MUŞ’UN TAŞINDA, TOPRAĞINDA BİR VEFA HİKAYESİ
Bugün takvimler 21 Haziran 2026’yı gösteriyor. Yazın en uzun günü, güneşin Muş Ovası’nı en cömert haliyle kucakladığı bugün, kalplerimiz sadece bugüne özel bir şükran duygusuyla atıyor. Bugün Babalar Günü.
Muş’un iklimi serttir derler, doğrudur. Kışı ayazıyla sınar bizi, yokuşu diktir, yolu çetindir. Ama bu coğrafyanın babaları, tıpkı Kurtik Dağı’nın zirvesindeki o sarsılmaz kaya gibi, hayatın tüm sertliğine karşı göğsünü siper eden koruyuculardır. Onlar, evlatlarına bir gelecek inşa etmek için kendi ömürlerinden vazgeçen, "yoruldum" demeyi kendine yakıştıramayan birer efsanedir.
Bir Muş evinde baba demek, sorumluluğun en ağırını omuzlarında taşımak demektir. Sabah gün ağarmadan rızık peşinde koşan, akşam eve döndüğünde yorgunluğunu kapının dışında bırakıp çocuklarına tebessümle bakan o iradedir. Onlar, çok konuşmazlar belki, sevgilerini bir kelimeyle değil, evlatlarının başını okşarken bıraktıkları o güven dolu histe, sofrada en iyi lokmayı evladına bırakırken gösterdikleri o sessiz fedakârlıkta anlatırlar.
Bugün, Murat Nehri’nin kıyısında, şehrin her sokağında, her mahallede aynı ortak duygu var… Bizim için her türlü fırtınaya göğüs geren o dev çınarlara olan derin minnetimiz.
Babalarımız, bize sadece bir kimlik değil, aynı zamanda bir duruş bıraktılar. Dürüstlüğü, harama el uzatmamayı, komşuluk hukukunu ve en önemlisi "baba ocağı" dediğimiz o kutsal yerin sıcaklığını... Bugün 21 Haziran, onları hatırlamak için bir vesile. Ama asıl görevimiz, onların bizden beklediği tek şeyi, yani hayırlı, dürüst ve kendi ayakları üzerinde duran bireyler olmayı başarmaktır.
Bir babanın saçındaki her beyaz, evladı için duyduğu endişenin ya da verdiği mücadelenin bir hatırasıdır aslında. Onlar, bizim görünmez kahramanlarımız, biz düştüğümüzde tutan, yükseldiğimizde sessizce gurur duyan o gönül sultanlarımızdır.
Bu güzel gün vesilesiyle, tüm babalarımızın ellerinden öpüyorum. Bugün hayatta olup da bizlere dua edenlere sağlık ve huzur dolu bir ömür diliyorum. Aramızdan ayrılmış, toprağa emanet ettiğimiz tüm babalarımıza ve babalık vasfını en yüce mertebede yaşayan tüm büyüklerimize, bu şehrin kadirşinaslığıyla rahmet ve şükranlarımı sunuyorum.
Muş’un güzel insanları, kıymetli babalar, sizler bizim köklerimizsiniz. Kökü sağlam olanın, dalları göğe değer.
Babalar Günü’nüz kutlu olsun.