HABER49- Havaların soğumasıyla birlikte beslenme alışkanlıklarında yaşanan değişimler, kış aylarında sağlığın korunmasını yeniden gündeme getirdi.
Muş’ta görev yapan uzman diyetisyen Veysel Büyüközer, Haber49’a yaptığı açıklamada, kış mevsiminde doğru beslenmenin önemine değinerek vatandaşlara önerilerde bulundu.
Beslenme ilkelerinin mevsime göre değişmediğini belirten Büyüközer, mevsim geçişlerinde günlük alışkanlıklara bağlı olarak bazı değişikliklerin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
KIŞ AYLARINDA DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLERE DİKKAT
Kış aylarında bağışıklık sisteminin korunması için yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Büyüközer, “Kışın havaların soğumasıyla birlikte bağışıklık sistemi zayıflayabilir. Bunun önüne geçmek için öncelikle düşük kalorili ve protein içeriği düşük diyetlerden uzak durmamız gerekiyor. Protein, karbonhidrat ve yağ tüketimini ihmal etmemeliyiz. Doğru bir öğün ve porsiyon planlaması yapmadan kalori kısıtlamasına gitmek de doğru değildir” dedi.
Su tüketiminin yalnızca yaz aylarında önemli olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Büyüközer, “Su ihtiyacının yazın arttığı, kışın ise azaldığı düşüncesi doğru değildir. Vücudun su ihtiyacı genel olarak sabittir. Sıcak havalarda terlemeye bağlı olarak su ihtiyacı bir miktar artabilir. Kışın terleme azaldığı için su tüketimi de düşebilir. Ancak günlük su tüketiminin ihmal edilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
BAĞIRSAK SAĞLIĞI VE DENGELİ BESLENME ÖN PLANDA
Bağırsak sağlığının bağışıklık sistemi açısından önemli olduğunu vurgulayan Büyüközer, “Bağırsak sağlığımızı koruduğumuz takdirde, yani bağırsak mikrobiyotasını desteklediğimizde, bağışıklık sistemimizin de güçlü kalmasına katkı sağlayabiliriz. Kış aylarında prebiyotik ve probiyotik içeren besinlerin tüketimi önemlidir. Özellikle turşu gibi fermente ürünlere beslenme düzeninde mutlaka yer verilmelidir” diye konuştu.
Büyüközer, “Et, kaliteli bir protein kaynağıdır ve bağışıklık sistemini destekleyen besin ögelerini içerir. Bu nedenle öğünlerde et ve diğer kaliteli protein kaynaklarına yer verilebilir. Kış sebzeleri, yeşil sebzeler ve yeşil yapraklı bitkiler de beslenme düzeninde mutlaka bulunmalıdır. Bunun yanında kaliteli uykuya dikkat edilmeli ve paketli gıdaların aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır” dedi.
TAKVİYELER HEKİM KONTROLÜNDE KULLANILMALI
Vitamin ve mineral takviyelerinin bilinçsiz kullanılmaması gerektiğini belirten Büyüközer, “Vitamin ve mineral takviyeleri, yapılan tahlillerin sonuçlarına göre ve bir hekime danışıldıktan sonra değerlendirilmelidir. Özellikle D vitamini düzeyi düşük olan kişilerde bağışıklık sistemi olumsuz etkilenebilir. Ferritin ve demir değerleri düşük olan kişilerin de bağışıklık fonksiyonları etkilenebilir. Bu nedenle gerekli kan tahlillerinin yaptırılmasında fayda var” ifadelerini kullandı.
Takviye ürünlerin dengeli beslenmenin yerini tutamayacağını vurgulayan Büyüközer, şöyle devam etti:
“Takviyeler kullanılabilir ancak bağışıklığı tek başına güçlendiren özel bir bitkisel takviye yoktur. Bu ürünler yalnızca destekleyici olabilir. Besinlerin yerine geçecek şekilde tüketilmemelidir. Özellikle soğuk aylarda zayıflama çaylarının kullanımından ve düşük kalorili diyetlerden uzak durulmalıdır.”
HAREKET AZALDIKÇA KİLO KONTROLÜ ÖNEM KAZANIYOR
Kış aylarında fiziksel hareketliliğin azalmasının kilo kontrolünü etkileyebileceğine dikkat çeken Büyüközer, “Ana öğünler, daha önce belirlenen beslenme düzenine uygun şekilde sürdürülmelidir. Kış aylarında fiziksel hareketlilik azalabildiği için yüksek kalorili beslenme kilo alımına neden olabilir. Bu nedenle günlük enerji ihtiyacına uygun bir beslenme programı uygulanmasına dikkat edilmelidir” dedi.





