HABER49-Topraktan çıkarıldığında yumuşak bir yapıya sahip olan Oltu Taşı, hava ile temas ettiğinde kısa sürede sertleştiği için nemli ortamlarda saklanıyor. İşlenme süreci ise oldukça zahmetli aşamalardan oluşuyor. Usta zanaatkârlar, adeta bir heykeltıraş titizliğiyle taşı şekillendiriyor. Çifte su verilmiş özel bıçaklar kullanılarak yontulan taş, zımparalama işlemleriyle istenilen forma getiriliyor. Ardından tebeşir tozu ve zeytinyağı kullanılarak cilalanan Oltu Taşı, parlak ve estetik bir görünüme kavuşuyor. Bu süreç sonunda taş; kolye, yüzük, küpe, sigaralık ve özellikle tesbih gibi birçok ürüne dönüştürülüyor. Her bir ürün, ustasının emeğini ve sabrını yansıtan özel bir işçilikle ortaya çıkıyor. Bu yönüyle Oltu Taşı sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda Erzurum’un kültürel ve ekonomik değerlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Oltu Taşı’nın Tarihsel Önemi Nedir?

Oltu Taşı’nın geçmişi oldukça eski dönemlere, Bronz Çağı’na kadar uzanıyor. Fosilleşmiş reçine ya da ağaç gövdelerinden oluştuğu bilinen bu taş, yumuşak linyit türleri arasında yer alıyor. Tarih boyunca farklı medeniyetler tarafından değerli bir süs malzemesi olarak kullanılmıştır. Özellikle Roma döneminde zengin kesimler tarafından mücevherlerde tercih edildiği, çeşitli süs eşyalarının yapımında kullanıldığı bilinmektedir. Yazılı kaynaklara göre 17. yüzyılda Oltu Taşı’nın tozunun bazı dönemlerde ilaç olarak kullanıldığı da kaydedilmiştir. Viktorya Dönemi’nde ise Oltu Taşı ayrı bir popülerlik kazanmış, İngiltere Kraliçesi Viktorya’nın bu taştan yapılmış mücevherler takması modayı etkilemiştir. Bu dönemden sonra Oltu Taşı, Avrupa’da da bilinirliği artan bir değer haline gelmiştir. Hem estetik görünümü hem de tarihsel geçmişiyle Oltu Taşı, geçmişten günümüze taşınan önemli bir kültürel miras olarak kabul edilmektedir.

Oltu Taşı Tesbihler Neden Bu Kadar Değerli?

Oltu Taşı denildiğinde akla ilk gelen ürünlerin başında tesbihler geliyor. Özellikle Türkiye’de ve yurt dışında büyük ilgi gören Oltu Taşı tesbihler, kullanım sırasında zamanla parlaklığını artırmasıyla biliniyor. Kullanıldıkça elde cilalanan bu tesbihler, kullanıcıların ilgisini çeken en önemli özelliklerden birine sahip. 33’lük ve 99’luk olarak farklı türleri bulunan tesbihler, işçilik ve dizilimlerine göre çeşitli isimlerle anılıyor. Kuka, mercimek, kesme ve yuvarlak gibi çeşitleri bulunan bu ürünler, hem koleksiyon hem de günlük kullanım için tercih ediliyor. Oltu Taşı’nın sürtünme ile elektriklenme özelliği sayesinde hafif cisimleri çekebilmesi de dikkat çeken fiziksel özellikleri arasında yer alıyor. Ayrıca yanma sırasında farklı reaksiyonlar göstermesi, bu taşın bilimsel açıdan da ilgi çekici olmasını sağlıyor. Tesbihlerin elde parlatılması, Oltu Taşı’nın doğal yapısıyla birleşerek estetik ve uzun ömürlü ürünler ortaya çıkarıyor.

Aras Elektrik’te Geleneksel Bayramlaşma: Çalışanlar Bir Araya Geldi
Aras Elektrik’te Geleneksel Bayramlaşma: Çalışanlar Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

Kaynak: İHA