Sağlık

Muş'ta acil tıp uzmanından 'sessiz katil' uyarısı!

Muş Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Onur Yaşar, rengi ve kokusu olmadığı için “sessiz katil” olarak adlandırılan karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyardı.

Abone Ol

HABER49- Muş Devlet Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Dr. Onur Yaşar, rengi ve kokusu olmadığı için “sessiz katil” olarak adlandırılan karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyardı.

Kış mevsimiyle birlikte soba, doğal gaz, tandır ocakları ve ekmek fırınlarının kullanımının arttığını belirten Dr. Yaşar, kar nedeniyle egzozu kapanan araçların da karbonmonoksit zehirlenmesi açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.
Karbonmonoksit gazının fark edilmesinin zor olduğunu vurgulayan Yaşar, zehirlenme belirtileri, korunma yolları ve acil durumlarda yapılması gerekenleri www.haber49.net okurlarıyla paylaştı.

“KARBONMONOKSİT, KİŞİYİ FARK ETTİRMEDEN BOĞAR”

Karbonmonoksitin neden “sessiz katil” olarak adlandırıldığını anlatan Dr. Yaşar, şu ifadeleri kullandı:
“Karbonmonoksit renksiz, kokusuz, tatsız ve rahatsız edici olmayan bir gazdır. Vücuda alındıktan sonra atılması neredeyse imkânsızdır. Dokuları oksijensiz bırakır. Kişi nefes almaya devam eder ancak aslında boğuluyordur.”

İLK BELİRTİLER HAYATİ TEHLİKENİN HABERCİSİ OLABİLİR

Zehirlenmenin belirtilerine de değinen Dr. Yaşar, şunları söyledi:
“Hiçbir belirti olmadan da görülebilir. En sık bulgular; bulantı, kusma, baş dönmesi, baş ağrısı ve bayılmadır. Kandaki karbonmonoksit seviyesi yüzde 40’ın üzerine çıktığında ölümcül olabilir. Kapalı bir ortamda dakikalar içinde hayati risk oluşabilir.”

ŞÜPHELİ DURUMDA İLK YAPILMASI GEREKENLER

Karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesinde yapılması gerekenleri sıralayan Dr. Yaşar, “Hastalar derhal açık alana çıkarılmalı ve ortam havalandırılmalıdır. Az efor sarf ettirilerek en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Hastaneye ulaşmak mümkün değilse hasta açık alanda hareketsiz tutulmalıdır. Pencere ve kapıların açılması ilk etapta hayati öneme sahiptir. Gaz kaynağı kapatılmalı, hastaya kesinlikle yiyecek veya içecek verilmemelidir" dedi.

RİSK GRUPLARI DAHA FAZLA ETKİLENİYOR

Çocuklar, yaşlılar, gebeler ve kronik hastaların daha büyük risk altında olduğunu belirten Dr. Yaşar, “Bu gruplarda dolaşım sistemi üzerindeki yük daha fazla olduğu için karbonmonoksitten etkilenme oranı da daha yüksektir" diye konuştu.

KALICI SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇABİLİR

Dr. Yaşar, zehirlenmenin uzun vadeli etkilerine de dikkat çekerek, “Karbonmonoksit zehirlenmesi sonrasında nöropsikiyatrik sorunlar, kişilik değişiklikleri ve kalıcı felç durumları görülebilir" uyarısında bulundu.

HER BAŞ AĞRISI KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMESİ Mİ?

Her baş ağrısı ve mide bulantısının karbonmonoksit zehirlenmesi anlamına gelmediğini döyleyen Yaşar, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu ayrım ancak hastanede yapılabilir. Ancak kapalı alanlarda bacasız soba, tandır, mangal, nargile kullanımı ya da motorlu araçların çalıştırılması durumunda karbonmonoksit zehirlenmesi mutlaka düşünülmelidir. Havalandırma ve baca sistemleri kurallara uygun olmalı, düzenli bakımları yapılmalıdır.”

Dr. Yaşar, “Zehirlenme şüphesi olan kişiler vakit kaybetmeden açık alana çıkarılmalı, ortam havalandırılmalı ve efor sarf ettirilmeden en kısa sürede sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır" dedi.