- Bir yetkiliye haber verelerimde bu taşı yol üstünden kaldırtsın, der ve yoluna devam eder.
Başka bir adam gelir;
- Mahalleliyi haberdar edelim gelip bu taşı kaldırsınlar, der ve oda yoluna devam eder.
Başka bir adam gelir, taşın sağına soluna bakar. Ben bu taşı kaldırayım da insanlar yoldan rahat geçsin der ve zorlada olsa taşı kaldırır. Taşın altında bir zarf ve içinde biraz akçe ve bir not. Notta şu yazı: “yüreğini taşın altına koyana bu akçeler helal olsun.’’
Pervazsızca şehir merkezinde, meydanlarda işlenen adi suç ve cinayetlere binaen bu tespitlerimi dile getirdim. Kendi kametimiz nispetinde mutlaka elimizin uzanacağı birileri vardır. Ona cehaletin en büyük düşman olduğu anlatılabilir. Yeter ki taşın altına yüreğimizi bırakalım.
Bir çivi bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı kurtarır. Bir at bir orduyu kurtarır sözünü boşuna dememe, işler. Her zaman yazar ve söylerim. Boş lakırdılar, fuzuliyane eleştiriler sadece çene jimnastiğidir. Bir öğrencimize, bir çocuğumuza el uzatalım. Bizimde yemekte tuzumuz biberimiz olsun. Okulları ziyaret edelim. Okul kütüphanesine yada iki öğrenciye kitap hediye edelim.
Unutmayalım ki, insanlığın kurtuluş reçetesi okumak iledir. Maalesef üzülerek sizinle paylaşacağım bir gerçek; Muş kitap okumada en son il. Ekonomide en geride olduğunun işaret fişeği.
Gençlerimizde suç oranındaki artış, uyuşturucu kullanımı ve sair olumsuzluklar sizleri rahatsız etmiyor mu?
Selam ve dua ile.