MUŞ’UN KIŞ GÜNEŞİ: MUŞSPOR

Abone Ol

MUŞ’UN KIŞ GÜNEŞİ: MUŞSPOR

Muş denince akla önce uçsuz bucaksız bir ova, sonra da o ovayı aylarca esir alan, şehri adeta dünyadan yalıtan "beyaz bir sessizlik" gelir. Takvimler aralık ayını gösterdiğinde, Muş için zaman biraz daha yavaş akar. Burada kış, sadece bir mevsim değil; bir sabır sınavı, bir yaşama biçimi ve her şeye rağmen vazgeçilemeyen bir sevdadır. Muş, karın en çok yakıştığı şehirdir diye düşünüyorum... Annesi hemşerimiz olan büyük oyuncu Yılmaz Güney ‘’Aç Kurtlar’’ filmini bu estetik altyapı, dekor sebebiyle Muş’ta çekmiştir...

Kar, Muş’a öyle alelade bir misafir gibi gelmez; ev sahibi gibi yerleşir. Murat Köprüsü’nün ayakları altından akan suyun buharı, sabahın ilk ışıklarında sisle birleştiğinde ortaya çıkan manzara, hiçbir ressamın fırçasına sığmayacak kadar büyüleyicidir. Kar altındaki tarihi Muş evleri (sayıları maalesef azaldı...),üzerindeki beyaz örtüyle geçmişin yorgunluğunu üzerinden atar gibidir.

Dışarıda eksi yirmileri bulan dondurucu bir ayaz olsa da, Muş’un kışını asıl özel kılan iç mekânlardaki o samimiyettir. Bu atmosfer soğuğun içindeki sıcaklık gibidir... Kıraathanelerde yükselen demli çay dumanı, evlerde soba başında yapılan o bitmek bilmeyen sohbetler, kışın getirdiği yalnızlığı dağıtıverir. Şehrin sokaklarında yürürken burnunuza çalınan o isli koku, aslında kışın en sıcak davetiyesidir.

Elbette Muş’ta kış demek, sadece estetik manzaralar demek değildir. Kapanan köy yolları, karla mücadele eden ekipler ve sabah kapısının önündeki karları küreyen esnafın mücadelesi bu mevsimin gerçeğidir. Ancak bu zorluk, Muş insanının karakterindeki o metaneti ve dayanışma ruhunu da perçinler. Zorluğun bir estetiği var... Karın her santimi, baharda bereketli ovayı canlandıracak olan suyun habercisidir.

Muş’ta kış, hayatı yavaşlatır ama kalpleri birbirine yaklaştırır. Beyazın her tonuna bürünen bu kadim şehirde, soğuk havaya inat, insan sıcaklığıyla ısınmak her zaman mümkündür. Eğer bir gün yolunuz kışın buralara düşerse, sadece dışarıdaki kara değil, o karın içindeki saklı huzura da kulak verin.

Muş denince akla önce uçsuz bucaksız bir ova, sonra da o ovayı aylarca esir alan, şehri adeta dünyadan yalıtan "beyaz bir sessizlik" gelir. Ancak bu yıl Muş’ta kış, her zamankinden farklı bir tonda yaşanıyor. Dışarıda dondurucu bir ayaz, sokaklarda diz boyu kar olsa da; Muş halkının yüreğinde şehri ısıtan, umutları tazeleyen bambaşka bir ateş yanıyor:

Muşspor...

Kışın en sert günlerini yaşadığımız bu ocak ayında, içimizi ısıtan ilk müjde Mardin deplasmanından geldi. Komşu şehirde verdiğimiz o zorlu mücadeleden alınan galibiyet, sadece 3 puan değil; aynı zamanda Muş’un pes etmeyen ruhunun bir kanıtıydı. Mardin’in dar sokaklarından Muş’un karlı yollarına uzanan bu başarı, zirve yürüyüşümüzün en kritik virajlarından biri olarak kayıtlara geçti. Bu galibiyetle birlikte şehirde "O sene, bu sene mi?" fısıltıları, yerini yüksek sesli şampiyonluk şarkılarına bırakmaya başladı.1. Lig çok da uzakta değil... Başarabiliriz...

Yönetimin ara transfer dönemindeki nokta atışı hamleleri, bu ateşin sönmeye niyetinin olmadığını gösteriyor. Özellikle hücum hattına yapılan Seçim Can Koç gibi önemli takviyeler, kadro derinliğimizi ve hedefin ne kadar büyük olduğunu tescilledi. Yeni transferlerin uyum süreci, Mardin galibiyetinin özgüveniyle birleşince ortaya seyir zevki yüksek, mücadele gücü tam bir "Sarı-Beyaz" fırtınası çıkıyor.

Şimdi önümüzde çok önemli bir sınav daha var. Hafta sonu kendi sahamızda ağırlayacağımız Ispartaspor karşılaşması, zirve yolculuğumuzun mihenk taşlarından biri olacak. Muş’un sert kışında, tribünleri dolduracak binlerce taraftarın coşkusu, Isparta’nın direncini kıracak en büyük gücümüzdür. Sahada yeni transferlerin hırsı, tribünde 12. adamın vefasıyla birleştiğinde; Muşspor’un bu maçı da kayıpsız geçerek şampiyonluk kapısını aralayacağına inancımız tam.

Muş’ta kış hayatı yavaşlatır ama Muşspor kalpleri hızlandırıyor. Karın her santimi berekettir evet, ama bu yıl o karın üzerine yazılan hikâye "şampiyonluk" hikâyesidir. Beyazın her tonuna bürünen bu kadim şehirde, soğuk havaya inat, sportif başarıların sıcaklığıyla ısınıyoruz.

Gözümüz sahada, gönlümüz şampiyonlukta.

Muşspor, bu şehir seninle gurur duyuyor!

Haydi...