HABER49- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Abdi İpekçi’nin öldürülüşünün 47. yılında bir basın açıklaması yaptı. İktidar ve muhalefete, gazetecilere yönelik saldırı ve cinayetlerdeki cezasızlık uygulamasından vazgeçilmesi, faili meçhul gazeteci cinayetlerinin aydınlatılması için TBMM’de araştırma komisyonu kurulması için çağrı yapılan açıklamada şu görüşler yer aldı:
“Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün, araştırmacı ve sorumlu gazeteciliğin simge isimlerinden Abdi İpekçi’nin katledilmesinin üzerinden 47 yıl geçti. Aradan geçen yıllara rağmen, bu cinayetin ardındaki karanlık ilişkilerin yargı önüne çıkarılamamış olması, Türkiye’de gazetecilere yönelik tehdit ve saldırıların bugün de sürmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
İpekçi cinayetinde tetiği çektiren güçlerin ve azmettiricilerin hâlâ ortaya çıkarılmamış olması, gazeteci cinayetlerinde cezasızlığın kalıcı hale gelmesine yol açmıştır. Faili meçhul bırakılan her gazeteci cinayeti, basın özgürlüğüne ve demokrasiye vurulmuş ağır bir darbedir.
Bugün halktan, emekten, adaletten, barıştan ve özgürlüklerden yana gazetecilik yapanların haber yapması engellenmekte; gazeteciler siyasetçiler tarafından hedef gösterilmekte, eleştirel yayın yapan gazeteciler gözaltı ve tutuklamalarla susturulmaya çalışılmaktadır. Gazeteci cinayetlerinin aydınlatılmaması ve saldırıların cezasız bırakılması, bu baskı ortamını daha da derinleştirmektedir.
TGC önceki Başkan Vekillerinden olan Abdi İpekçi, gazeteciliğe evrensel basın meslek ilkelerini kazandıran, bu ilkelerin yazılı hale gelmesine öncülük eden bir gazeteciydi. Meslek yaşamı boyunca kamu yararını esas almış; gazeteciliğini halkın haber alma, bilgi edinme ve gerçekleri öğrenme hakkına saygı temelinde yürütmüştür. Doğruluğu denetlenmemiş hiçbir haberi yayımlamamayı ilke edinmiş, muhabirliğin önemini vurgulamış, basını devlete ilişik gazetecilik anlayışından uzaklaştırmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Abdi İpekçi aynı zamanda barıştan yana duruşuyla da Türk basın tarihinde özel bir yere sahiptir. İç ve dış politikada çatışmayı değil diyaloğu, nefreti değil sağduyuyu savunmuştur. Halklar arasında dostluğu, karşılıklı anlayışı ve barışı savunan yazılarıyla, gazeteciliğin barışın inşasında oynayabileceği rolü somut biçimde ortaya koymuştur. İpekçi’nin bu yaklaşımı, bugün de barış gazeteciliği açısından yol gösterici olmaya devam etmektedir.
Abdi İpekçi, yalnızca haberciliğiyle değil; gazetecilerin örgütlenmesi ve basın meslek ilkelerinin yaşama geçirilmesi, halkın haber alma hakkının savunulması yönündeki çabalarıyla da örnek bir isimdir. 1961 yılında 212 Sayılı Yasa’nın kabul edilmesinin ardından, dokuz gazete patronunun yasayı protesto etmek amacıyla üç gün boyunca gazete çıkarmadığı süreçte, İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın (Türkiye Gazeteciler Sendikası) toplumu habersiz bırakmamak için yayımladığı Basın Gazetesine Abdi İpekçi önderlik etmiştir.
Abdi İpekçi’yi katledilişinin 47. yılında bir kez daha sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz. İktidar ve muhalefete, gazetecilere yönelik saldırı ve cinayetlerdeki cezasızlık uygulamasından vazgeçilmesi, faili meçhul gazeteci cinayetlerinin aydınlatılması için TBMM’de araştırma komisyonu kurulması çağrımızı bir kez daha yineliyoruz.”




