HABER49- Türkiye’de bireylerin kendilerini ne kadar mutlu hissettikleri, gündelik yaşamdan geleceğe dair beklentilere kadar birçok başlıkta önemli ipuçları sunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan 2025 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması, toplumun genel ruh haline dair dikkat çekici verileri ortaya koydu.
Açıklanan sonuçlar, mutluluk oranlarında belirgin bir artışa işaret ederken, mutsuzluk oranlarının ise gerilediğini gösterdi. 18 yaş ve üzeri nüfusu kapsayan araştırmaya göre, bir önceki yıl kendini mutlu olarak tanımlayan bireylerin oranı yüzde 49,6 iken, 2025’te bu oran 3,7 puanlık artışla yüzde 53,3’e yükseldi. Aynı dönemde mutsuz olduğunu beyan edenlerin oranının yüzde 14,5’ten yüzde 13’e düşmesi, yaşam memnuniyetindeki toparlanmayı destekleyen bir diğer gösterge oldu. Bu artışın ardında ekonomik beklentiler, sosyal ilişkiler, kamu hizmetlerine erişim ve bireysel değerler gibi çok boyutlu unsurların yer aldığı görülüyor.
KADINLAR MI DAHA MUTLU, ERKEKLER Mİ? CİNSİYETLERE GÖRE YAŞAM MEMNUNİYETİ NEYİ GÖSTERİYOR?
2025 Yaşam Memnuniyeti Araştırması, mutluluk algısının cinsiyete göre nasıl farklılaştığını da ayrıntılı biçimde ele alıyor. Sonuçlar, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek mutluluk oranlarına sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Erkeklerde mutlu olduğunu belirtenlerin oranı 2024’te yüzde 46,9 iken, 2025’te bu oran yüzde 51,4’e yükseldi. Kadınlarda ise aynı dönemde mutluluk oranı yüzde 52,3’ten yüzde 55,1’e çıktı. Bu fark, kadınların sosyal ilişkiler, aile bağları ve duygusal dayanışma alanlarında daha güçlü destek mekanizmalarına sahip olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, kadınların mutluluk düzeylerinin yüksek olmasında aile içi roller, sosyal çevreyle kurulan bağlar ve beklentilerin farklılaşmasının etkili olabileceğini değerlendiriyor. Öte yandan erkeklerdeki artış da dikkat çekici bulunuyor; bu yükseliş, iş hayatı, gelir beklentileri ve sosyal güvenlik algısındaki değişimlerle ilişkilendiriliyor. Araştırma verileri, toplumsal cinsiyet rollerinin mutluluk algısı üzerindeki etkisini yeniden gündeme taşırken, yaşam memnuniyetinin yalnızca maddi koşullarla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Kadın ve erkeklerin mutluluğu farklı dinamiklerle şekillenirken, her iki grupta da artış görülmesi, toplum genelinde pozitif bir eğilime işaret ediyor. Bu tablo, sosyal politikaların ve destek mekanizmalarının cinsiyete duyarlı biçimde ele alınmasının önemini de ortaya koyuyor.
EVLİLİK, YAŞ VE HAYAT DENEYİMİ MUTLULUĞU NASIL ETKİLİYOR?
Araştırmanın öne çıkan başlıklarından biri de medeni durum ve yaş gruplarına göre mutluluk düzeyleri oldu. Veriler, evli bireylerin evli olmayanlara kıyasla daha yüksek mutluluk oranlarına sahip olduğunu gösterdi. Evli bireylerin yüzde 56,9’u mutlu olduğunu ifade ederken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 46,6’da kaldı. Özellikle evli kadınların yüzde 59,6’sının, evli erkeklerin ise yüzde 54,2’sinin mutlu olduğunu belirtmesi, aile birliğinin yaşam memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koydu. Yaş gruplarına bakıldığında ise mutluluk oranlarının tüm yaş aralıklarında artış göstermesi dikkat çekti. En belirgin yükseliş 55-64 yaş grubunda kaydedildi; bu grupta mutluluk oranı bir yılda 7,1 puan artarak yüzde 54,6’ya ulaştı. Genç yaş gruplarında da artış gözlenirken, 65 yaş ve üzerindeki bireylerde mutluluk oranı sınırlı bir yükselişle yüzde 54,3 seviyesine çıktı.
MUTLULUĞUN KAYNAĞI NE, VATANDAŞIN EN BÜYÜK SORUNU HANGİSİ?
Yaşam Memnuniyeti Araştırması, bireylerin mutluluğu hangi unsurlarda bulduğunu ve hangi sorunları öncelikli gördüğünü de kapsamlı biçimde ele aldı. Katılımcıların yüzde 69’u mutluluğun en önemli kaynağı olarak aileyi gösterdi. Aileyi sırasıyla çocuklar, kişinin kendisi, eş ve ebeveynler takip etti. Değerler açısından bakıldığında ise yüzde 64,9 ile sağlık, mutluluğun temel unsuru olarak öne çıktı. Sevgi, başarı, para ve iş gibi faktörler de mutluluk kaynakları arasında yer aldı. Geleceğe dair beklentilerde ise umut düzeyinin yüksek olduğu görüldü; kendi geleceğinden umutlu olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 67,1 olarak hesaplandı ve kadınlarla erkekler arasında bu konuda belirgin bir fark tespit edilmedi. Kamu hizmetlerine yönelik değerlendirmelerde en yüksek memnuniyet yüzde 74,1 ile asayiş hizmetlerinde ölçüldü. Ulaştırma, sağlık ve sosyal güvenlik hizmetleri de yüksek memnuniyet oranlarıyla öne çıktı. Buna karşın eğitim ve adli hizmetler, memnuniyet sıralamasının alt basamaklarında yer aldı. Araştırmada vatandaşların en önemli sorun olarak gördüğü başlık ise değişmedi; yüzde 31,3 ile hayat pahalılığı ilk sırada yer aldı. Yoksulluk ve eğitim, hayat pahalılığını izleyen diğer önemli sorunlar olarak kayda geçti.





