Bölge

Prof. Dr. Remzi Atılgan: “Yaşam tarzı doğurganlığı doğrudan etkiliyor”

Remzi Atılgan, doğurganlık üzerinde yaşam alışkanlıklarının belirleyici rol oynadığını vurgulayarak düzensiz beslenme, aşırı kilo, stres ve zararlı alışkanlıkların çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığını söyledi.

Abone Ol

HABER49- Remzi Atılgan, doğurganlık üzerinde yaşam alışkanlıklarının belirleyici rol oynadığını vurgulayarak düzensiz beslenme, aşırı kilo, stres ve zararlı alışkanlıkların çocuk sahibi olmayı zorlaştırdığını söyledi.

Fırat Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atılgan, kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Kısırlığın, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik oluşmaması olarak tanımlandığını belirten Atılgan, 35 yaş üzerindeki kadınlarda bu sürenin 6 ay, 40 yaş üzerindekilerde ise daha kısa tutulması gerektiğini ifade etti.

Kısırlık yaşayan çiftlerin büyük bölümünde nedenin tespit edilebildiğini dile getiren Atılgan, en sık yumurtlama sorunları, erkek kaynaklı problemler ile rahim ve tüplere bağlı hastalıkların görüldüğünü söyledi. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise yapılan tüm tetkiklere rağmen net bir neden bulunamadığını ve bu durumun “nedeni bilinmeyen kısırlık” olarak adlandırıldığını aktardı.

Yumurtlama problemlerinin kısırlık vakalarında önemli yer tuttuğunu belirten Atılgan, polikistik over sendromunun bu süreçte sık karşılaşılan nedenlerden biri olduğunu, ilk aşamada ilaç tedavisi ve doğru ilişki zamanlamasının önerildiğini kaydetti. Bu yöntemlerden sonuç alınamayan durumlarda aşılama, ardından tüp bebek tedavisine geçildiğini ifade etti.

Erkeklerde sperm sayısının azlığı, hareket yetersizliği veya yapısal bozukluklar ile kadınlarda tüplerin kapalı olması halinde doğrudan tüp bebek yönteminin tercih edildiğini belirten Atılgan, kısırlığın yalnızca kadınlara ait bir sorun olarak görülmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Vakaların yaklaşık yüzde 40’ının kadın, yüzde 40’ının erkek kaynaklı olduğunu, yüzde 20’sinde ise nedenin belirlenemediğini söyledi.

Yaşam tarzının doğurganlık üzerindeki etkisine de dikkat çeken Atılgan, düzensiz beslenme, aşırı spor, fazla kilo, yoğun stres, sigara ve alkol kullanımı ile aşırı kafein tüketiminin gebelik şansını düşürdüğünü belirtti. Özellikle fazla kilonun yumurtlama problemlerini artırarak kısırlık riskini yükselttiğini ifade etti.

Bazı enfeksiyonların da doğurganlığı olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Atılgan, kadınlarda rahim ve tüplerde iltihaplanmaya, erkeklerde ise üreme organlarında hasara yol açabildiğini söyledi. Ayrıca tiroit hastalıkları, hormon bozuklukları, böbreküstü bezi hastalıkları, aşırı zayıflık, yeme bozuklukları ve yoğun egzersizin de yumurtlama sorunlarına neden olabileceğini sözlerine ekledi.