade eden Güngör, “25. Kare” sistemine dikkat çekti. Güngör, “Çizgi filmlerde veya videolarda milisaniyelik geçişlerle beynin algılayamadığı ancak bilinçaltına düşen kareler ekleniyor. Bu karelere öfke, şiddet, cinsellik ve saldırganlık gibi ifadeler yerleştirilerek çocukların algısı yönetiliyor. Bu durum çocukları aşırı tüketici, alaycı ve öfkeli bir hale getiriyor” açıklamasında bulundu.
“OYUNLARDAKİ SİSTEM GERÇEK SİLAHLA AYNI”
Dijital oyunların silah kullanımını normalize ettiğini ve öğrettiğini vurgulayan Güngör, şu tehlikeye işaret etti:
“Özellikle PUBG gibi gelişmiş oyunlarda namlu, şarjör ve ateş etme mekanizmaları gerçek silahlarla birebir aynıdır. Hayatında silah tutmamış bir çocuk, bu oyunlar sayesinde silahı kullanabilir hale geliyor. Vurulma sahnelerinin aşırı gerçekçiliği ise beynin zihinsel filtreleme sistemini bozarak iyiyi ve kötüyü ayırt edemez hale getiriyor.”
AİLELERE ÇAĞRI: “KONUŞARAK SALDIRGANLARI YÜCELTMEYİN”
Saldırganların medyada ve toplumda sürekli konuşulmasının “reklam” etkisi yarattığını belirten Güngör, ailelere ve kamuoyuna seslendi. Güngör, “Bu saldırganlar hakkında detay verdikçe çocuklarda gizli bir hayranlık oluşuyor. Fark edilmek için kötü yoldan da olsa iz bırakmaya çalışıyorlar. Aileler çocuklarına sadece teknolojik imkan değil, sevgi ve vakit vermeli. Çocuklardaki davranış bozukluklarını ‘büyüyünce geçer’ diyerek geçiştirmeyin. Artık uyanma vakti; herkes üzerine düşeni yapmalıdır.” ifadelerini kullandı.