HABER49-Erzurum’un son 35 yılına yayılan gazetecilik birikimini titizlikle işleyen eser, sadece bir kitap tanıtımı değil, aynı zamanda kentin duyulmamış seslerinin de sahneye çıktığı bir buluşmaya dönüştü. Bozkurt’un standı, meslektaşları, okurları ve şehrin kültür hayatına yakın isimler tarafından yoğun ilgi gördü. Deneme ve köşe yazılarından oluşan kitap; şehrin sosyolojik dokusuna ışık tutarken, zamanın izini süren hikâyeleri, tarihsel kırılma noktalarını ve kişisel tanıklıkları içeren geniş bir perspektif sunuyor. Erzurum’un yakın geçmişine ayna tutan bu çalışma, şehrin yıllarca bastırılmış duygularını, unutulmuş hatıralarını ve kimlik arayışını ustaca kaleme alıyor. Bozkurt’un eserinde yer alan metinler arasında; Türk basınının unutulmaz kalemleri Bekir Coşkun ve Mehmet Ali Birand ile Erzurum basınının sembol isimlerinden Albayrakçı Süleyman Necati Güneri ve Kemal Alyanak hakkında yazılmış özel yazılar da bulunuyor. Bu yönüyle kitap, hem yerel hem ulusal basın tarihine değen zengin bir içerik sunmasıyla dikkat çekiyor.
“Erzurum Konuşmadığı Yerden Çığlık Atar” – Bozkurt Kitabının Ruhunu Anlattı
Eserinin temel yaklaşımını anlatan Orhan Bozkurt, Erzurum’un ruhunu tarif eden güçlü ifadeler kullanarak kitabın ortaya çıkış hikâyesine değindi. Ona göre Erzurum, bazen sessiz kalan ama sessizliğinin altında büyük bir çığlık barındıran bir şehir. Bozkurt, kitabın adının da bu duruşu yansıttığını belirterek, “Sustuğu yerden konuşan, karın altından seslenen, ayazın içinde nefes alan bir şehirdir Erzurum. Bir şehir bazen konuşmaz, bazen susar. Ama bir gün senin yerine çığlığı o atar. Bu eser, işte o sesi duyanlar içindir” sözleriyle kitabın taşıdığı duygusal derinliği aktardı. Yaklaşık bir asırlık tarihsel süreci kapsayan eser; 23 Temmuz 1919’un milli mücadele ruhundan 2025 Erzurum’unun modern şehir kimliğine uzanan geniş bir yelpazede kaleme alınmış yazılarıyla dikkat çekiyor. Kentin değişen yüzünü, dönüşüm sancılarını ve belleğinin izlerini takip eden bu çalışma; okuyucuya Erzurum’u sadece bir coğrafya değil, yaşayan bir ruh ve sesi olan bir varlık olarak gösteriyor. Bozkurt’un kitabı, kentin soğuk iklimine rağmen sıcak insan hikâyeleriyle, sessizliğin içindeki gürültüyü duymak isteyenler için güçlü bir anlatı sunuyor.
“Suskun Kentin Çığlığı”nın Kapak Tasarımından Fotoğraflarına Uzanan Sanatsal Dokunuş
Kitap, içerdiği metinlerin özenli dilinin yanı sıra, arkasındaki güçlü ekip sayesinde estetik bir bütünlükle okura sunuluyor. Kitapsarayı Yayınları tarafından yayımlanan eserin kapak tasarımı, Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve grafiker Orhan Ardahanlı tarafından hazırlandı. Arka kapakta ise usta foto muhabiri Cem Bakırcının imzası bulunuyor. Kitabın bazı bölümleri karikatürist Vedat Refayeli’nin çizimleriyle desteklenerek hem ifade gücünü hem de içerik zenginliğini artırıyor. Erzurum’un son dönemde öne çıkan kent fotoğrafçılarından Nihat Kılıçoğulları tarafından çekilen fotoğraflar ise esere görsel bir bellek niteliği kazandırıyor. Bu kareler, kentin sert doğasını, sokaklarda gizlenen hikâyeleri ve Erzurum insanının duruşunu sanatsal bir çerçeveye oturtuyor. Metinler ve görseller bir araya geldiğinde, “Suskun Kentin Çığlığı” yalnızca okunacak değil, hissedilecek ve görülecek bir eser olarak ortaya çıkıyor. Fuar ziyaretçileri, kitabın tüm bu yönleriyle Erzurum kültürünün hem yazılı hem görsel belleğini taşıyan özel bir çalışma olduğunu vurgulayarak Bozkurt’a yoğun ilgi gösterdi. Eser, hem edebi bir birikim hem de kent tarihine not düşen arşiv niteliğiyle dikkat çekmeye devam ediyor.