HABER49-Kendisi de Muşlu olan Talha Apak, Dünya gazetesindeki bugünkü köşe yazısında, Muş Ovası’nın önemine dikkat çekti. Yazısında Muş Ovası’nın tarımsal ve ekonomik potansiyelini kapsamlı bir şekilde ele alan Apak, bölgenin katma değerli üretim modelleriyle desteklenmesi halinde Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Muş Ovası’nın yalnızca Doğu Anadolu’nun değil, Türkiye’nin de stratejik üretim alanlarından biri olarak öne çıktığını belirten Apak yazısında şu ifadelere yer verdi:

“ÇUKUROVA KADAR SÖZ SAHİBİ OLMAYA ADAY”

“Tarım denildiğinde akla hep Çukurova gelir. Oysa Türkiye’nin tarımsal geleceğinde en az Çukurova kadar söz sahibi olmaya aday bir ova daha var: Muş Ovası. Tamamlanan sulama yatırımları, geniş ve verimli tarım arazileri ile hayvancılık potansiyeli, bu kadim ovayı yalnızca Doğu Anadolu’nun değil, Türkiye’nin stratejik üretim merkezlerinden biri hâline getirebilecek güçtedir. Muş Ovası’nın üretime tam kapasite kazandırılması; istihdamın artması, kırsal göçün azalması, gıda arz güvenliğinin güçlenmesi ve bölgesel kalkınmanın hızlanması anlamına gelecektir.

Doğduğum şehir olan Muş’ta, uzun yıllardır işlenmeyen aile arazilerimiz üzerinde tarım ve hayvancılığa dayalı bir tesis kurmak amacıyla hazırladığım proje kapsamında ilin çeşitli kurumlarını ziyaret etme fırsatı buldum. Bu süreçte edindiğim gözlemler ile yaptığım araştırmalar, Muş Ovası’nın bölgesel ve kırsal kalkınmadaki önemini ve Muş’un bölgedeki birçok ile kıyasla neden hâlâ istenilen gelişmişlik düzeyine ulaşamadığını daha iyi görmemi sağladı. Bu hafta bu izlenimlerimi okuyucularımla paylaşmak istedim.

“MUŞ’UN EN ÖNEMLİ AVANTAJLARINDAN BİRİ GENİŞ MERA VARLIĞIDIR”

Yaklaşık 165 bin hektarlık tarım arazisiyle Türkiye’nin en büyük ovaları arasında yer alan Muş Ovası; verimli toprakları, zengin su kaynakları ve geniş mera alanlarıyla tarım ve hayvancılık açısından önemli avantajlara sahiptir. Buna rağmen, sahip olduğu potansiyelin henüz istenilen ölçüde ekonomik değere dönüştürülebildiğini söylemek güçtür.

Bugün dünya, gıda güvenliğini enerji kadar stratejik bir konu olarak görüyor. İklim değişikliği, kuraklık, savaşlar ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, tarımsal üretimin önemini her geçen gün artırıyor. Böyle bir dönemde Muş Ovası gibi üretim kapasitesi yüksek bölgelerin etkin şekilde değerlendirilmesi artık sadece bölgesel değil, ulusal bir zorunluluk hâline gelmiştir.

Muş’un en önemli avantajlarından biri de geniş mera varlığıdır. Türkiye’nin birçok ilinde hayvancılık giderek kapalı sistemlere yönelirken, Muş doğal mera avantajını koruyabilen sayılı illerden biridir. Bu durum, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta üretim maliyetlerini düşürmekte; et ve süt üretiminde önemli bir rekabet avantajı sağlamaktadır. Ancak kalkınma için yalnızca hayvan sayısını artırmak yeterli değildir.

BÖLGESEL VE KIRSAL KALKINMA AÇISINDAN MUŞ OVASI

Bölgesel kalkınmanın temel şartlarından biri genç nüfusun üretimin içinde tutulmasıdır. Bugün Muş’un en önemli sorunlarından biri ekonomik nedenlerle yaşanan göçtür. Üniversite mezunu gençler başta olmak üzere çok sayıda nitelikli insan büyük şehirlere yönelmektedir. Oysa güçlü bir tarım ve hayvancılık ekonomisi; ziraat mühendisinden veterinere, gıda mühendisinden mali müşavire kadar birçok meslek grubuna yeni istihdam alanları oluşturabilir.

Asıl hedef, katma değeri yüksek üretim modeline geçiş olmalıdır. Et entegre tesisleri, süt işleme fabrikaları, yem üretim tesisleri, soğuk hava depoları ve paketleme merkezleri kurulmadan bölgenin gerçek ekonomik potansiyeline ulaşması mümkün değildir. Benzer şekilde tarımsal üretimde de yalnızca ham ürün satışı yerine işlenmiş ürün ihracatına yönelmek gerekmektedir. Şeker pancarı, buğday, arpa, yonca, mısır ve yem bitkileri üretiminde önemli bir kapasiteye sahip olan Muş, tarıma dayalı sanayi yatırımlarıyla çok daha yüksek katma değer üretebilir.

