Muşspor camiası olarak şampiyonluk yolunda beklenmedik "yol kazası"yaşadık... Bu sonuç istemesek te maalesef gerçekleşti. Şampiyonluk yolunda umudumuzu asla kaybetmeyeceğiz... Takım yönetimi, teknik heyet ve oyuncularımızın sonuna kadar yanındayız... Sizlere gerçekçi, yapıcı eleştiriler de içeren bir köşe yazısı hazırladım...
Muşspor, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta fırtına gibi eserken, 9 maçlık muazzam bir galibiyet serisinin ardından İzmir deplasmanında Aliağa karşısında alınan 4-0’lık mağlubiyet, hepimizde soğuk duş etkisi yarattı. Evet, skor ağır; evet, serinin bozulması can yakıcı. Ancak futbolun doğasında olan bu sert düşüşler, bazen en tepedeyken göremediğimiz uçurumları fark etmemiz için bir fırsattır.
9 maç üst üste kazanmak bir tesadüf değildir; bu bir karakter ve emek işidir. Ancak Aliağa karşısındaki dağınıklık, takımın fiziksel yorgunluğundan ziyade "zihinsel bir doygunluk" yaşadığının işareti olabilir. Seri galibiyetlerin getirdiği özgüven, yerini ufak bir rehavete bıraktığında, futbolun adaleti sizi en beklemediğiniz anda cezalandırır...
Bu yenilgi, şampiyonluk yolunda bir son değil, aksine eksiklerin tamiri için bir "erken uyarı sistemi" olarak görülmelidir...
Dost acı söyler... Benim gördüğüm önemli eksiklikleri şöyle sıralayabilirim;
1- ‘’Takım İskeleti’’ Bu maçta istenen verimi veremedi. Özellikle kale önünde 1. Bölgede oynayan oyuncularımız özellikle Oğuzhan çok cılız kaldı ve ilk iki golü bu bölgede görev yapan stoperlerin beklenmeyen hataları dolayısıyla yedik... Hiçbir savunma oyuncusunun, bu riskli bölgede çevresinde üç rakip varken, topla riske girme hakkı yoktur. Rakipte en az 6 papaz oyuncu var ve hesabı keserler...Saha mükemmel idi... Defans oyuncularına hata yaptırabilecek en önemli etken saha olabilir di. Ama sorun saha değildi...
2- Ben de bir futbol antrenörüyüm. Ben kadro dizilişlerinde bir statikliğin olduğuna inanmıyorum. Takım kuruluşu planı dinamik olmalı rakip takımın güçlü, zayıf yönlerine göre her an değişebilmelidir...Fatih hocam takımı aslında 3-5-2 oynatıyor .Ofansif oynamayı tercih ediyor. Bloklar arası bağlantının kesintisiz devamını istiyor. Oyun sistemi gereği kanatların çok iyi kullanılmasını istiyor... Bir takımda çok iyi üç stoper ve müthiş özellikleri olan kanat oyuncuları varsa bu düzende oynanabilir. Bu diziliş, takım maçlar da kazandı. Fatih hocam takımı 1-3-2-3-2 sistemiyle oynatıyor. Top sizdeyken diziliş budur ama ,top rakibe geçince 1-5-2-1-2 düzenine geçmeniz gerekir. Bu sistemin bütün dünyada adi 3-5-2 dir...Aliağa maçında takım nerede duracağını bilmiyordu. İlk 30 dakika iki takımdan tek şut yok. Üst üste iki hatalı golden sonra ipler koptu onarım geçekleşmedi...
3- Aliağa takımında 6-7 papaz tabir ettiğimiz- ligler görmüş geçirmiş- oyuncu var..Biz de sadece Cumali var diyebiliriz.Aliağa takımı maç başlangıcı ile birlikte sürekli yakın temas ve sertliği tercih etti.Tekme atmadıkları, ısırmadıkları oyuncumuz kalmadı. Biz buna sahanın hiçbir yerinde cevap veremedik.1.Bölgemizdeki hatalarda bunun sonucunda geldi... Maçı vermemizin en önemli sebebi buydu.
4- Aliağa takımı ile ilgili istihbarat yeterli değildi. Yeterli olsa maç kaybedilmezdi.
5- Özür dilerim. Ben bu maça 4-2-3-1 dizilişi ile çıkar. Puan veya puanlar almaya çalışırdım.Muş‘ta oynan ilk maçta bu mantalite ile iki gol bulmuş, önlem almayınca puanları paylaşmış idik.. Şampiyonluk kupasını Muş’a getirmek istiyorsak, bu 4-0’lık enkazdan ayrıca şu dersleri de çıkarmalıyız...
Savunma Disiplini ve Konsantrasyon: Üst üste gelen galibiyetler savunma hattında bazen "nasıl olsa atarız" rahatlığı yaratır. Bloklar arası mesafenin bu kadar açılmasına bir daha izin verilmemeli. Savunma, sadece defans oyuncularıyla değil, forvetten başlayan bir baskıyla başlar.
Maç İçi Kırılganlık: İlk golü yedikten sonra takımın oyundan düşmesi, şampiyonluk hedefleyen bir camiaya yakışmıyor. Skor ne olursa olsun oyun planına sadık kalacak psikolojik dayanıklılık üzerine çalışılmalı.
Alternatif Planlar: Rakip bizi iyi analiz etmiş görünüyor. Teknik heyetin, kilitlenen maçlarda veya beklenmedik skorlarda devreye sokacağı "B Planı" ve taktiksel esneklik hayati önem taşıyor.
Bu takım bizi 9 hafta boyunca gururlandırdı. Bir maçta 4 gol yedik diye sırtımızı dönecek değiliz. Aksine, şampiyonluk mücadelesi şimdi başlıyor. Gerçek şampiyonlar, düştüğü yerden daha güçlü kalkmasını bilenlerdir.
Muşspor yönetimi ve teknik heyeti, bu mağlubiyetin röntgenini doğru çekmeli; egolardan arınmış, hataların net bir şekilde masaya yatırıldığı bir özeleştiri süreci işletilmelidir.
Aliağa maçı bir kazaydı, ancak bu kazanın kalıcı hasar bırakmaması bizim elimizde. Şimdi her zamankinden daha çok kenetlenme, eksikleri hızla onarma ve o 9 maçlık ruhu yeniden sahaya yansıtma vaktidir.
Unutmayın; Fırtına dindiğinde, gemiyi limana getirip getiremediğinize bakarlar, dalgalarla nasıl boğuştuğunuza değil!
Selam ve dua ile... Başaracağız...