HABER49-Muş Devlet Hastanesi’nde ileri derecede 'kulak keloidi' bulunan bir hasta, Türk Plastik Cerrahi Derneği tarafından ödüle layık görülen bir teknikle tedavi edildi. Plastik Cerrahi Uzmanı Halil Işık, "Muş Devlet Hastanesi’nde bu büyüklükte bir kulak keloidini ilk kez ameliyat ettik ve hastamızda çok başarılı bir sonuç elde ettik" dedi.

Whatsapp Image 2026 01 30 At 20.01.22 (2)

Muş Devlet Hastanesi’nde uzun yıllardır sağ kulakta bulunan ve zamanla çevre dokulara yayılan ileri derecede kulak keloidi bulunan kadın hasta tedavi altına alındı. Yapılan ilk değerlendirmelerde keloid dokusunun yalnızca kulakla sınırlı kalmadığı, sağ yanak ve boyun bölgesine doğru ilerlediği belirlendi. Lezyonun büyümesiyle birlikte hastada ağrı, kaşıntı ve akıntı şikâyetlerinin ortaya çıktığı, bu durumun günlük yaşam konforunu olumsuz etkilediği kaydedildi.

I M G 9842. J P G

Hastanın daha önce cerrahi müdahale geçirmiş olması ve keloidin tekrar ederek büyümesi nedeniyle tedavi sürecinin titizlikle planlandığı bildirildi. İncelemelerde, lezyonun kulağın büyük bir bölümünü etkilediği ve ortasında akıntılı geniş bir yara alanı bulunduğu tespit edildi. Bu nedenle tek aşamalı agresif cerrahi yerine, kulağın doğal yapısını korumayı hedefleyen aşamalı bir cerrahi yöntem uygulanmasına karar verildi.

ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN TEKNİK KULLANILDI

Tedavi sürecinde, Kocaeli Üniversitesi Plastik Cerrahi Kliniği’nde geliştirilen, klinik deneyimle şekillenen ve Türk Plastik Cerrahi Derneği tarafından ödüle layık görülen bir teknik kullanıldı. Uygulanan yöntemde hastanın kendi dokuları ve hücrelerinden yararlanılırken, özellikle yağ grefti uygulamasıyla iyileşme kapasitesinin artırılması ve keloidin tekrar etme riskinin azaltılması amaçlandı.

Whatsapp Image 2026 01 30 At 20.01.22

“HASTAMIZ POLİKLİNİĞİMİZE HER İKİ KULAĞINDA KELOİD LEZYONLARIYLA BAŞVURDU”

Kulak bölgesinde görülen keloid vakalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Plastik Cerrahi Uzmanı Halil Işık, hastanın kliniğe başvuru sürecini ve ilk bulguları anlattı. Işık, keloid oluşumunun vücuttaki yara iyileşme mekanizmasının kontrolsüz çalışmasıyla ortaya çıktığını belirterek, “Vücudumuzda herhangi bir yaralanma olduğunda, yara iyileşme mekanizması devreye girer ve bu süreç genellikle bir yara iziyle sonuçlanır. Keloid durumunda ise bu mekanizma kontrolden çıkar ve aşırı büyümüş bir yara izi oluşur. Keloidler en sık kulak, omuz, sırt ve göğüs orta hattında görülür. Kulak keloidleri genellikle ağrı, kaşıntı, akıntı ve kulak şeklinde bozulma şikâyetleriyle karşımıza çıkar. Hastamız da polikliniğimize her iki kulağında keloid lezyonlarıyla başvurdu. Özellikle sağ kulağında oldukça agresif ve büyük bir keloid mevcuttu. Bu keloid kulağın yarısına kadar yayılmış, sağ yanak ve boyun bölgesine doğru ilerlemişti. Lezyonun ortasında akıntılı büyük bir yara bulunuyordu” dedi.

