HABER49- Muş’un Gümüşali köyünde çoban bulamadıkları için hayvancılıktan vazgeçmeyen köy muhtarı Abdulrakip Gülmez ve eşi, 2 bin 55 rakımlı yaylada tek hane olarak bin bir emekle üretim mücadelesi veriyor.
Muş Merkeze 35 kilometre uzaklıktaki 14 bin dönümlük Gümüşali Köyü Yaylası, eskiden yüzlerce küçükbaş hayvanın sesleriyle şenlenirken, bugün göç kültürünün son temsilcilerine ev sahipliği yapıyor. Birkaç yıl öncesine kadar 70 hanenin çıktığı yaylada, zamanla bu geleneğin terk edilmesi üzerine köy muhtarı Abdulrakip Gülmez eşiyle birlikte yalnız başına kalmayı göze aldı.
"ATALARIMIZDAN MİRAS KALAN TOPRAKLARA SAHİP ÇIKIYORUZ"
Dedelerinden yaklaşık 80 yıl önce kalan ve çevrede ayakta kalmayı başaran tek taş evde konaklayan Gülmez ailesi, mesaiye gün doğmadan başlıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla ağıla giren çift, gün batımına kadar 200 küçükbaş hayvanın bakımını, otlatımını ve sağımını gerçekleştiriyor.
Geleneksel yayla kültürünü ve hayvancılığı yaşatmak için kararlılıkla çalıştıklarını belirten Muhtar Abdulrakip Gülmez, "Bugün neredeyse yaylaya çıkan kimse kalmadı. Eskiden köyümüzde 6 bin olan küçükbaş hayvan sayısı 1.500’e kadar geriledi. Ancak biz dedelerimizden ve babalarımızdan kalan bu topraklara sahip çıkmak, hayvancılığı yaşatmak için her yıl ailemizle birlikte buraya geliyoruz. Yaklaşık 14 bin dönümlük bu devasa yaylada artık sadece bizim hayvanlarımız otluyor. Üretmeyi çok sevdiğimiz için beş ay boyunca burada kalıp kışlık ihtiyaçlarımızı hazırlıyoruz" dedi.
"ÇOBAN BULAMIYORUZ, EŞİMLE OMUZ OMUZA VERİYORUZ"
Sektörün en büyük sıkıntısının çoban eksikliği ve maliyetler olduğuna dikkat çeken Gülmez, devlet desteklerinin önemine vurgu yaparak çağrıda bulundu. Arıcılık da yaptığını belirten Gülmez, "Kuzu, oğlak ve büyükbaş destekleri bizim için çok kıymetli. Ancak çobanlara yönelik teşviklerin de artırılması gerekiyor. Yetişmiş çobanlar sektörde kalmazsa bu işi sürdürmek giderek zorlaşacak" diye konuştu.
Günlük rutinlerini anlatan Gülmez, sürüyü bizzat yönettiğini, işlerinin yoğun olduğu ya da bulunamadığı anlarda ise eşi Leymun Gülmez'in tüm sorumluluğu üstlendiğini söyleyerek şöyle konuştu: "Günde iki kez sağım yapıyoruz. Elde ettiğimiz doğal sütleri peynire dönüştürerek tüketicilerle buluşturuyoruz. Ben olmadığım zamanlarda eşim çobanlık yapıyor, koyunları sağıyor. Ailece omuz omuza vererek bu mirası yaşatmaya devam ediyoruz."