Gündem

TGC, TÜRKYAYBİR, TGS, TYS ve PEN Türkiye: Kitaplara ve düşünceye yönelik şiddet kabul edilemez

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, TÜYAP 18. Çukurova Kitap Fuarı’nda bir yayınevinin standına ve kitaplarına yönelik saldırıyı kınadı.

Abone Ol

HABER49-Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, TÜYAP 18. Çukurova Kitap Fuarı’nda bir yayınevinin standına ve kitaplarına yönelik saldırıyı kınadı.

"Yazıya ve düşünceye karşı fiziki güç kullanılması, yalnızca hedef alınan yayınevine değil, toplumun tamamına yöneltilmiş bir tehdittir" denilen açıklamada, saldırıyla ilgili etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrısı yapıldı.

"SALDIRIYI KAYGIYLA KARŞILIYOR VE KINIYORUZ"

Kurumlardan yapılan ortak açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Bu yılın ilk kitap fuarı olarak 10-18 Ocak 2026 tarihleri arasında Adana’da düzenlenen TÜYAP 18. Çukurova Kitap Fuarı’nda, Pankuş Yayınevi’nin standına ve kitaplarına yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kaygıyla karşılıyor ve kınıyoruz. Düşünceyi ifade ve yayın yoluyla ortaya konulan bir faaliyete fiziksel güç kullanılarak müdahale edilmesi; demokratik toplum düzeni, hukuk devleti ilkesi ve kültürel çoğulculuk açısından son derece vahimdir. Kitaplar; düşüncenin, sözün ve yazının ürünüdür. Düşünceyi açıklama, yayma ve bu düşüncelere erişme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. ve 27. maddeleri ile güvence altına alınmış; basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi başta olmak üzere uluslararası sözleşmelerle de evrensel bir hak olarak tanımlanmıştır. Bu hakların kullanımı, hiçbir kişi ya da grubun tehdidi ya da şiddetiyle engellenemez.

Biz gazeteci, yazar ve yayın meslek örgütlerine göre düşünceler tartışılabilir, eleştirilebilir, karşı görüşler ifade edilebilir; ancak bu süreçlerin tamamı şiddetten arındırılmış, demokratik ve hukuki yöntemlerle yürütülmek zorundadır. Yazıya ve düşünceye karşı fiziki güç kullanılması, yalnızca hedef alınan yayınevine değil, toplumun tamamına yöneltilmiş bir tehdittir. Kitap fuarları; farklı görüşlerin barış içinde bir arada bulunabildiği, okurların özgürce kitaplara erişebildiği kamusal kültür alanlarıdır. Her yaştan yurttaşın ziyaret ettiği bu alanlarda yaşanan saldırılar, yalnızca ifade özgürlüğünü değil, aynı zamanda fuar çalışanlarının, yayınevlerinin, yazarların ve okurların can güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.

Adana Valiliği’ni, tüm illerdeki Valilikleri, İçişleri Bakanlığı’nı fuar alanlarında güvenliği eksiksiz biçimde sağlamaya, benzer olayların tekrarını önleyecek etkin önlemleri almaya ve saldırıyı gerçekleştirenler hakkında caydırıcı, şeffaf bir hukuki süreç yürütmeye davet ediyoruz. Saldırıya uğrayan yayınevine, kitapların yazarlarına, tüm fuar emekçilerine ve bu saldırı nedeniyle huzuru bozulan okurlara ‘geçmiş olsun’ dileklerimizi iletiyoruz.

Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik her türlü şiddet ve baskıya karşı durmaya, gazetecilerin, yazarların kitaplarının özgürce dolaşabildiği, kitap fuarların güvenli ve çoğulcu kültür alanları olarak korunabildiği bir toplumsal ortamın sağlanabilmesi için çalışmayı sürdüreceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”