HABER49- YÖK'ten yapılan açıklamaya göre Özvar, bu yıl 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini hatırlattı.
Yeni programların "yapay zeka", "finansal teknolojiler", "biyoteknoloji", "dijital oyun teknolojileri", "mobil güvenlik", "ilaç üretimi", "hayvancılık teknolojileri" ve "balıkçılık" gibi alanlarda açıldığını ifade eden Özvar, bu programların yükseköğretimin değişen teknoloji ve üretim ihtiyaçlarına uyum sağlama vizyonunun bir parçası olduğunu kaydetti.
Özvar, özellikle "tarih ve yapay zeka", "felsefe ve yapay zeka" ile "işletme ve yapay zeka" programlarının, yapay zekayı yalnızca mühendislik disipliniyle sınırlamayan yeni bir yükseköğretim yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti.
"Yapay zeka sosyal bilimler ve yönetim bilimleriyle birlikte ele alınıyor"
Bu programlarla yapay zekanın sosyal bilimler ve yönetim bilimleriyle birlikte ele alındığını açıklayan Özvar, yükseköğretimin disiplinler arası yeni bir eğitim modeline yöneldiğini ifade etti.
2026-2027 eğitim öğretim yılında açılacak yeni programların Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu stratejik alanlara yönelik oluşturulduğunu vurgulayan Özvar, adaylara tercih kılavuzunda bu programları dikkatle incelemeleri tavsiyesinde bulundu.
Türkiye'nin değişen teknoloji ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yükseköğretim sistemini yeniden yapılandırdıklarını belirten Özvar, geleceğin mesleklerine yönelik programların hızla yaygınlaştırıldığını bildirdi.
Özvar, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik dönüşüm kapsamında son 3 yılda yapay zeka, tarım ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ile sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını kaydetti.
"Yapay zeka programları bugün 171 üniversitede 785'e ulaştı"
Yapay zeka alanındaki dönüşümün yükseköğretime de güçlü şekilde yansıdığını vurgulayan Özvar, yapay zekayla ilişkili programların 171 üniversitede 785'e ulaştığını, bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını kaydetti.
Yeni programların açılmasının tek başına yeterli olmadığının altını çizen Özvar, gençlerin bu alanları doğru tanımasını sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu ile üniversitelerin tercih döneminde Türkiye genelinde yoğun tanıtım çalışması yürüttüğünü ifade etti.
Üniversitelerde kurulan bilim iletişimi ofisleri koordinasyonunda düzenlenen bilim kafeler ve bilim iletişimi etkinliklerinde akademisyenler, sektör temsilcileri, mezunlar ve öğrencilerin adaylarla bir araya geldiğini bildiren Özvar, gençlerin meslekleri broşürlerden değil, doğrudan o alanlarda çalışan kişilerden dinleme imkanı bulduğunu belirtti.




