HABER49-Havzanın kapalı bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Alaeddinoğlu, dışarıdan su getirilmesinin hem zor hem de yüksek maliyetli olduğuna dikkat çekti.
Uzmanlara göre, Van Gölü Havzası’nda içme ve kullanma suyunun büyük bölümü yeraltı sularından karşılanıyor. Ancak kontrolsüz ve aşırı kullanım nedeniyle yeraltı su seviyeleri her geçen yıl düşüyor. Bu durum hem tarımsal üretimi hem de bölgedeki doğal ekosistemi tehdit ediyor. Küresel iklim değişikliğiyle birlikte artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar, su kaynakları üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Prof. Dr. Alaeddinoğlu, su yönetiminin yalnızca insan ihtiyaçlarına göre değil, havzada yaşayan tüm canlıları kapsayacak şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. İnci kefali başta olmak üzere Van Gölü ekosisteminin su rejimine doğrudan bağlı olduğunu ifade eden Alaeddinoğlu, bilimsel ve bütüncül bir su yönetimi modeli oluşturulmasının hayati önem taşıdığını söyledi.
Yeraltı sularını besleyen alanların bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, sadece yeni sondajlarla çözüm aranmasının büyük risk oluşturduğunu kaydetti. Ayrıca içme suyu altyapısındaki kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesinin, kısa vadede önemli bir rahatlama sağlayabileceğini dile getirdi.