Whatsapp Image 2026 01 30 At 20.01.22 (9)

“KELOİD TEDAVİSİNDEKİ EN ZOR NOKTA, TEKRAR ETME RİSKİNİN YÜKSEK OLMASIDIR”

Tedavi sürecinde karşılaşılan zorluklara değinen Halil Işık, hastanın öyküsünde daha önce cerrahi müdahale bulunmasının süreci daha karmaşık hâle getirdiğini aktardı. Işık, “Hastamızda ağrı ve kaşıntı şikâyetleri de vardı. Ayrıca kolunda da keloid öyküsü bulunuyordu. Daha önce yapılan cerrahi sonrası keloid daha agresif şekilde tekrar etmişti. Keloid tedavisindeki en zor nokta, hastalığın doğası gereği tekrar etme riskinin yüksek olmasıdır. Bu hastamızda iki önemli zorluk vardı. Birincisi, kulağın kendine özgü ve hassas yapısını mümkün olduğunca korumak; ikincisi ise keloidin tekrar etme ihtimalini en aza indirmekti. Bu nedenle, uzmanlık eğitimimiz sırasında geliştirdiğimiz ve plastik cerrahi literatüründe yer alan özel bir tekniği kullandık” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 01 30 At 20.01.22 (10)

“İLK AMELİYATTA KULAĞIN ŞEKLİNİ MAKSİMUM DÜZEYDE KORUYARAK LEZYONUN BÜYÜK KISMINI ÇIKARDIK”

Uygulanan cerrahi sürecin ayrıntılarını paylaşan Işık, tedavinin tek bir işlemle sınırlı kalmadığını şöyle anlattı:

“İlk ameliyatta kulağın şeklini maksimum düzeyde koruyarak lezyonun büyük kısmını çıkardık. Ardından hastanın kendi hücrelerinden oluşturulan özel bir tedavi protokolü uyguladık. Takip sürecinde birkaç seans daha tedavi gerçekleştirdik. İkinci ve üçüncü girişimlerde de aynı yöntemi kullanarak nüks riskini minimuma indirmeyi hedefledik. Şu anki takiplerinde hastamızda herhangi bir nüks bulgusu yok. Ağrı, kaşıntı ve akıntı şikâyetleri tamamen geriledi. Sonuçtan oldukça memnunuz.”

Whatsapp Image 2026 01 30 At 20.01.22 (4)

“KULAKTA OLUŞAN HER YARALANMA KELOİDE YOL AÇABİLİR”

Kulak keloidlerinin oluşum nedenlerine dikkat çeken Işık, özellikle küpe ve piercing gibi deldirme işlemlerinin risk oluşturduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

“Kulakta oluşan her yaralanma keloide yol açabilir; ancak en sık neden, küpe veya piercing gibi deldirme işlemleri sonrası oluşan yaralardır. Bu işlemler uygun olmayan ortamlarda yapıldığında enfeksiyon ve iyileşmeyen yaralara, dolayısıyla kulak keloidlerine neden olabilmektedir. Bu nedenle kulakta iyileşmeyen yara, geçmeyen akıntı ya da şişlik varsa mutlaka erken dönemde plastik cerrahiye başvurulmalıdır. Muş Devlet Hastanesi’nde bu büyüklükte bir kulak keloidini ilk kez ameliyat ettik ve hastamızda çok başarılı bir sonuç elde ettik. Benzer şikâyetlerle başvuran birçok hastamızda da kendi geliştirdiğimiz teknikle başarılı sonuçlar almaya devam ediyoruz.”

I M G 9860. J P G

Muş’ta sağlık sistemi saat gibi işledi: 2,8 milyon muayene, 57 bin ameliyat
Muş’ta sağlık sistemi saat gibi işledi: 2,8 milyon muayene, 57 bin ameliyat
İçeriği Görüntüle

“YAKLAŞIK 6 AY ÖNCE TEDAVİ SÜRECİNE BAŞLADIK”

Tedavi sürecine ilişkin görüşlerini paylaşan hastanın babası Abdülbaki Aydemir, yaşanan süreci anlattı. Aydemir, “Hastanın babasıyım. Kızımın kulağındaki sorun, küçük yaşlarda küpe takılmasına bağlı olarak başladı. Çocukluktan beri kulağında vardı, zamanla büyüdü. Daha sonra hastaneye geldik. Burada Plastik Cerrahi Uzmanı Halil Işık hocamızla tanıştık. Yaklaşık 6 ay önce tedavi sürecine başladık. Bu süreçte ameliyat oldu ve iki-üç seanslık bir tedavi uygulandı. Şu an Allah’a şükür kızımın durumu çok iyi. Doktorumuzdan son derece memnunuz. Ameliyattan sonra düzenli olarak, bazen 15 günde bir bazen ayda bir kontrole geliyoruz. Şu anda herhangi bir sıkıntımız yok, durumu gayet iyi" dedi.

Muhabir: NURAN ALTİNTAŞ