HABER49- Osmanlı döneminde inşa edilen Erzurum tabyaları, stratejik konumlarıyla şehri Rus ve İran saldırılarına karşı korurken, 93 Harbi’nde savunmanın kilit noktaları oldu.
Erzurum’da Osmanlı döneminde inşa edilen tabyalar, kentin savunmasında önemli bir cephe hattı görevi üstlendi. Kuzeyde Dumlu Dağı, kuzeydoğuda Kargapazarı Dağları ve güneyde Palandöken Dağları ile çevrili Erzurum Ovası’na hâkim noktada kurulan bu yapılar, stratejik geçitleri kontrol altına aldı.
Kentin doğusunda bulunan Deveboynu Geçidi, kuzeyde Gürcüboğazı ve güneyde Palandöken geçidi üzerinden gelebilecek saldırılara karşı toplam 21 tabya inşa edildi. Bu tabyaların 7’si, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı öncesinde yapılırken, geri kalanları savaş sonrasında tamamlandı.
Tabyaların geçmişi 18’inci yüzyıldaki Osmanlı-İran savaşlarına kadar uzansa da, en büyük ve kapsamlı savunma yapıları 19’uncu yüzyılda Rus tehdidine karşı inşa edildi. Yüksek tepelere kurulan bu askeri yapılar; karargâh binaları, asker barınakları, eğitim alanları, yemekhaneler ve sarnıçlardan oluşan kompleks bir savunma sistemi olarak dikkat çekti.
Özellikle şehrin doğusunda yer alan Mecidiye Tabyası ve Aziziye Tabyası, tabyalar arasında en kritik noktalar olarak öne çıktı. Taştan inşa edilen ve üzeri kalın toprak tabakasıyla örtülen bu yapılar, dayanıklılığıyla ön plana çıktı.
Yan yana dizilmiş odalardan oluşan tabyalarda, askerlerin barınma alanlarının yanı sıra depo, revir ve toplantı alanları da yer aldı. Bazı kışla odaları ise ahşap bölmelerle iki katlı hale getirildi.
Söz konusu tabyalar, halk arasında “93 Harbi” olarak bilinen savaşta Rus ilerleyişinin durdurulmasında kritik rol oynayarak Erzurum’un savunma tarihine damga vurdu.





