HABER49- Muş Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Mahir Barışan, kamu çalışanlarına ve özellikle eğitimcilere yönelik yıl sonunda verilen ödül ve başarı belgelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Barışan, ödül sürecinde "hakkaniyet, adalet ve nesnellik" ilkelerinin kırmızı çizgileri olduğunu vurguladı.
"EĞİTİMCİNİN FEDAKARLIĞI HER TÜRLÜ ÖDÜLÜN ÜSTÜNDEDİR"
Eğitim çalışanlarının zorlu koşullar altında büyük bir özveriyle görev yaptığını belirten Mahir Barışan, eğitimcilerin sadece akademik değil, sosyal ve ekonomik pek çok engelle de mücadele ettiğini ifade etti. Barışan, "Doğanın zor koşulları, fiziki yetersizlikler ve sosyo-ekonomik sorunlarla boğuşarak öğrencisini vatana millete hayırlı bir evlat olarak yetiştirmek için canhıraş çalışan eğitimcilerimize verilen her ödül, onların fedakarlığı karşısında aslında eksiktir, yarımdır" dedi.
"ÖDÜLLER TARTIŞMAYA AÇILMAMALI"
Ödül ve başarı belgelerinin motivasyon artırıcı ve gelecekteki çalışmalar için bir "ruhsat" niteliği taşıdığını hatırlatan Barışan, bu sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini savundu. Barışan, "Emeği gören, çalışmayı takdir eden bu ödüller verilirken nesnellik ve objektiflik ön planda olmalıdır. Hakkaniyet, adalet ve eşitlik ilkeleri gözetilmeden verilen her ödül, kamuoyu nezdinde tartışmaya açılır. Bizim arzumuz, ödüllerin alanında farkındalık oluşturan ve özveriyle çalışan kişilere verilmesidir." ifadelerinde bulundu.
"VİCDANLARDA KABUL GÖRMELİ"
Barışan, ödül sisteminin temel amacının liyakati taltif etmek olduğunu belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "İlgili makamlarca verilen ödüller, toplumun ve çalışma arkadaşlarının 'Evet, bu arkadaşımız bu ödülü gerçekten hak etti' diyebileceği kişilere gitmelidir. Herkesin vicdanında onaylayacağı bir tablo hem ödül alanı hem de bu ödülü takdir eden makamı yüceltecektir. Bizim görevimiz, adaletin tecelli ettiği her kararı takdir etmek, eksikliklerin ise takipçisi olmaktır."