HABER49-Muş merkeze bağlı Mescidli köyünde, yaklaşık 120 bin metrekarelik alanı kaplayan ve Urartu'nun erken dönemine tarihlendirilen devasa bir kale tespit edildi. Keşfin, Urartu tarihi açısından önemli ipuçları sunabileceği değerlendiriliyor.
Muş'ta gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, Urartu uygarlığının erken dönemine ait olduğu değerlendirilen devasa bir kale yapısı tespit edildi. Merkeze bağlı Mescidli köyü sınırlarında belirlenen yaklaşık 120 bin metrekarelik kale, büyüklüğüyle dikkat çekerken, ilin bugüne kadar bilinen en geniş kale yerleşimi olarak değerlendiriliyor.
Keşif, arkeolog Melik Mirbey Ömeroğlu'nun uydu görüntüleri üzerinde yaptığı incelemelerle başladı. Doğal arazi yapısıyla uyuşmayan izlerin sahada incelenmesi sonucunda, yaklaşık 1,4 kilometre uzunluğunda surlarla çevrili büyük bir kale yerleşimi ortaya çıkarıldı. Yapının mimarisinde kullanılan kiklopik ve poligonal taş işçiliğinin Erken Demir Çağı kaleleriyle benzer özellikler taşıdığı belirtildi.
1,4 KİLOMETRELİK SURLARLA ÇEVRİLİ DEV KALE
Ömeroğlu, kalenin korunması amacıyla Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna tescil başvurusunda bulunduklarını belirterek, keşfin bilimsel gözlem ve arazi çalışmaları sonucunda gerçekleştiğini ifade etti. İlk etapta uydu verilerinde dikkat çeken yapısal farklılıkların sahada doğrulandığını aktaran Ömeroğlu, bunların doğal oluşum değil, büyük bir savunma sistemine ait sur kalıntıları olduğunun belirlendiğini söyledi.
Yaklaşık 17 futbol sahası büyüklüğündeki kalenin surlarının iç bölümde 2 metreye, dış cephede ise 4 metreye kadar ulaştığı kaydedildi. Kuzey bölümünde yapı kalıntılarının izlerine rastlanırken, güney kesiminde ise yaklaşık 25 metre çapında dairesel bir yapının bulunduğu ve bunun geçmişte su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor.
KALENİN TAŞ İŞÇİLİĞİ ERKEN DEMİR ÇAĞI'NA İŞARET EDİYOR
Kale çevresindeki surlarda kiklopik düzende poligonal taş işçiliğinin kullanıldığı belirlendi. Söz konusu mimari özelliklerin, Van çevresinde bulunan Aşağı Anzaf ve Zivistan kaleleri gibi Erken Demir Çağı yapılarıyla benzerlik gösterdiği ifade edildi.
Kalenin kuzey bölümünde çeşitli yapı kalıntılarına ait izler görülürken, güney kesimindeki dairesel yapı ise dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı. Yaklaşık 25 metre yarıçapındaki çukurun, kalenin su ihtiyacının karşılanmasına yönelik bir yapı olabileceği değerlendiriliyor.
URARTU'NUN BATIYA YAYILMA GÜZERGÂHINDA
Araştırmacılara göre keşfedilen kale yalnızca Muş'un değil, Urartu coğrafyasının da büyük ölçekli savunma yapılarından biri olma özelliğini taşıyor. Tarihi Urartu yolunun geçtiği güzergâhta yer alan yapının, Urartu Krallığı'nın batıya doğru genişleme sürecine ışık tutabileceği belirtiliyor.
Kalenin geniş yayılım alanının yanı sıra stratejik konumu da keşfi önemli hale getiriyor. Bölgenin, Urartu Krallığı'nın batıya ilerleyişinde kullanılan güzergâhlardan biri üzerinde bulunması, yapının geçmişteki askeri ve idari rolüne ilişkin yeni araştırmaların yapılmasına zemin hazırlıyor.
ARZAŞKUN ARAŞTIRMALARINA YENİ VERİ SAĞLAYABİLİR
Ömeroğlu, kalenin konumunun Urartu'nun erken dönem başkentlerinden biri olduğu düşünülen Arzaşkun'un yerinin belirlenmesine yönelik çalışmalara da katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Arzaşkun'un konumuyla ilgili akademik tartışmaların sürdüğünü belirten Ömeroğlu, tespit edilen kalenin mimari özellikleri ve stratejik konumunun bu görüşlere yeni veriler sunabileceğini kaydetti. Ancak kalenin Arzaşkun olduğuna ilişkin herhangi bir kesinlik bulunmadığı, bu ihtimalin ancak yapılacak bilimsel araştırmalar ve arkeolojik çalışmalar sonucunda değerlendirilebileceği vurgulandı.
KALENİN TESCİLİ İÇİN BAŞVURU YAPILDI
Kalenin tarihi ve kültürel değerinin korunması amacıyla Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvuruda bulunulduğu bildirildi. Tescil sürecinin ardından bölgede yapılacak bilimsel çalışmaların, kalenin tarihi, kullanım amacı ve Urartu dönemindeki konumuna ilişkin daha kapsamlı bilgiler ortaya koyması bekleniyor.





