HABER49-Okulların açılmasıyla birlikte özellikle kreş, anaokulu ve ilkokula ilk kez başlayan çocuklar için yeni bir dönem başladı. Çocukların okul hayatına ve yeni düzene daha kolay adapte olabilmesi için velilere önemli görevler düşerken, Uzman Klinik Psikolog Merve Nur Güngör, www.haber49.net’e konuştu.

Whatsapp Image 2026 09 11 At 14.58.01 (11)

Uzman Klinik Psikolog Merve Nur Güngör, okula yeni başlayan çocukların uyum sürecinde velilerin dikkat etmesi gereken konulara değinerek, çocukların bireyselliğine saygı gösterilmesi, uyku ve günlük yaşam rutinlerinin okul başlamadan oluşturulması, okul hakkında çocuklara doğru bilgilerin verilmesi ve ders çalışma sürecinin bir zorunluluk yerine keyifli bir alışkanlığa dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

AYRILIK KAYGISINA DİKKAT!

Özellikle ilk kez okula başlayan çocuklarda yaşanabilecek ayrılık kaygısına dikkat çeken Güngör, velilerin çocuklarla iletişim kurarken kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğine vurgu yaptı.

Çocukların ilgi ve yeteneklerinin desteklenmesi, öğretmenlerle sağlıklı iletişim kurulması ve disiplinin sevgi ve saygı çerçevesinde sağlanmasının önemine de değinen Güngör, velilere çocukların okul sürecine sağlıklı bir şekilde hazırlanması konusunda çeşitli uyarılarda bulundu.

Whatsapp Image 2026 09 11 At 14.58.01 (9)

“ÇOCUĞUN BİREYSELLİĞİNE SAYGI GÖSTERİLMELİ”

Özellikle kreş, anaokulu ve ilkokula ilk kez başlayacak çocukların velilerinin yaptığı hatalara dikkat çeken Güngör, ebeveynlerin çocuklarını öğretmene teslim ederken kendi duygularını çocuğun duygusuymuş gibi ifade etmemesi gerektiğini söyledi.

Güngör, “Çocuğu öğretmene teslim ederken ‘Bugün kahvaltımızı yaptık, mutlu uyandık’ ya da ‘Biraz kaygılıyız’ gibi ifadeler kullanılıyor. ‘Biz’ terimini kullandığımızda çocuğun bireyselliğini algılamasını zorlaştırabiliyoruz. Bunun yerine ‘Ali bugün kaygılı’, ‘Ayşe bugün mutlu’ veya ‘Şöyle hissediyor’ gibi ifadeler kullanılması gerekiyor. Çocuğun ve ebeveynin iki farklı birey olduğunu tanımlamak, ayrılık kaygısını ve okul başlangıcındaki sıkıntıları en aza indirmeye yardımcı olur” dedi.

“OKUL RUTİNİ OKUL BAŞLAMADAN OLUŞTURULMALI”

Uzun tatil döneminin ardından çocukların uyku ve günlük yaşam düzenlerinin değiştiğine dikkat çeken Güngör, okul başlamadan önce rutin oluşturulması gerektiğini belirtti.

Çocukların yaklaşık üç aylık tatil döneminde daha özgür bir yaşam düzenine alıştığını ifade eden Güngör, “Çocuklarımız tatil döneminde uyku düzenlerinin sarkması, evde daha özgür ve serbest bir ortamda bulunmaları nedeniyle belli bir saatte kalkma, yemek yeme ve kuralların olduğu okul düzenine geçmekte zorluk yaşayabiliyor. Bu nedenle velilerimizin okul başlamadan birkaç hafta önce çocuklarının uyku düzenini yeniden oluşturmaları gerekiyor” diye konuştu.

Güngör, çocuklara kitap okuma ve ders çalışma alışkanlığının yalnızca okul başladığında kazandırılmaması gerektiğini belirterek, ailelerin bu alışkanlıkları önceden desteklemesi gerektiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 09 11 At 14.58.01 (5)

“ÇOCUĞA OKULLA İLGİLİ DOĞRU BİLGİ VERİLMELİ”

Okula başlama sürecinde çocuklara gerçeğe aykırı sözler verilmemesi gerektiğini vurgulayan Güngör, “Çocuklarımıza ‘Seni hemen alacağım’ veya ‘Bir saat kalacaksın’ gibi doğru olmayan bilgiler vermemeliyiz. Okulun başlama günü ve saati konusunda çocuklara doğruyu söylemek çok önemli” ifadelerini kullandı.

