HABER49- Bir zamanlar mutfakların vazgeçilmezleri arasında yer alan bakır kaplar, günümüzde yerini çelik ve farklı mutfak ürünlerine bıraktı. Buna rağmen Van’da kalaycılık mesleğini sürdüren İzzettin Şahin, mesleğini yaşatmaya devam ediyor.
Yaklaşık 25 yıldır kalaycılık yapan Şahin, mesleği kendi çabasıyla öğrendiğini söyledi. Kalaycılığın zor ve dikkat gerektiren bir iş olduğunu belirten Şahin, yıllar içinde çalışırken birçok kez el ve kollarının yandığını ifade etti.
Şahin, "Kalaycımız vardı, Allah rahmet eylesin. Bakırları ona götürüyordum. Ben de kızdım ve kendim bu işe başladım. Bir tavayı belki 50 kere deneme-yanılma yöntemiyle yaptım. Herkesin yapabileceği bir iş değil. Hem sıkıntılı hem de zor bir meslek. Yaparken kolumu ve elimi birçok yerinden yaktım, yaralandım" dedi.
"Kalaylanmamış bakır tehlikeli"
Bakır kapların mutlaka kalaylanması gerektiğini belirten Şahin, kalaylanmamış bakırın sağlığa zarar verebileceğini söyledi.
Kalaylı bakırın yemek ve çayın lezzetini de etkilediğini dile getiren Şahin, "Kalay yapılmamış bakır tehlikelidir, insanı zehirleyebilir. Ama kalaylı bakırın tadı başkadır. Yemeği de çayı da çok güzel olur" diye konuştu.
Mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini belirten Şahin, çırak yetiştirmekte zorlandıklarını ifade etti.
Bakır kaplar nasıl kalaylanıyor?
Kalaylama işleminden önce bakır kapların temizlendiğini anlatan Şahin, eski ve kirli kapların özel bir sıvıda bekletildiğini söyledi.
Şahin, temizleme işleminin ardından tel fırçayla bakırın üzerindeki kir ve yağların çıkarıldığını, daha sonra kalaylama işlemine geçildiğini belirtti.
Bir tabağın kalaylanmasının yaklaşık 15 dakika sürdüğünü ifade eden Şahin, mesleğini gelecek nesillere aktarmak istediğini söyledi.




