HABER49-TÜİK’in 2025 Doğum İstatistikleri’ne göre Türkiye’de doğurganlık hızı düşmeye devam ederken, Muş genç anne yaşı ve kısa doğum aralıklarıyla dikkat çekti. Kentte son altı yılda canlı doğum sayısı ise 9 bin 406’dan 6 bin 259’a geriledi.

Türkiye genelinde doğurganlık oranları alarm veren seviyelere gerilerken, Muş demografik yapısıyla dikkat çeken iller arasında yer aldı.

TÜİK’in açıkladığı 2025 Doğum İstatistikleri’ne göre kentte kadınlar Türkiye ortalamasına göre daha erken yaşta anne olurken, doğumlar arasındaki sürenin de daha kısa olduğu görüldü. Ancak Muş’ta canlı doğum sayılarındaki düşüş eğilimi de verilerle net şekilde ortaya çıktı. Türkiye genelinde toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk olarak hesaplanırken, Muş hem doğum aralıkları hem de ilk doğum yaşı açısından ülke ortalamasından ayrıştı.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de 2025 yılında canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu. Doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu. Ancak açıklanan veriler yalnızca ülke genelindeki doğum sayılarını değil, şehirlerin demografik yapısındaki değişimi de gözler önüne serdi.

TÜRKİYE’DE DOĞURGANLIK DÜŞÜYOR

Verilere göre, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, yıllar içinde gerileyerek 2025’te 1,42’ye düştü. Böylece Türkiye’de doğurganlık oranı son dokuz yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi olarak kabul edilen 2,10’un altında kaldı.

MUŞ, GENÇ ANNE PROFİLİYLE ÖNE ÇIKTI

Açıklanan istatistiklerde Muş’un özellikle ilk doğum yaşı bakımından Türkiye’nin en genç illeri arasında yer aldığı görüldü. Türkiye genelinde ilk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olarak hesaplanırken, Muş’ta bu yaş 24,9 oldu. Böylece Muş, Şanlıurfa ve Ağrı’nın ardından ilk doğum yaşının en düşük olduğu iller arasında gösterildi.

MUŞ’TA DOĞUM SAYILARI DÜŞÜŞ GÖSTERDİ

TÜİK verileri, Muş’ta son yıllarda doğum sayılarında dikkat çekici bir gerileme yaşandığını ortaya koydu. Kentte 2020 yılında 4 bin 874’ü erkek, 4 bin 532’si kız olmak üzere toplam 9 bin 406 bebek dünyaya gelirken, bu sayı 2021 yılında 9 bin 184’e düştü. 2022 yılında toplam doğum sayısı 8 bin 287 olarak kayıtlara geçerken, sonraki yıllarda da düşüş eğilimi devam etti.

Muş’ta 2023 yılında 3 bin 688’i erkek, 3 bin 615’i kız olmak üzere toplam 7 bin 253 doğum gerçekleşti. 2024 yılında ise toplam doğum sayısı 7 bin 121 oldu. TÜİK’in 2025 verilerine göre, kentte geçen yıl 3 bin 140 erkek ve 3 bin 119 kız bebeğin dünyaya gelmesiyle toplam canlı doğum sayısı 6 bin 259 olarak kaydedildi. Böylece Muş’ta son altı yılda doğum sayısında kademeli bir düşüş yaşandığı görüldü.

DOĞUM ARALIĞINDA DA DİKKAT ÇEKEN İLLER ARASINDA

TÜİK verilerinde annelerin birinci ve ikinci doğumu arasındaki süre de değerlendirildi. Türkiye genelinde ikinci doğum ile ilk doğum arasındaki ortalama süre 4,3 yıl olarak hesaplanırken, Muş bu sürenin en kısa olduğu iller arasında yer aldı. Şanlıurfa’da ortalama süre 2,7 yıl, Şırnak’ta 3 yıl olurken Muş’ta ise 3,1 yıl olarak kaydedildi.

ŞANLIURFA İLK SIRADA YER ALDI

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın olarak açıklandı.

Öte yandan Türkiye’de toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında kaldığı il sayısı her geçen yıl arttı. 2017 yılında 57 il bu seviyenin altında bulunurken, 2025 yılında sayı 76’ya yükseldi. Toplam doğurganlık hızının 1,50’nin altında olduğu il sayısı ise 59’a çıktı.

KENTLEŞME DOĞUM ORANLARINI ETKİLİYOR

TÜİK’in kent-kır ayrımına ilişkin verileri de dikkat çekti. Yoğun kent olarak sınıflandırılan bölgelerde toplam doğurganlık hızı 1,33 çocuk olurken, orta yoğun kentlerde bu oran 1,53, kırsal bölgelerde ise 1,75 olarak kaydedildi. Veriler, kırsal yaşamın yoğun olduğu bölgelerde çocuk sayısının daha yüksek olduğunu ortaya koyarken, büyükşehirlerde doğurganlık oranlarının belirgin şekilde gerilediğini gösterdi.

Muş’ta yağışlı hava devam edecek mi? İşte 5 günlük hava tahmin raporu
Muş’ta yağışlı hava devam edecek mi? İşte 5 günlük hava tahmin raporu
İçeriği Görüntüle

EĞİTİM SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE DOĞURGANLIK AZALIYOR

Annenin eğitim durumuna göre yapılan değerlendirmede ise en yüksek doğurganlık hızının ilkokul mezunu annelerde görüldüğü açıklandı. İlkokul mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2,51 çocuk olurken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk olarak hesaplandı.

DOĞUMLAR DAHA İLERİ YAŞLARA KAYIYOR

Yaşa özel doğurganlık hızında da önemli değişim yaşandı. 2001 yılında en yüksek doğurganlık 20-24 yaş grubunda görülürken, 2025 yılında en yüksek oran 25-29 yaş grubunda kaydedildi. Adölesan doğurganlık olarak ifade edilen 15-19 yaş arası doğum oranlarında ise ciddi düşüş yaşandı. 2001 yılında binde 49 olan oran, 2025 yılında binde 9’a kadar geriledi.

DOĞUMLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ İLK ÇOCUK

Doğum sıralamasına göre yapılan incelemede, 2025 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 42,8’inin annelerin ilk doğumu olduğu görüldü. İkinci doğumların oranı yüzde 30,5, üçüncü doğumların oranı yüzde 15,5 olurken, dördüncü ve üzeri doğumların oranı yüzde 10,8 olarak kayıtlara geçti. Öte yandan çoğul doğum oranı yüzde 3,3 olarak açıklandı. Çoğul doğumların büyük kısmını ikiz bebekler oluşturdu.

DOĞURGANLIK HAZI AVRUPA ORTALAMASININ ÜZERİNDE

Türkiye’nin toplam doğurganlık hızı Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında ise 1,42 çocuk ile birçok Avrupa ülkesinin üzerinde yer aldı. Avrupa Birliği ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık oranı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da görülürken, en düşük oran 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi.

Türkiye, açıklanan verilere göre Avrupa Birliği ülkeleri arasında doğurganlık hızında 11’inci sırada yer aldı.

Muhabir: HARUN SEÇKİN