Muş

Muş’ta Vakıf çalışanları grevde!

Muş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanları, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine greve çıktı.

Abone Ol

HABER49- Muş Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) çalışanları, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine greve çıktı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında (SYDV) görev yapan işçiler Türkiye genelinde grev kararı aldı. 81 ilde eş zamanlı yapılan iş bırakma eylemlerinde işçiler, hak ettikleri zam oranlarının verilmediğini vurguladı.

Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikası, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işyerlerinde toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine ülke genelinde greve çıktı. Muş’ta da SYDV çalışanları iş bırakarak kurum binasına “Bu iş yerinde grev vardır” pankartı astı.

Koop-İş Sendikası, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işyerlerinde yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı aldı. 22 Ağustos 2025 tarihinde alınan karar doğrultusunda, ülke genelindeki 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında iş bırakma eylemine gidildi.

Muş’ta da grev kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğünde görev yapan personeller iş bıraktı. Çalışanlar, kurum binasına “Bu iş yerinde grev vardır” yazılı pankart asarak greve katıldı.

Türk-İş ile Hükümet arasında imzalanan Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü kapsamında sürdürülen ve yaklaşık 10 bin SYDV işçisini ilgilendiren görüşmeler anlaşmazlıkla sonuçlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu dönem SYDV işçilerine kamu işçileri için belirlenen oran yerine memurlara uygulanan zam oranını teklif etti.

“SYDV KAMU ÇERÇEVE PROTOKOLÜYLE ELDE EDİLEN ÜCRET ZAMLARINI UYGULAMAK İSTEMİYOR”

Greve katılanlar adına bir konuşma yapan Koop İş Sendikası Muş İl Sözcüsü Sezer Aslan, “Konfederasyonumuz Türk-İş ile hükümet arasında 1 Ocak 2025 tarihinden geçerli olan Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü 02.08.2025 tarihinde imzalandı. Bu protokolle birlikte, 600 bin kamu işçisi hak ettiği ücret zamlarını aldı. Sendikamız Koop-İş örgütlü olduğu kamu işyerlerinde birer birer sözleşmeleri imzalıyor. Ancak ne yazık ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kendisine bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında kamu çerçeve protokolüyle elde edilen ücret zamlarını uygulamak istemiyor. Vakıflarda çalışan arkadaşlarımızı, 600 bin kamu işçisinden ve 30 binin üzerindeki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işçisinden ayırarak onlara memurlara verilen yüzde 11 + yüzde 7 oranlarını uygulamak istiyor” dedi.

İŞÇİLER HAKLARINI ALMAK İÇİN GREVDE

Koop-İş Sendikası Muş İl Sözcüsü Aslan, konuşmasının devamında şu sözleri dile getirdi:

“Değerli arkadaşlarım, değerli basın emekçileri, işte biz bugün burada, bu haklı ve meşru davamız için toplandık. Sendikamızın aldığı karar gereğince, ülkemizin dört bir yanındaki 1003 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında bugün itibarıyla greve çıkıyoruz. Ancak biz bugün burada sadece ücret artışı talep ettiğimiz için değil, yıllardır görmezden gelinen emeğimizin, alın terimizin ve fedakârlıklarımızın hakkını almak için bir aradayız. Bizler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarında görev yapan emekçileriz. Depremde ilk sahaya çıkan, pandemide evinden çok vatandaşı gören, kısıtlı bütçelerle milyonların derdine derman olmaya çalışan emekçileriz. Vatandaşın en çaresiz anında yanında olan, 24 saat esasına göre görev yapan, hafta sonu bile evini görmeden yardıma muhtaç kesimlerin sorunlarını çözmeye uğraşan bir neferler ordusuyuz. Ama bugün, bizim derdimizi dinleyen kimse yok!”

“BU GREV BİR ÇIĞLIKTIR”

Sezer Aslan, önceki dönemlerde kabul edilen protokol oranlarının bu kez uygulanmamasına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bizlere kamu çerçeve protokolündeki zam oranları bile çok görülüyor. Oysa önceki iki sözleşme döneminde bu oranlar hiç tereddüt edilmeden kabul edilmişti. Soruyoruz… Şimdi ne değişti? Ne acıdır ki, bu ülkenin dört bir yanında görev yapan 600 bin kamu işçisi ve Aile Bakanlığı bünyesindeki 30 binin üzerindeki işçi kamu çerçeve protokolüyle hak ettikleri zam oranlarını alırken, bizlere üvey evlat muamelesi reva görülüyor. Toplu sözleşme masasında biz yokmuşuz gibi davranılıyor. Oysa bu sözleşme işletme toplu iş sözleşmesidir ve Türkiye genelinde 1003 vakıf çalışanını ilgilendirmektedir. Biz bu görevi sadece ücret için yapmadık, yapmıyoruz. Ama bu, hakkımız olanı istemeyeceğimiz anlamına gelmez. Bizler, yoksulun umudu, afetzedenin dayanağı, sistemin sessiz kahramanlarıyız. Bugün, hak ettiğimiz ücretleri alamadığımız için greve gidiyoruz. Çünkü bizler; geçinemiyoruz, değer görmüyoruz, yok sayılıyoruz. Ve buradan sesleniyoruz: Bizi yok sayan hiçbir sözleşme ve protokol geçerli değildir. Bizi hesaba katmayan hiçbir yönetim bu veballe ayakta duramaz! Bu grev bir çığlıktır. Bu grev bir hatırlatmadır. Biz varız! Biz güçlüyüz! Biz biriz! Biz Koop-İş Sendikası çatısı altında örgütlü, bilinçli ve kararlıyız. Emeğimizin hakkını alıncaya dek, bir adım geri atmak yok! Zafer, direnen emekçinin olacak!”