MUŞ’UN KIŞI SERT, İNSANI MERTTİR

Abone Ol

MUŞ’UN KIŞI SERT, İNSANI MERTTİR

Muş, sadece Doğu Anadolu’nun karlı zirveleri ve uçsuz bucaksız ovalarıyla anılan bir coğrafya değil; binlerce yıllık bir tarihin, Malazgirt’ten bu yana Anadolu’ya mühürlenmiş bir kimliğin adıdır. Sert kışların yaşandığı bu topraklar, bağrında öyle sıcak, öyle vakur insanlar yetiştirir ki, Muşlu dendiğinde akla ilk gelen mertlik, misafirperverlik ve sarsılmaz bir aidiyet duygusudur.

Muş’ta doğan ya da ruhu Muş’la yoğrulan herkes bilir ki; bu toprakların insanı tıpkı Murat Nehri gibi coşkulu, Kurtik Dağı gibi mağrurdur. Muşlular için meşhur bir söz vardır:

Bu sadece bir kafiye değil, hayatın tam kendisidir. İster Muş’un o meşhur geniş ovasında toprağıyla uğraşsın, ister gurbette rızkının peşinden koşsun; bir Muşlunun karakterindeki o saf samimiyeti, gözlerindeki o hüzünlü ama kararlı bakışı hemen tanırsınız. Gurbetteki Muşlular, bedenen uzakta olsalar da kalpleri her zaman o kadim sokaklarda, o kerpiç evlerin sıcaklığında atar.

Muş denilince kulaklarımızda hemen o yanık ezgiler yankılanır. ‘’Burası Muştur, Yolu Yokuştur, Muş Ovası, Mektebin Bacaları, Mezarlıkta Yatanlar, Mongok Bağları " diye başlayan türkülerden, sevdasını ve hasretini notalara döken o meşhur "Anam anam öz anam" veya "Güllü Hamam" ya da ‘’Şirazdır Yar Şirazdır, Ezande Yar ezande’’ gibi eserlere kadar her tınıda bu şehrin ruhu vardır. Muşlu, neşesini de kederini de en içten haliyle türkülerine sığdıran kadim bir kültürün temsilcisidir.

İşte bugün 2. Lig Kırmızı Grup’ta fırtınalar estiren Muşspor, sadece 11 futbolcunun sahadaki mücadelesi değil; bu köklü kültürün, bu vakur insanların ve dünyanın dört bir yanına dağılmış Muşluların ortak heyecanıdır. Sahaya çıkan her oyuncu, aslında bir şehrin umudunu ve o meşhur "Muşlu duruşunu" sırtında taşımaktadır.

Muşspor, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta bu sezon sadece bir futbol takımı olmadığını, koca bir şehrin atan kalbi olduğunu defalarca kanıtladı. Mardin 1969 Spor’dan Adanaspor’a, kadar alınan kritik galibiyetler, sadece haneye yazılan 3 puan değil; Muş sokaklarına yayılan büyük bir özgüvenin habercisi oldu.

Özellikle deplasmanlarda alınan sonuçlar, sarı-beyazlıların bu grupta ne kadar iddialı ve "dişli" bir rakip olduğunu herkese gösterdi. Sahadaki her mücadele, 1071’in kararlılığını ve bu toprakların pes etmeyen karakterini yansıtıyor.

Hafta sonu geldiğinde Muş’ta hayat adeta duruyor. Genç-yaşlı, esnaf-öğrenci demeden tribünleri dolduran o mahşeri kalabalık, aslında bir aidiyetin fotoğrafını çekiyor. Muşspor kazandığında; Muş Ovası’ndaki çiftçinin yüzü gülüyor, İstasyon Caddesi’nde esnafın çayı daha demli oluyor, gurbette maçı takip eden Muşlunun başı daha dik geziyor.

Bu başarı;

  • Gençler için bir rol model: Spora olan ilginin artması ve çocukların hayallerini süslemesi,
  • Ekonomik canlanma: Maç günleri şehrin hareketlenmesi ve ticaretin nefes alması,
  • Sosyal kenetlenme: Siyasi veya fikri ayrılıkların yerini sarı-beyaz renklerin birleştirici gücüne bırakması anlamına geliyor.

Muşspor’un her golü, yıllardır süregelen bir başarının özlemini dindiriyor. Tribünlerden yükselen o gür ses, sadece bir takımı desteklemiyor; "Biz buradayız ve başarabiliriz!" diyen bir şehrin haykırışına dönüşüyor.

Muşspor ile ilgili verilere bakarsak; Bursaspor’dan sonra, ikinci devrenin en başarılı 2. takımı olduğunu görürüz. Bursaspor 2. devrede 43 puan toplarken, Muşspor 42 puan toplayarak kırmızı grupta en başarılı ikinci takım... Grubun 2. devresinde puan tablosu yapsak, Muşspor, güçlü Bursaspor’un altında ikinci sırada yer alıyor... İkinci devrede Aliağa 40, Mardin ve Maraş takımları ise 35 puan toplamışlar... Birinci devre sonunda 25 puanla 8. Sırada yer alan Muşspor şimdi 67 puanla 4. ve play-off maçlarında rakiplerini bekliyor... Bu üstün performans Muşspor’u hak ettiği 1. Lige taşıyacaktır...

Önce Adanaspor maçı ardından play-off maçlarına çıkacağız... Yönetim, takım ve şehir hazırlanıyor...1. Lig Muş şehrine yakışır...

Dün bir hayaldi, bugün bir hedef, yarın ise gerçek olacak!

İnşallah... Başaracağız...

Selam ve dua ile...