HABER49- Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağı’nda düzenlenen program, TDED Erzurum Yönetim Kurulu Üyesi Elif Filiz Günderen’in moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Programın açılışında konuşan Günderen, klasik Türk edebiyatı alanında çalışan akademisyenlerle edebiyat meraklılarını bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirterek, divan edebiyatını daha geniş kitlelere anlaşılır ve ilgi çekici bir dille tanıtmak istediklerini ifade etti.
Ardından söz alan Prof. Dr. Serhan Alkan İspirli, görseller ve bestelenmiş şiirlerle desteklediği sunumunda divan şiirinde iz bırakan kadın şairleri ve eserlerini ele aldı. İspirli, aşkın merkezde olduğu divan şiiri geleneğinde kadının çoğunlukla şiirin öznesi değil nesnesi olarak konumlandırıldığını, bu nedenle kadınların şiir yazmasının ve duygularını açıkça ifade etmesinin zorlaştığını anlattı.
“Aşk şiiri erkek işi düşüncesi kadının şiir yazmasına mani olmuştur”
Divan şairliğinin âşıklık rolünü benimsemeyi gerektirdiğine dikkat çeken İspirli, bu anlayışın kadınların şiir dünyasında yer edinmesini güçleştirdiğini söyledi.
İspirli, muhafazakâr toplum yapısında aşkın erkeklere özgü görüldüğünü belirterek, “Aşk, ‘erkeklere yakışır, aşkı erkekler bilir.’, şu hâlde ‘şiir yazmak da erkeklerin işi’dir” ifadelerini kullandı.
“Kadın şairler kadın ruhunu aksettirmekte zorlanmışlardır”
Kadın divan şairlerinin eserlerinde kadın duygu ve düşüncelerini yansıtmakta çeşitli güçlüklerle karşılaştığını belirten İspirli, bunda toplumsal koşulların ve edebiyat geleneğinin etkili olduğunu dile getirdi.
Bazı kadın şairlerin eserlerini takma isimlerle yayımlamak zorunda kaldığını da aktaran İspirli, Mihrî Hatun’un bu alandaki farklılığına dikkat çekti. Mihrî Hatun’un divan şiirinin sınırları içerisinde duyguları