Güngör, bazı çocukların anne veya babadan ayrılmakta daha fazla zorlanabildiğini belirterek, böyle durumlarda çocuğun okula diğer ebeveyn ya da farklı bir yakını tarafından götürülmesinin süreci kolaylaştırabileceğini dile getirdi.

“VELİLERE DE ÖĞRETMENLERE DE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR”

Okulun çocuk için yalnızca bir zorunluluk olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Güngör, öğretmenlerin yaklaşımının da bu süreçte önemli olduğunu söyledi.

Güngör, “Öğretmenlerimizin ilgi ve şefkat göstermesi, çocukları anlayışla karşılaması çok önemli. Ancak ebeveynlerin de öğretmenler üzerinde sürekli baskı oluşturmaması, çocuğun, okulun ve sınıfın düzenine müdahale etmemesi gerekiyor. Velilere de öğretmenlere de çok iş düşüyor. Okul bir işkence alanı değildir” dedi.

Muşlu çiftçinin ürünleri çevre illerin sofrasında
Muşlu çiftçinin ürünleri çevre illerin sofrasında
İçeriği Görüntüle

Çocuklara okulun yeni şeyler öğrendikleri, meraklarını ve heyecanlarını giderdikleri, kendilerini keşfettikleri bir alan olduğunun anlatılması gerektiğini belirten Güngör, ebeveynlerin bu konuda çocuklarını desteklemesinin önemine dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 09 11 At 14.58.01 (4)

“ÇOCUĞUN YETENEĞİ VE İLGİ ALANI DESTEKLENMELİ”

Çocukların kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güngör, her çocuğun aynı alanda başarılı olmasının beklenmemesi gerektiğini söyledi.

Güngör, “Lütfen kendi çocuğunuzun fıtratına saygı duyun. Çocuğun sporsal bir yeteneği varsa öğretmenleri ve velileri bu alanda onu teşvik etmeli, yeteneklerini geliştirmesi için gerekli olanakları sunmalı. Bunun dışında çocuk sözel veya sayısal hangi alanda kendini mutlu hissediyorsa, sevdiği dersten başlaması daha güzel olacaktır” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARDAN SAATLERCE DERS ÇALIŞMALARI BEKLENMEMELİ”

Özellikle okula yeni başlayan çocukların dikkat sürelerinin sınırlı olduğuna dikkat çeken Güngör, çocukların uzun süre masa başında tutulmasının ders çalışmayı olumsuz bir deneyime dönüştürebileceğini söyledi.

Güngör, “Okula yeni başlayan çocukların odağı genellikle 5 ile 15 dakika arasındadır. Çocuktan saatlerce masaya çakılı kalmasını ve ders çalışmasını istememeliyiz. Ders çalışmak yeni şeyler öğrenmektir, keyifli bir alandır. Çocuklarla güzel bir ortamda, masa ve sandalye düzeninde ders çalışmayı kolaylaştırmak gerekiyor” dedi.

Ebeveynlerin kendi kaygı ve streslerini de kontrol etmesi gerektiğini belirten Güngör, çocukların ders çalışma sürecini ebeveynlerinin duygu durumuna göre kodlayabildiğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 09 11 At 14.58.01 (10)

“DİSİPLİN SEVGİ VE SAYGIYLA SAĞLANMALI”

İlkokula başlayan çocukların aileleri için bu dönemin daha zor olabileceğini belirten Güngör, yeni deneyimlere açık olmanın hem çocuklar hem de ebeveynler açısından önemli olduğunu söyledi.

Çocuk yetiştirmenin sabır ve emek gerektirdiğini vurgulayan Güngör, “Çocuklarla iletişiminizi iyi tutun. Şu anda çocuklarımızı çok serbest bıraktık. ‘Üzülmesin, kırılmasın, ben bunu yaşadım, o yaşamasın’ düşüncesiyle çok esnek davranabiliyoruz. Ancak disiplinsiz, tutkusuz bir hayatın başarı sistemi yoktur. Çocuklarımıza kuralı ve düzeni öğretmemiz gerekiyor. Bunu kötülükle ve kötü iletişimle değil, sevgiyle ve saygıyla yapmalıyız” diye konuştu.

Muhabir: NURAN ALTİNTAŞ