HABER49-Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanan gelişmelerin yoğun şekilde takip edilmesinin kaygıyı artırabileceğini belirten Kiras, insan beyninin tehditlere karşı hassas bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Sürekli travmatik görüntüler izleyen kişilerde beynin alarm sistemi olarak bilinen amigdalanın aktif hale geldiğini söyleyen Kiras, bu durumun kişide sürekli bir tehdit algısı oluşturabileceğini dile getirdi. Kiras, bu durumun kaygı artışı, huzursuzluk ve uyku sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Ayrıca yaşanan savaşın Türkiye’ye sıçrayıp sıçramayacağına yönelik belirsizliğin de insanların psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Belirsizliğin insan ruhunun en zor tolere ettiği durumlardan biri olduğunu belirten Kiras, bu nedenle savaş görüntülerine sürekli maruz kalmanın stres seviyesini artırabileceğini söyledi.
Haber Takibini Sınırlamak Ruh Sağlığı İçin Önemli
Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Kiras, yoğun ve uzun süre şiddet içerikli görüntüler izlemenin insanların dünyayı daha güvensiz bir yer olarak algılamasına neden olabileceğini belirtti. Bu durumun zamanla karamsarlık, isteksizlik ve umutsuzluk gibi duygulara yol açabileceğini ifade eden Kiras, toplumda da tahammülsüzlük ve öfke artışı görülebileceğini söyledi. Sosyal medyada daha sert ve kutuplaşmış tepkilerin ortaya çıkabileceğini dile getiren Kiras, haberlerin kontrollü şekilde takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Vatandaşların haberleri belirli zaman aralıklarında ve güvenilir kaynaklardan takip etmelerinin daha sağlıklı olacağını belirten Kiras, özellikle gece saatlerinde şiddet içeren görüntülerden uzak durulması gerektiğini söyledi. Uykunun sinir sistemini onaran önemli bir süreç olduğunu ifade eden Kiras, gece izlenen travmatik görüntülerin uyku düzenini bozabileceğini dile getirdi. Çocukların da bu tür görüntülerden korunması gerektiğini belirten Kiras, ailelerin çocukların yanında filtrelenmemiş haber akışını açık bırakmaması gerektiğini ifade etti.