Bu noktada kamu desteklerinin doğru planlanması büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin 6. Bölge teşvikleri kapsamında yer alan Muş; yatırım yeri tahsisi, vergi indirimi, sigorta primi desteği ile faiz veya kâr payı desteği gibi önemli avantajlara sahiptir. Ancak teşviklerin tek başına yeterli olmadığı da açıktır. Asıl ihtiyaç; yatırımcıyı bölgeye çekecek güven ortamının oluşturulması, ulaşım altyapısının güçlendirilmesi, enerji arz güvenliğinin sağlanması ve pazarlama ağlarının geliştirilmesidir.

“MUŞ OVASI’NIN GELECEĞİ TARLA VE MERA BÜYÜKLÜĞÜYLE ÖLÇÜLEMEZ”

Kırsal kalkınma sadece ekonomik büyüme anlamına gelmez. Aynı zamanda sosyal adaletin güçlenmesi, gelir dağılımının dengelenmesi ve köylerin yeniden üretim merkezlerine dönüşmesi demektir. Üreten köyler güçlendikçe şehirlerin üzerindeki göç baskısı azalacak, sosyal refah daha denge­li bir şekilde yayılacaktır.

Muş Ovası’nın geleceği yalnızca tarla ve mera büyüklüğüyle ölçülemez. Asıl önemli olan; bilgiyle desteklenen üretim, teknolojiyle güçlendirilen tarım ve planlı yatırımlarla oluşturulan sürdürülebilir kalkınma modelidir. Dijital tarım uygulamaları, hassas sulama sistemleri, yapay zekâ destekli üretim planlaması ve kooperatifçilik anlayışının güçlendirilmesi bölgenin rekabet gücünü önemli ölçüde artıracaktır.

Artık Muş’a yalnızca ‘tarım yapılan bir il’ gözüyle bakmak yeterli değildir. Muş, doğru planlama ve doğru yatırımlarla Türkiye’nin tarım ve hayvancılık üslerinden biri olabilecek potansiyele sahiptir. Bunun için mer­kezi yönetimin, yerel yönetimle­rin, üniversitenin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün ortak bir kalkınma vizyonu etrafında buluşması gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki kalkınma sadece büyük şehirlerde yükselen sanayi bacalarıyla gerçekleşmez. Bazen bereketli bir ovanın doğru değerlendirilmesi, bir ülkenin gıda güvenliğine, ihracatına ve istihdamına sanayiden çok daha büyük katkılar sağlayabilir.

“MUŞ OVASI TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ AÇISINDAN STRATEJİK BİR ÜRETİM MERKEZİDİR”

Muş Ovası yalnızca Muş’un değil, Türkiye’nin geleceği açısından da stratejik bir üretim merkezidir. Bu potansiyelin harekete geçirilmesi, bölgesel kalkınmanın ötesinde millî kalkınmanın en güçlü adımlarından biri olacaktır. Çünkü toprağını işleyen, hayvancılığını geliştiren ve kırsalını güçlendiren ülkeler, geleceğin ekonomik rekabetinde her zaman bir adım önde olacaktır.

Bu nedenle Muş Ovası’na yapılacak her yatırım, sadece bugünün üretimine değil; Türkiye’nin gıda güvenliğine, istihdamına ve sürdürülebilir kalkınmasına yapılmış stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmelidir.

MUŞ OVASI’NIN SULAMA PROJESİ

Ovanın en önemli su kaynağı Murat Nehri olup, Karasu ve diğer akarsular da tarımsal üretime önemli katkı sağlamaktadır. Muş’un tarımsal geleceğini de­ğiştirecek en önemli yatırımlardan biri, Alparslan II Barajı kaynaklı sulama projesidir. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen bu proje tamamlandığında;

-Yaklaşık 780 bin dekar (78 bin hektar) tarım arazisinin modern basınçlı sulama sistemleriyle sulanması,

-Kuru tarımdan sulu tarıma geçilmesiyle ürün veriminin önemli ölçüde artması,

-Ürün çeşitliliğinin gelişmesi; sebzecilik, yem bitkileri ve yük­sek katma değerli ürünlerin üre­timinin yaygınlaşması,

VEDAŞ uyardı: Muş'ta 4 bölgede 8 saatlik elektrik kesintisi
VEDAŞ uyardı: Muş'ta 4 bölgede 8 saatlik elektrik kesintisi
İçeriği Görüntüle

-Tarıma dayalı sanayi yatırımları için güçlü bir altyapının oluşması,

-Bölgede binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlanması,

-Çiftçi gelirlerinin artması, kırsal göçün azalması ve bölgesel kalkınmanın hızlanması beklenmektedir.

“PROJE EKONOMİYE ÖNEMLİ KATKILAR SUNACAKTIR”

Sulama projesi yalnızca bitkisel üretimi artırmayacaktır. Aynı zamanda kaliteli kaba yem üretimi artacak, et ve süt üretim maliyetleri düşecek, gıda sanayisi yatırımları hız kazanacak, ihracata yönelik tarımsal üretim kapasitesi gelişecek ve Türkiye’nin gıda arz güvenliğine önemli katkılar sağlanacaktır.

Muş Sulama Projesi tamamlandığında, Doğu Anadolu’nun en büyük tarımsal dönüşüm projelerinden biri hayata geçirilmiş olacaktır. Bu nedenle projenin zamanında tamamlanması, yatırımcıların bölgeye yönlendirilmesi ve merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin yatırımcılara gerekli desteği sağlaması; başta Muş olmak üzere bölge ekonomisine ve Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunacaktır."

Kaynak: HABER MERKEZİ