HABER49- Muş Devlet Hastanesinde, kalp-damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan damar içi görüntüleme (IVUS) ve fraksiyonel akım rezervi (FFR) uygulamaları ilk kez gerçekleştirildi. Daha önce Muş’ta kronik total oklüzyonu (tam tıkalı damar) açma işlemlerini başlatarak 2 yıldır hasta sevklerini önemli ölçüde azaltan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Furkan Yetmiş ve Dr. Ömer Işık, hayata geçirdikleri yeni uygulamalarla Muş’ta bir ilke daha imza attı. Yeni yöntemler sayesinde hastanede hem il dışı sevkler azaldı hem de riskli ve kompleks işlemler yerinde yapılmaya başlandı.
Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğünün katkılarıyla temin edilen teknolojik donanım sayesinde, kardiyoloji alanında ileri düzey tanı ve tedavi imkanı sağlandı. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden akademisyen hekimlerin katılımıyla gerçekleştirilen vakalarda, kritik seviyede olup olmadığı netleşmeyen darlıklar hassasiyetle değerlendirilerek hastalar gereksiz stent uygulamasından ve riskli bypass ameliyatlarından korundu.

"BİRİNCİ MOTİVASYONUMUZ HASTALARIMIZIN BAŞKA İLE GİTMESİNİ ENGELLEMEK"
Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Batuhan Dereli, Muş’a yeni tıbbi imkanlar kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Buradaki birinci motivasyonumuz, hastalarımızın ilimizde yapılamayan bir tıbbi hizmet için başka bir ile gitmesini engellemek oldu. Hastanemizde anjiyografi işlemleri düzenli olarak yapılıyor ve aylık ortalama 200 anjiyo gerçekleştiriyoruz. IVUS teknolojisinin hastanemize kazandırılmasında emeği geçen Sağlık Bakanlığımıza ve İl Sağlık Müdürlüğümüze teşekkür ederiz. Yeni uygulamaların kentteki sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracağına inanıyoruz. Bundan sonra da bütün branşlarımızda daha önce ilimizde gerçekleştirilmeyen özel tıbbi işlemleri hayata geçirmek için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"İKİ YILDIR SÜREN BAŞARIYA YENİ BİR İLKLE DEVAM EDİYORUZ"
Muş’ta 2 yıldır kronik total oklüzyon açma işlemlerini sürdürerek sevk oranlarını düşüren ve Dr. Ömer Işık ile birlikte IVUS ve FFR uygulamalarını kente kazandıran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Furkan Yetmiş, "Yaklaşık iki hafta önce kalp krizi geçiren bir hastamızın tıkalı damarını açtık. Sonraki değerlendirmelerde kalbin en büyük damarlarından biri olan sol ana koroner arterde hastalık tespit ettik. Hastaya normal şartlarda bypass ameliyatı önerildi. Ancak hastanın bunu kabul etmemesi ve başka bir merkeze gitmek istememesi nedeniyle riskli bir girişimsel işlem planladık. Hastane yönetiminin temin ettiği cihazlarla, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Doç. Dr. Murat Çap ve Ömer Işık doktorların katılımıyla işlemi başarıyla gerçekleştirdik.

Bu tür hastalarda damar içi görüntüleme yöntemi çok önemli. IVUS ve FFR yöntemleri özellikle riskli hastalarda, sol ana koroner arter hastalıklarının değerlendirilmesinde ve daha doğru tedavi kararlarının alınmasında kullanılıyor. Özellikle kritik seviyede olup olmadığı net olmayan darlıklarda basınç ölçümüyle değerlendirme yapabiliyoruz. İşlem yapılan iki hastada da darlıkların ciddi olmadığı sonucuna ulaştık ve stent takılmasına gerek duymadık. Böylece hastaların gereksiz stent uygulamasından kaçınmasını sağladık. Bu tür işlemleri bundan sonra da hastanemizde yapmaya devam edeceğiz. Bu uygulamalarla hem hasta sevkleri azaldı hem de daha riskli ve kompleks işlemler merkezimizde yapılmaya başlandı" ifadelerini kullandı.

"KLASİK ANJİYOGRAFİ İKİ BOYUTLUYKEN DAMAR İÇİNİ KESİTSEL GÖREBİLİYORUZ"
İşlemlere davet üzerine katılan ve damar içi görüntüleme alanında yurt dışı eğitimi bulunan Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Çap, "Muş'ta ilk kez kullanılan damar içi görüntüleme cihazı, özellikle klasik anjiyografiye kıyasla önemli avantajlar sağlıyor. Anjiyografide damarları iki boyutlu olarak değerlendirirken damar içi görüntüleme yöntemiyle damarın iç yapısını kesitsel olarak inceleyebiliyor, damar içerisinde meydana gelen değişiklikleri daha net görebiliyoruz. Bu yöntem sayesinde damardaki darlığın yapısı, kireçlenme durumu ve yağ içeriği yüksek plakların özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi elde ediyoruz.

Ayrıca yaptığımız ölçümlerle darlığın kritik seviyede olup olmadığını ve müdahale gerektirip gerektirmediğini daha doğru bir şekilde değerlendirebiliyoruz. Darlığın kritik olduğuna karar vererek müdahaleyi gerçekleştirdikten ve stent yerleştirdikten sonra da aynı cihazla stentin yeterince açılıp açılmadığını ve damarın optimal düzeyde genişleyip genişlemediğini kontrol edebiliyoruz. Bu modern teknolojinin Muş'ta kullanılmaya başlanması sevindirici bir gelişme. Artık hastaların bu tür işlemler için başka illere sevk edilmesine gerek kalmadan kendi illerinde sağlık hizmeti alabilmeleri açısından önemli bir adım atılmış oldu" dedi.




